Sonbaharda enfeksiyonlardan korunmak için bu 7 öneriye dikkat edin
Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, sonbahar ve kış aylarında bağışıklık sistemini desteklemek için beslenme, uyku, egzersiz ve aşıların önemine ilişkin uyarılarda bulundu.
Havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında hastalıklardan korunmak isteyen birçok kişi vitamin takviyelerine yönelirken, hekimler bağışıklık sisteminin tek bir besin ya da takviyeyle güçlendirilemeyeceğini belirtiyor.
Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında günlük yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Öztürk, “Sonbahar ve kış aylarında bağışıklık sistemini güçlü tutmak, tek bir mucizevi besine veya takviyeye değil, bilimsel olarak kanıtlanmış bütünsel yaşam tarzı değişikliklerine dayanır. Vitamin ve mineral takviyelerini gelişigüzel kullanmak fayda yerine uzun dönemde çok ciddi zararlara yol açabilir” dedi.
Öztürk, enfeksiyon riskini azaltmak ve bağışıklık sisteminin normal işleyişini desteklemek için dikkat edilmesi gereken yedi alışkanlığı anlattı.
Bağırsak sağlığı ve vitamin dengesi önemli
1. Probiyotik ve prebiyotik besinlere yer verin
Bağırsaklarda yaşayan yararlı mikroorganizmalar, bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde görev alıyor. Bu nedenle bağırsak mikrobiyotasını destekleyen besinlerin düzenli tüketilmesi öneriliyor.
Prof. Dr. Öztürk, yoğurt, kefir ve fermente gıdaların probiyotik; soğan, sarımsak, pırasa ve muz gibi besinlerin ise prebiyotik içerikleriyle bağırsak sağlığına katkıda bulunabileceğini belirtti.
Bu besinlerin tüketiminde kişinin sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini ifade eden Öztürk, özel risk grubunda bulunanların beslenme değişiklikleri öncesinde hekimlerine danışmasını önerdi.
2. Vitamin ve mineral eksikliklerini kontrol ettirin
D vitamini, C vitamini, çinko, demir ve B grubu vitaminler bağışıklık sisteminin normal işleyişinde çeşitli görevler üstleniyor. Ancak bu durum, herkesin vitamin veya mineral takviyesi kullanması gerektiği anlamına gelmiyor.
Prof. Dr. Öztürk, özellikle yüksek dozda ve kontrolsüz kullanılan takviyelerin sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayarak eksikliklerin hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Yumurta, balık, baklagiller, kuruyemişler, sebze ve meyvelerin bulunduğu dengeli bir beslenme düzeninin, vücudun ihtiyaç duyduğu birçok besin öğesinin karşılanmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
3. Uyku düzeninizi koruyun
Yetersiz uyku, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı verdiği yanıtı olumsuz etkileyebiliyor. Uyku süresinin yanı sıra uyku kalitesi ve düzeni de sağlık açısından önem taşıyor.
Prof. Dr. Öztürk, yetişkinlerin genel olarak gecede 7-9 saat uyumayı hedeflemesi gerektiğini belirtti. Düzenli uyku saatlerinin korunması ve gece boyunca yeterli dinlenmenin sağlanması, bağışıklık sisteminin normal çalışmasını destekleyen alışkanlıklar arasında bulunuyor.
Hareket, su tüketimi ve güneş ışığı ihmal edilmemeli
4. Haftada en az 150 dakika hareket edin
Düzenli fiziksel aktivite, kalp ve damar sağlığının yanı sıra bağışıklık sisteminin işleyişine de katkı sağlıyor.
Prof. Dr. Öztürk, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını önerdi. Haftanın beş günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş, bu hedefe ulaşmak için uygulanabilecek yöntemlerden biri.
Egzersizin kişinin yaşına, mevcut hastalıklarına ve fiziksel kapasitesine uygun şekilde planlanması gerekiyor.
5. Soğuk havalarda da yeterli su tüketin
Sonbahar ve kış aylarında susama hissinin azalması, günlük su tüketiminin ihmal edilmesine neden olabiliyor. Oysa vücudun sıvı ihtiyacı yalnızca sıcak havalarda ortaya çıkmıyor.
Prof. Dr. Öztürk, burun ve boğaz mukozasının sağlıklı işlevini sürdürebilmesi için yeterli sıvı alımının gerekli olduğunu belirtti.
Günlük su ihtiyacının yaşa, fiziksel aktiviteye, sağlık durumuna ve çevre koşullarına göre değiştiğini ifade eden Öztürk, gün boyunca düzenli su tüketilmesini önerdi.
6. Gün ışığından yararlanın
Güneş ışığı, vücudun biyolojik saatinin düzenlenmesinde rol oynuyor. Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması ise günlük yaşam ve uyku düzenini etkileyebiliyor.
Prof. Dr. Öztürk, gün ışığından güvenli biçimde yararlanmanın önemine değinerek D vitamini eksikliğinin yalnızca güneşlenmeyle giderilmeye çalışılmaması gerektiğini belirtti.
Öztürk, D vitamini takviyelerinin ihtiyaç durumuna göre hekim kontrolünde kullanılmasını önerdi. Özellikle yüksek dozların gelişigüzel alınmasının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Aşı ve hijyen önlemleri unutulmamalı
7. Grip aşısını ve el hijyenini ihmal etmeyin
Solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada aşılar ve kişisel hijyen önlemleri temel koruyucu uygulamalar arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, özellikle risk grubundaki kişilerin mevsimsel grip aşılarını zamanında yaptırmasının önemini vurguladı.
Öztürk, “Sonbahar ve kış aylarında hızla yayılan enfeksiyonlardan korunmak için, risk grupları başta olmak üzere mevsimsel grip aşılarının zamanında yapılması büyük önem taşıyor. Kalabalık yerlerde maske takılması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması ve ellerin en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkanması gibi hijyen önlemleri de enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Öztürk, bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla kullanılan vitamin ve mineral takviyelerinin, gerekli görülen tetkikler ve hekim önerisi doğrultusunda planlanması gerektiğinin altını çizdi.
Bakmadan Geçme
