Sosyal medyadaki 'mükemmel tatil' yarışı dinlenmeyi gölgede bırakıyor
Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sosyal medyada paylaşılan kusursuz tatil görüntülerinin kişileri kıyaslamaya sürükleyebildiğini belirterek, dinlenmek için çıkılan tatilin zamanla bir 'performans yarışına' dönüşebildiğine dikkat çekti.
Haberin Özeti
- • Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sosyal medyadaki kusursuz tatil paylaşımlarının kişileri gerçek dışı kıyaslamalara sürükleyerek tatil doyumunu azalttığını belirtti.
- • Çevirir, dinlenmek amacıyla çıkılan tatillerin sosyal medya için içerik üretme çabasıyla "performans yarışına" dönüştüğünü ve amacından saptığını vurguladı.
- • Tatilde sürekli paylaşılabilir an arayışının, kişilerin anı yaşamaktan uzaklaşmasına ve deneyimi üretme çabasına yönelerek dinlenmeyi engellediği ifade edildi.
Yaz aylarında tatil paylaşımlarının sosyal medyada yoğunlaşması, kişilerin kendi tatillerini başkalarının deneyimleriyle karşılaştırmasını da beraberinde getiriyor. Gidilen yerden konaklanan otele, yenilen yemekten paylaşılan fotoğrafa kadar pek çok ayrıntının kıyaslama konusu haline gelmesi, tatilden alınan keyfi olumsuz etkileyebiliyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sosyal medyada görülen hayatların çoğunlukla gerçeğin tamamını değil, insanların göstermek istedikleri en iyi anları yansıttığını söyledi.
Sosyal medyada iki taraf eşit koşullarda değil
İnsanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırmasının doğal bir davranış olduğunu ifade eden Çevirir, kişinin toplumdaki, iş hayatındaki veya akademik yaşamdaki konumunu anlamlandırırken başkalarını referans alabileceğini belirtti.
Sosyal medyada ise bu karşılaştırmanın farklı bir boyuta taşındığını kaydeden Çevirir, kullanıcıların genellikle üzgün, yorgun veya keyifsiz anları yerine kendilerini en iyi şekilde gösteren görüntüleri paylaşmayı tercih ettiğine dikkat çekti.
Bu nedenle kişinin kendi günlük gerçekliğini, başka birinin özenle seçilmiş en iyi anlarıyla karşılaştırabildiğini belirten Çevirir, sosyal medyada aile hayatından romantik ilişkilere ve tatillere kadar birçok konunun idealize edilmiş haliyle sunulabildiğini ifade etti.
Sosyal medyada kusursuz görünen bir tatilin arka planında yorgunluk, trafik, kötü hava koşulları, planların aksaması, maddi kaygılar veya tartışmalar gibi birçok durumun yaşanabileceğini belirten Çevirir, bunların çoğunlukla paylaşımlara yansımadığını söyledi.
Çevirir, “Tamamen gerçek dışı, çarpıtılmış veya abartılmış bir durumla kendi gerçekliğimizi kıyaslar hale geliyoruz” diyerek bu karşılaştırmanın kişinin kendi tatilinden aldığı doyumu azaltabileceğine dikkat çekti.
Tatil “story” üretme yarışına dönüşebiliyor
Tatilin temel amacının günlük hayatın stresinden ve yoğun temposundan uzaklaşarak dinlenmek olduğunu hatırlatan Çevirir, sosyal medya için içerik üretme çabasının bu amacı değiştirebildiğini ifade etti.
Tatilde sürekli daha güzel fotoğraf, daha etkileyici görüntü veya paylaşılmaya değer bir an yakalama düşüncesinin kişiyi yeni bir koşuşturmanın içine sokabildiğini belirten Çevirir, “Olay tatil yapmaktan ziyade bir performans yarışı haline geliyor. Tatil amacından tamamen sapmaya başlıyor” dedi.
Deneyimi yaşamak yerine görüntüsünü üretmek öne çıkıyor
Sürekli paylaşılabilir an arayışının kişinin bulunduğu anı yaşamasını da zorlaştırabileceğine dikkat çeken Çevirir, tatilde daha fazla yere gitme, daha fazla aktivite yapma ve daha çok içerik üretme isteğinin dinlenmenin önüne geçebildiğini söyledi.
Çevirir, “Aslında yaptığımız deneyimi bile deneyimleyemiyoruz. Yani o eylemi yaşantılayamıyoruz” ifadeleriyle sosyal medya odaklı tatil anlayışının oluşturabileceği duruma dikkat çekti.
Sosyal medyadaki karşılaştırmanın yalnızca psikolojik etkiler oluşturmadığını belirten Çevirir, başkalarının tatil standartlarına ulaşma isteğinin ekonomik açıdan da kişileri zorlayabileceğini ifade etti.
Sosyal medyada görülen tatilleri kendisine ölçüt alan bazı kişilerin daha pahalı oteller, restoranlar veya aktiviteler için bütçesinin dışına çıkabileceğini kaydeden Çevirir, bunun kişinin kendi imkanlarını yetersiz görmesine de neden olabileceğini söyledi.
Sürekli olarak başkalarının yaşamıyla kıyaslama yapmanın kişinin kendisini yeterli ve değerli hissetme biçimini etkileyebildiğini ifade eden Çevirir, özellikle bu konularda hassasiyeti bulunan kişilerin sosyal medya paylaşımlarından daha fazla etkilenebileceğini dile getirdi.
Başkalarının sahip olduklarını sürekli görmenin “Ben neden buna sahip değilim?” düşüncesini beraberinde getirebildiğini belirten Çevirir, bunun üzüntü, kaygı ve yetersizlik duygularını besleyebileceğine dikkat çekti.
Kusursuz tatil beklentisi hayal kırıklığı getirebilir
Tatile çıkmadan önce oluşturulan beklentilerin tatilden alınan doyum üzerinde etkili olduğunu belirten Çevirir, sosyal medyada karşılaşılan kusursuz görüntülerin gerçekçi olmayan bir “ideal tatil” algısı oluşturabileceğini söyledi.
“Yemek çok güzel olacak, hava çok güzel olacak, tartışma olmayacak, yorulma olmayacak. Böyle bir şey mümkün değil” diyen Çevirir, tatilde de günlük hayatta olduğu gibi aksaklıkların ve beklenmedik durumların yaşanabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tatil döneminde sürekli daha iyisini yapma ve gösterme baskısından uzaklaşılması gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, tatilin asıl amacının hatırlanmasının önemine dikkat çekti.
Çevirir, “Tatil dediğimiz şeyin ne olduğunu unutmamakta fayda var. Tatil dinlenmektir. Daha fazla deneyim tabii ki çok güzel ama bir şeyleri daha fazla deneyimlemek yerine belki biraz daha sadeleşmekte fayda olacak. Böylece o tatilden sonuna kadar yarar görebiliriz” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme