• Haberler
  • Ekonomi
  • Sanayicinin maliyetini düşürecek yeni model önerildi

Sanayicinin maliyetini düşürecek yeni model önerildi

Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Başkanı Sami Bektaş, sanayicilerin ham madde maliyetlerini azaltmak amacıyla devlet koordinasyonunda toplu tedarik sistemi kurulmasını önererek uygun sektörlerde yüzde 10-15 oranında maliyet avantajı sağlanabileceğini belirtti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • UTEP Başkanı Sami Bektaş, sanayicilerin ham madde maliyetlerini düşürmek amacıyla devlet koordinasyonunda toplu tedarik sistemi kurulmasını önerdi.
  • • Önerilen sistem, yerli üretimi artırırken, ithal ham maddelerin Sanayi ve Teknoloji ile Ticaret Bakanlıkları koordinesinde ortak alımını sağlayacak.
  • • Bu yeni modelle plastik, çelik gibi sektörlerde faaliyet gösteren sanayicilere yüzde 10-15 oranında maliyet avantajı sağlanması hedefleniyor.

Türkiye'de üretim yapan sanayi kuruluşlarının küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir ham madde tedarik modeli gündeme geldi. Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Başkanı Sami Bektaş, sanayicilerin yüksek ham madde maliyetleri nedeniyle uluslararası rakipleri karşısında dezavantaj yaşadığını belirterek yerli üretimin desteklenmesi ve ithal ham maddelerin ortak alım sistemiyle temin edilmesi gerektiğini söyledi.

Sanayi kuruluşlarının üretim maliyetlerinde önemli bir paya sahip olan ham madde giderlerinin azaltılmasının hem iç piyasadaki fiyatlara hem de ihracat performansına olumlu katkı sağlayabileceğini ifade eden Bektaş, bu konuda kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesini önerdi.

Devlet koordinasyonunda ortak tedarik sistemi

UTEP Başkanı Sami Bektaş, ham madde maliyetlerinin düşürülmesi için iki aşamalı bir yol haritası izlenmesi gerektiğini belirtti. İlk aşamada Türkiye'nin yerli ham madde üretim kapasitesinin artırılmasını öneren Bektaş, böylece dışa bağımlılığın azaltılabileceğine dikkat çekti.

Yerli üretimin talebi karşılamakta yetersiz kaldığı sektörlerde ise ithalatın daha planlı ve ekonomik şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, sanayi kuruluşlarının yıllık ham madde ihtiyaçlarının ortak bir sistemde toplanabileceğini ifade etti.

Önerilen modele göre plastik, çelik ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçları belirlenerek toplu satın alma organizasyonları oluşturulabilecek.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda yürütülmesi önerilen sistem sayesinde yüksek miktarlı alımların sağlayacağı fiyat avantajından sanayicilerin yararlanması hedefleniyor.

Bektaş, ortak tedarik kapsamında ithal edilen ham maddelerin firmalara ilave kâr uygulanmadan gerçek ithalat maliyetleri üzerinden sunulabileceğini belirtti.

Maliyetlerde yüzde 10-15 avantaj hedefleniyor

Toplu ham madde alımlarının üreticilere önemli ekonomik fırsatlar sağlayabileceğini dile getiren Bektaş, maliyet avantajının her sektör ve ürün için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle yüksek miktarda ithal ham madde kullanan işletmelerin ortak satın alma gücünden yararlanabileceğini belirten Bektaş, uygun ürün gruplarında yüzde 10-15 seviyesinde maliyet düşüşünün hedeflenebileceğini ifade etti.

Ancak bu oranın kesin bir tasarruf anlamına gelmediğini vurgulayan Bektaş, uygulanabilirliğin ürün ve sektör bazında gerçekleştirilecek fizibilite çalışmalarıyla ortaya konulması gerektiğini kaydetti.

Finansman desteği ham madde olarak verilebilir

Sanayicilerin karşılaştığı önemli sorunlardan birinin işletme sermayesi ihtiyacı olduğunu belirten Bektaş, üretime yönelik desteklerde farklı bir finansman yönteminin değerlendirilebileceğini söyledi.

İşletmelere doğrudan nakit desteği verilmesi yerine üretimde kullanacakları ham maddelerin sağlanabileceğini ifade eden Bektaş, bu yöntemin kaynakların doğrudan üretime aktarılmasına katkı sunabileceğini belirtti.

Bektaş, önerdiği sistemin işleyişine ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Firmalar, sağlanan girdileri mamul ürüne dönüştürerek satabilir veya ihraç edebilir. Bu modelde, firmaların ham madde bedelini belirlenen vadede geri ödemesi öngörülüyor. Böylece destek üretime yönelir ve işletme sermayesi üzerindeki baskı azalır.”

Bu modelle işletmelerin üretim süreçlerini daha düşük finansman baskısıyla sürdürebilmelerinin ve elde edilen gelirle ham madde bedellerini belirlenen vadelerde ödemelerinin amaçlandığı ifade edildi.

İhracatta katma değerli üretim vurgusu

Türkiye'nin ithal ettiği ham maddeleri işleyerek daha yüksek ekonomik değere sahip ürünlere dönüştürmesinin önemine değinen Bektaş, üretim ve ihracat odaklı bir yaklaşımın dış ticaret dengesine katkı sağlayabileceğini söyledi.

İthalatın tamamen ortadan kaldırılmasının her sektörde mümkün olmadığını belirten Bektaş, temel hedefin zorunlu ithalatı daha uygun maliyetlerle gerçekleştirmek ve Türkiye'deki üretim kapasitesini güçlendirmek olduğunu ifade etti.

Bektaş, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“Amacımız zorunlu ithalatı daha düşük maliyetle yönetmek, yerli üretimi güçlendirmek ve ithal ham maddeden daha yüksek katma değerli ürünler üretmektir. Devletin koordinasyon gücü ile sanayicinin üretim tecrübesini buluşturan bu model, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü ve dış ticaret dengesini güçlendirebilir.”

Önerilen toplu tedarik sisteminin hayata geçirilmesi halinde sanayicilerin ham maddeye erişim maliyetlerinin azaltılması, üretim kapasitesinin desteklenmesi ve ihracatta rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme