Sıcak çarpmasını hafife almayın
Avrupa'da etkisini artıran aşırı sıcaklar sıcak çarpması riskini yeniden gündeme taşırken, ilk belirtiler arasında soğuk ve terli cilt ile aşırı susuzluk hissi yer alıyor.
Haberin Özeti
- • Avrupa'da etkili aşırı sıcaklar, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok'a göre müdahale edilmezse hayati sonuçlar doğurabilen acil bir durumdur.
- • Sıcak çarpmasının ilk evreleri soğuk/terli cilt ve aşırı susuzluktur; ilerleyen durumda bilinç bulanıklığı ve kalp krizi riski artar.
- • Uzmanlar, yaz sebze/meyvelerini önerirken, diyabetli bireylerin karpuz veya kavun tüketimini 200 gramla sınırlamasını vurguluyor.
Avrupa'nın birçok ülkesinde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgası, sıcak çarpmasına bağlı sağlık sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Yüksek sıcaklıkların yalnızca günlük yaşamı değil, insan sağlığını da ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekilirken, sıcak çarpmasının erken belirtilerinin zamanında fark edilmesi hayati önem taşıyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, sıcak çarpmasının kısa sürede gelişebilen acil bir sağlık sorunu olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:
"Sıcak çarpması kısa sürede gelişebilen ve müdahale edilmediğinde hayati sonuçlara yol açabilen acil bir durum. Yüksek sıcaklıklar vücudun ısı dengesini bozarak başlangıçta fark edilmeyen belirtilerin hızla ciddi sağlık sorunlarına dönüşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle sıcak havalarda vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak büyük önem taşıyor."
İlk belirti soğuk ve terli cilt olabiliyor
Sıcak çarpmasının ilk evresinde vücut kendini serinletmeye çalıştığı için yoğun terleme görülüyor. Bu dönemde soğuk ve terli cilt, bitkinlik, aşırı susama, kas krampları, baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma ve idrar renginde koyulaşma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.
Vücut sıcaklığının daha da yükselmesiyle birlikte cilt sıcak, kuru ve kızarık hale gelirken, nabız ve solunum hızlanıyor, tansiyon düşebiliyor ve bilinç bulanıklığı gelişebiliyor.
Dr. Özok, bu belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Damarların genişlemesine bağlı olarak tansiyon düşüyor ve kalp daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Yoğun terlemeyle gelişen sıvı ve tuz kaybı ise sıcak bitkinliğine, ileri vakalarda hayati organlara giden kan akışının azalmasına ve kalp krizi riskinin artmasına yol açabiliyor. Bu belirtiler görüldüğünde kişi vakit kaybetmeden serin bir ortama alınmalı ve tıbbi destek istenmeli."
Yaz aylarında beslenmeye dikkat
Sıcak havalarda beslenme alışkanlıklarının da mevsime göre düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Özok, yaz sebze ve meyvelerinin ön plana çıkarılması gerektiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Mısır, domates, kabak ve taze fasulye gibi yaz sebzeleri ile vişne, ahududu, yaban mersini ve çilek gibi meyveler bu dönemdeki en iyi seçenekler arasında yer alıyor. Karpuz da yaz aylarının en çok tercih edilen meyvelerinden biri ancak kontrollü tüketilmeli. Yaklaşık 200 gram karpuz veya kavunda 13-15 gram karbonhidrat bulunuyor. Bu nedenle özellikle diyabetli bireylerin ara öğünde 200 gramdan fazla karpuz ya da kavun tüketmemesi gerekli. İçecek tercihlerinde ise buzlu kahve ve buzlu çay ölçülü miktarlarda tüketilebilir.”
Sıcak çarpmasının herkeste görülebileceğini ancak bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Dr. Özok, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Özellikle 5 yaş altındaki çocuklar, 65 yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalığı olanlar, hamileler ile aşırı kilolu ya da aşırı zayıf bireylerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerekiyor. Çocuklarda vücut ısısını düzenleyen mekanizmalar henüz tam gelişmediği, ileri yaşlarda ise bu mekanizmaların etkinliği azaldığı için aşırı sıcaklar daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Kronik hastalıklar ve gebelik de vücudun sıcakla baş etmesini zorlaştırabiliyor. Bu dönemde vücudu serin tutmak, sıvı kaybını önlemek ve günlük alışkanlıklarda küçük değişiklikler yapmak önemli. Örneğin düzenli koşu yapanlar egzersizlerini öğle sıcağı yerine akşam saatlerine bırakabilir. Ayrıca gün boyunca yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini korumak da büyük önem taşıyor."
Güneşte bekleyen araçlara dikkat
Sıcak çarpmasından korunmak için özellikle günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Dr. Özok, şu uyarılarda bulundu:
“Özellikle güneşin etkisinin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, mecbur kalındığında ise gölge veya klimalı ortamlar tercih edilmeli. Güneş altında ağır egzersiz ve yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla yeterli miktarda sıvı tüketilmeli. Dışarıda bulunurken açık renkli, hafif ve bol giysiler giyilmeli, şapka kullanılmalı, gözleri ultraviyole ışınlarından koruyan güneş gözlüğü takılmalı ve cildi korumak için güneş koruyucu krem kullanılmalı. Ayrıca alkol ve aşırı kafein tüketiminden kaçınılmalı, güneşte uzun süre beklemiş araçlara binmeden önce araç mutlaka havalandırılmalı.”
Sıcak çarpmasından şüphelenilen bir kişiye ilk müdahalede şu adımlar uygulanmalı:
- Kişiyi vakit kaybetmeden serin ve gölgeli bir ortama alın.
- Bilinç bulanıklığı, bayılma veya yüksek ateş varsa hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın.
- Üzerindeki kalın veya dar giysileri gevşetin ya da çıkarın.
- Vücut ısısını düşürmek için serin su uygulayın, vantilatör kullanın veya ense, koltuk altı ve kasık bölgelerine soğuk kompres yapın.
- Bilinci açıksa küçük yudumlarla su içmesini sağlayın. Bilinci kapalıysa ağızdan hiçbir şey vermeyin.
- Sağlık ekipleri gelene kadar hastayı yalnız bırakmayın; solunumunu ve bilinç durumunu sürekli takip edin.
Bakmadan Geçme
