Olumsuz duygular duygusal yeme davranışını artırdı

Klinik Psikolog Cumali Aydın, duygusal yemenin fiziksel açlıktan çok stres ve kaygı gibi duygularla tetiklendiğini belirtti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Klinik Psikolog Cumali Aydın, duygusal yemenin fiziksel açlıktan çok stres, kaygı gibi olumsuz duygularla tetiklendiğini ve ani başladığını belirtti.
  • Aydın, düşük benlik saygısı, kaygı bozuklukları ve sosyal medya baskısı gibi birçok faktörün duygusal yeme davranışını etkilediğini vurguladı.
  • Duygusal yeme ile başa çıkmada farkındalık, günlük tutma, bilişsel davranışçı terapi ve mindfulness temelli yaklaşımların etkili olduğu kaydedildi.

Olumsuz duyguların bireylerin yeme alışkanlıklarını doğrudan etkilediği ve bu durumun duygusal yeme davranışına yol açtığı belirtildi. Cumali Aydın, fiziksel açlıktan çok duygusal tetikleyicilerin bu davranışta belirleyici olduğunu ifade etti.

Üsküdar Üniversitesi bünyesindeki NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu Cumali Aydın, duygusal yeme davranışının stres, yalnızlık, kaygı ve öfke gibi duygulara tepki olarak ortaya çıktığını belirterek, “Açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetiklenir.” dedi.

Cumali Aydın, fiziksel açlığın zamanla geliştiğini ve doyumla sonlandığını, buna karşın duygusal açlığın ani başladığını ve çoğunlukla yüksek kalorili yiyeceklere yönelttiğini söyledi. “Her türlü yiyecekle giderilebilir ve doyma hissiyle son bulur. Oysa duygusal açlık ani başlar ve doyma hissine rağmen devam edebilir.” ifadelerini kullandı.

Temel kaygı kilo değil duygular oldu

Duygusal yemenin klinik yeme bozukluklarından farklı bir durum olduğuna dikkat çeken Aydın, bireylerin bu süreçte kilo kaygısından çok duygularını yönetmeye odaklandığını belirtti. “Duygusal yemede bireyin temel kaygısı kilo değil, duygularını regüle etmektir.” dedi.

Duygusal yeme davranışının gelişiminde birçok etkenin rol oynadığını ifade eden Aydın, düşük benlik saygısı, kaygı bozuklukları ve sosyal destek eksikliğinin bu davranışı tetiklediğini söyledi. “Aile içinde yiyecekle ödüllendirilme gibi öğrenilmiş davranışlar da bu sürecin önemli bir parçasıdır.” diye konuştu.

Bireylerin yeme davranışlarını anlaması için farkındalık geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, “Günlük tutmak veya açlık günlüğü oluşturmak, kişinin ne zaman ve hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olur.” dedi. Yeme sonrası hissedilen suçluluk ve pişmanlığın da önemli bir işaret olduğunu belirtti.

Sosyal medya etkisi dikkat çekti

Modern yaşamın getirdiği stres ve sosyal medyanın ideal beden algısını dayatmasının duygusal yemeyi artırdığını kaydeden Aydın, “Mükemmel beden algısı bireylerde yetersizlik hissi oluştururken bu duygular yeme davranışını tetikleyebilir.” ifadelerini kullandı.

Duygusal yeme davranışının tedavisinde bilişsel davranışçı terapinin etkili olduğunu belirten Aydın, bu yöntemin bireyin düşünce kalıplarını fark etmesine yardımcı olduğunu söyledi. Mindfulness temelli yaklaşımların da yeme davranışını daha bilinçli hale getirdiğini ifade etti.

Olumsuz duygular duygusal yeme davranışını artırdı

Aydın, duygusal yeme ile başa çıkmada bireylerin duygularını tanıması ve sağlıklı baş etme yöntemleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme