Çocuğunuz horluyor ve ağzı açık uyuyorsa dikkat! Nedeni geniz eti olabilir
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, çocuklarda geniz eti büyümesinin uyku apnesinden işitme kaybına kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Çocuklarda horlama, ağzı açık uyuma ve sürekli burun tıkanıklığı, özellikle 2-6 yaş döneminde geniz eti büyümesinin önemli belirtileri olabilir.
- • KBB Uzmanı Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, geniz eti büyümesinin uyku apnesi, işitme kaybı ve çene gelişimi gibi ciddi sorunlara neden olabileceğini vurguladı.
- • Sık üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjiler geniz eti büyümesini tetikler; aileler sürekli ağız solunumunu takip edip uzmana başvurmalı.
Çocukların geceleri horlaması, ağzı açık uyuması veya sürekli burun tıkanıklığı yaşaması, aileler tarafından zaman zaman geçici bir sorun olarak görülebiliyor. Ancak bu belirtilerin uzun süre devam etmesi, geniz eti büyümesinin işareti olabiliyor. Özellikle okul öncesi dönemde görülen geniz eti büyümesi, çocukların uyku düzenini, işitmesini ve günlük yaşamını etkileyebiliyor.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, geniz eti büyümesinin her çocukta aynı şikâyetlere neden olmadığını belirtti. Bazı çocuklarda hafif burun tıkanıklığı görülürken, bazılarında uyku sırasında solunum güçlüğü, tekrarlayan kulak enfeksiyonları ve işitme sorunları ortaya çıkabiliyor.
Geniz eti neden büyüyor?
Geniz eti, burun boşluğunun arkasında bulunan ve bağışıklık sisteminin bir parçası olarak görev yapan dokudur. Çocukluk döneminde mikroorganizmalarla karşılaşılması sırasında savunma mekanizmasına katkı sağlar.
Özellikle 2-6 yaş arasında daha aktif olabilen bu doku, ilerleyen yaşlarda genellikle küçülür. Ancak bazı çocuklarda normalden fazla büyüyerek burundan hava geçişini zorlaştırabilir.
Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarının, alerjik hastalıkların ve bireysel yatkınlığın geniz eti büyümesinde rol oynayabildiğini ifade etti.
Kreş ve okul döneminde tekrarlayan enfeksiyonlar, geniz eti dokusunda iltihabi değişikliklere neden olabiliyor. Alerjik rinit gibi hastalıklar da burun tıkanıklığını artırarak çocuğun nefes almasını zorlaştırabiliyor.
Topdağ, geniz etinin büyüklüğünden çok hava yolunu ne ölçüde daralttığının ve çocukta hangi belirtilere yol açtığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sürekli ağızdan nefes almak başka sorunlara yol açabilir
Geniz eti büyüyerek burun arkasındaki hava yolunu daralttığında çocuklar ağızdan nefes almaya başlayabiliyor. Bu durum özellikle gece uykusunda belirginleşebiliyor.
Uzun süre ağızdan nefes almak, ağız kuruluğuna ve sabahları boğazda rahatsızlık hissine neden olabiliyor. Bazı çocuklarda konuşma sırasında sesin niteliği değişirken, yemek yerken nefes almakta güçlük yaşanabiliyor.
Op. Dr. Topdağ, uzun süre devam eden ağız solunumunun yüz ve çene gelişimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bazı çocuklarda diş dizilimi ve çene yapısıyla ilgili sorunlar görülebiliyor. Ancak bu değişikliklerin tek nedeni geniz eti büyümesi değil.
Ailelerin, çocuklarının yalnızca uyurken değil, gün içerisinde de sürekli ağızdan nefes alıp almadığını takip etmeleri gerekiyor.
Gece horlaması uyku apnesinin belirtisi olabilir
Çocuklarda geniz eti büyümesinin yol açabileceği sorunlardan biri de uyku sırasında solunumun bozulması.
Geniz eti ve bademciklerin büyümesi, üst solunum yolunu daraltarak horlamaya neden olabiliyor. Daha ileri durumlarda ise uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması veya azalmasıyla karakterize obstrüktif uyku apnesi gelişebiliyor.
Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, her horlamanın uyku apnesi anlamına gelmediğini, ancak düzenli horlamaya nefes durması ve belirgin solunum çabasının eşlik etmesi halinde çocuğun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uyku apnesi yaşayan çocuklarda gece sık uyanma, huzursuz uyuma, aşırı terleme ve sürekli pozisyon değiştirme görülebiliyor.
Gece yeterince dinlenemeyen çocuklarda gündüz dikkat dağınıklığı, sinirlilik, aşırı hareketlilik ve okul başarısında düşüş yaşanabiliyor. Uzun süre tedavi edilmeyen belirgin uyku apnesi, bazı çocukların büyüme ve gelişimini de olumsuz etkileyebiliyor.
Kulakta sıvı birikmesi işitmeyi etkileyebilir
Geniz eti büyümesi yalnızca solunum yollarını ilgilendirmiyor. Geniz bölgesinde bulunan ve orta kulağın havalanmasını sağlayan östaki tüplerinin işlevi de etkilenebiliyor.
Bu durum, kulak zarının arkasında sıvı birikmesine neden olabiliyor. Orta kulakta sıvı birikmesi her zaman ağrı veya ateşle kendini göstermediğinden aileler tarafından fark edilmeyebiliyor.
Op. Dr. Topdağ, çocuğun televizyonun sesini sürekli yükseltmesinin, söylenenleri tekrar ettirmesinin veya seslenildiğinde geç tepki vermesinin işitme sorununun işareti olabileceğini belirtti.
Özellikle konuşmayı yeni öğrenen çocuklarda işitmenin etkilenmesi, dil gelişimini de olumsuz etkileyebiliyor.
Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları bulunan çocuklarda geniz eti büyümesi olasılığının da araştırılması gerekiyor. Bununla birlikte her kulak enfeksiyonu geniz eti kaynaklı olmayabiliyor.
Her geniz eti büyümesi ameliyat gerektirmiyor
Geniz eti büyümesinden şüphelenilen çocuklarda öncelikle burun tıkanıklığının süresi, horlama, uyku sırasında nefes durması ve kulak sorunları değerlendiriliyor.
Kulak burun boğaz muayenesinin ardından gerekli görülen durumlarda endoskopik inceleme yapılabiliyor. İnce bir kamera yardımıyla geniz bölgesinin görüntülenmesi, hava yolundaki daralmanın değerlendirilmesini sağlıyor.
Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, geniz eti büyümesi bulunan her çocuğun ameliyat edilmesinin gerekmediğini ifade etti.
Hafif belirtileri olan çocuklarda takip veya eşlik eden alerjik hastalıkların tedavisi yeterli olabiliyor. Ancak belirgin solunum yolu tıkanıklığı, uyku apnesi veya kalıcı orta kulak sorunları bulunan çocuklarda cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor.
Adenoidektomi olarak adlandırılan ameliyatta büyüyen geniz eti dokusu çıkarılıyor. Ameliyat kararı, çocuğun yaşı, şikâyetlerinin şiddeti ve muayene bulgularına göre veriliyor.
Op. Dr. Topdağ, özellikle haftalarca süren burun tıkanıklığı, sürekli ağızdan nefes alma, düzenli horlama ve işitmede azalma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Uyku sırasında nefes durması gözlenen çocukların ise gecikmeden değerlendirilmesi önem taşıyor.
Bakmadan Geçme