Tatilde bozulan uyku okulda alarm veriyor
Uzmanlara göre tatilde artan ekran süresi ve düzensiz yaşam temposu, çocukların uyku kalitesini ciddi biçimde etkiliyor bu durum okula dönüşte uyum sorunlarıyla birlikte davranışsal ve bilişsel aksaklıklara yol açabiliyor.
2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci döneminin sona ermesiyle birlikte tatil sürecine giren çocuklarda en sık karşılaşılan sorunlardan biri uyku düzeninin bozulması oldu. Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Mehmet Tolga Köle, AA muhabirine yaptığı değerlendirmelerde, tatilin çocuklar için eğlenceli, aileler için ise nispeten rahatlatıcı bir dönem olmasına rağmen uyku alışkanlıkları açısından riskler barındırdığını vurguladı.
Köle, okul döneminde çocukların yaşamını belirli bir ritme sokan “sosyal zamanlayıcılar” bulunduğunu belirterek, “Sabah okula ve servise yetişme zorunluluğu, çocukların biyolojik saatini düzenleyen temel unsurlardan biridir.” dedi. Tatille birlikte bu zamanlayıcıların ortadan kalktığını aktaran Köle, çocukların daha geç saatlerde yatmaya ve geç uyanmaya başladığını, bunun da kısa sürede uyku döngüsünü bozduğunu ifade etti.
Tatil döneminde ekran kullanımının belirgin şekilde arttığına dikkati çeken Köle, bu durumun uykuya geçişi doğrudan etkilediğini söyledi. Köle, “Çocuklarımızın evde kaldığı süre içinde televizyon, telefon, tablet maruziyeti artıyor. Buna bağlı olarak mavi ışık etkilenmesi ve buna bağlı olarak da melatonin yani bizim uykumuzu düzenleyen hormonlarda baskılama oluyor. Bu durum uykuya geçişi, uyku düzenimizi ve kalitemizi etkiliyor.” ifadelerini kullandı.
Fiziksel aktivitedeki azalmanın da uyku problemlerini derinleştirdiğini belirten Köle, okul döneminde arkadaşlarıyla daha hareketli olan çocukların tatilde uzun saatler ekran karşısında kaldığını, bunun da yeterli fiziksel yorgunluk oluşmasını engellediğini anlattı. Köle’ye göre gün içinde yeterince hareket etmeyen çocuklarda uykuya dalma süresi uzuyor ve gece uykusu daha sık bölünüyor.
Uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte beslenme alışkanlıklarının da olumsuz etkilendiğini dile getiren Köle, geç saatlerde tüketilen ağır yiyecekler, atıştırmalıklar ve yüksek karbonhidratlı besinlerin uyku kalitesini düşürdüğünü vurguladı. Tatilde uyku saatlerinin tamamen serbest bırakılmaması gerektiğini ifade eden Köle, “Çocuklarımıza okul tatiliyle beraber bir nebze de olsun esneklik göstereceğiz ama önerilen uyku zamanlarından en fazla 60-90 dakika gibi bir esneme yapılabilir.” dedi.
Ekran maruziyetinin uyumadan en az bir saat önce kesilmesi gerektiğini hatırlatan Köle, “Uykuya geçişi kolaylaştırmak için özellikle loş ışıkta aile içi sohbet, kitap okuma ya da düşük sesli müzik dinleme gibi farklı etkinliklerle uykuya geçişimizi rahatlatabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Uykunun çocuk gelişimindeki rolüne de değinen Köle, “Uyku, beyin gelişimi, bellek gelişiminde, hafıza güçlendirmede, dikkat dağınıklığı ya da odaklanmada, psikolojik olarak duygularımızı kontrol etmekte, çocuklarda salgılanan hormonlar sayesinde büyüme ve metabolik fonksiyonların düzenlenmesinde, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili.” uyarısında bulundu.
Okula dönüşün kademeli planlanması gerektiğini belirten Köle, okul başlamadan 4-5 gün önce her gün 15-20 dakikalık erken yatma alışkanlığıyla eski düzene dönülebileceğini söyledi. 6-12 yaş arası çocukların günde 9-12 saat, 13-18 yaş grubunun ise 8-10 saat uyumasının önerildiğini aktaran Köle, “Bozulan uyku düzeni okula uyumu geciktirmektedir.” dedi.
Uyku bozukluğunun erken dönemlerinde davranışsal ve bilişsel fonksiyonlarda bozulmalar görüldüğünü ifade eden Köle, uzun vadede büyüme geriliği, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve huzursuzluk gibi sorunların ortaya çıkabileceğini belirtti. Uykuya geçişte zorlanma, horlama, nefes kesilmesi ya da uykunun sık bölünmesi durumunda ailelerin mutlaka hekime başvurması gerektiğini vurguladı.
Bakmadan Geçme