Sahuru atlamak gerçekten kilo verdirir mi?
Uzman Diyetisyen Ekin Sayer, Ramazan ayında bilinçsiz yapılan iftar ve atlanan sahurun kilo artışı ve metabolizma yavaşlamasına yol açabileceğini belirtti. Doğru planlanan beslenme düzeniyle hem sağlıklı bir oruç süreci hem de kilo kontrolü sağlanabileceğini vurguladı.
Ramazan ayında değişen öğün saatleri ve uzun süreli açlık, beslenme alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre bu süreç doğru planlanmadığında kilo artışı, kan şekeri dengesizliği ve sindirim sorunları kaçınılmaz hale gelebiliyor. Ancak bilinçli bir beslenme programı ile Ramazan ayı, kilo kontrolü açısından avantaja dönüştürülebiliyor.
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, en sık yapılan hatalardan birinin tüm gün aç kalan mideye bir anda ağır ve yüksek karbonhidratlı yemeklerle yüklenmek olduğunu belirtiyor. Bu tür bir başlangıcın kan şekerinde ani yükseliş ve ardından hızlı düşüşe neden olabileceğini ifade eden Sayer, bu dalgalanmaların hem halsizlik hem de daha fazla yeme isteği oluşturduğunu söylüyor.
Oruç açarken acele edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sayer, ilk olarak su ve bir adet hurma ile başlanmasını öneriyor. Ardından hafif bir çorba ve salata tüketilmesinin sindirim sistemini rahatlatacağını belirtiyor. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika ara vermek ise hem mideyi yormuyor hem de kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı oluyor. Lif açısından zengin besinler, Ramazan ayında sık görülen kabızlık probleminin önlenmesine de destek sağlıyor.
Sahurun atlanmasının ciddi bir hata olduğuna dikkat çeken Sayer, bunun bir ana öğünü tamamen devre dışı bırakmak anlamına geldiğini ifade ediyor. Uzun süre düşük kalorili beslenmenin metabolizmayı yavaşlatabileceğini, bunun da kilo vermeyi zorlaştırabileceğini hatta kilo artışına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Yetersiz protein alımının ise kas kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Sahurda özellikle protein ağırlıklı beslenmenin önemine değinen Sayer; yumurta, peynir, yoğurt ve ayran gibi besinlerin mutlaka yer alması gerektiğini vurguluyor. Bu besinlere lif kaynakları ve sağlıklı yağlar eklendiğinde gün boyunca daha uzun süre tokluk sağlanabiliyor. Dengeli bir sahurun, stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesinin daha kontrollü seyretmesine katkı sunduğu da belirtiliyor.
Ramazan pidesi ve tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünün kritik olduğuna işaret eden Sayer, aşırı karbonhidrat yüklemesinin kilo artışını hızlandırabileceğini söylüyor. Ancak doğru kalori dengesi kurulduğunda ve yeterli protein alındığında Ramazan ayının kilo verme sürecini destekleyebileceğini ifade ediyor.
Uzmanlar, her bireyin metabolizma hızının ve sağlık durumunun farklı olduğunu hatırlatarak kişiye özel planlanan beslenme programlarının daha sağlıklı ve sürdürülebilir sonuçlar verdiğini belirtiyor. Ramazan boyunca dengeli, ölçülü ve bilinçli bir beslenme yaklaşımı hem sağlığı koruyor hem de kilo kontrolünü mümkün kılıyor.