• Haberler
  • Sağlık
  • Nefes darlığını yaşlılığa bağlamayın: Kalp kapağındaki sorunun işareti olabilir

Nefes darlığını yaşlılığa bağlamayın: Kalp kapağındaki sorunun işareti olabilir

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, eforla ortaya çıkan nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı, baş dönmesi ve bacaklarda şişliğin kalp kapağı hastalıklarının belirtileri arasında yer aldığını belirterek bu şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, eforla nefes darlığı, çabuk yorulma ve çarpıntı gibi belirtilerin kalp kapağı hastalıklarının işareti olabileceğini vurguladı.
  • • Sigara, kötü ağız sağlığı, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsiz yaşam ve tedavi edilmeyen boğaz enfeksiyonları kalp kapaklarını olumsuz etkiliyor.
  • • Belirtiler görüldüğünde erken kardiyoloji değerlendirmesi önemli olup, bazı hastalarda göğüs kafesi açılmadan damar yoluyla müdahale edilebiliyor.

Kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığı son yıllarda artarken, geçmişte daha çok ileri yaşlarda gündeme gelen kapak değişimine genç yaşlarda da ihtiyaç duyulabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasının yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalp kapaklarının yapısını olumsuz etkileyebildiğini belirtti.

Özellikle hareket sırasında başlayan ve dinlenmeyle azalan nefes darlığının önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Taşar, merdiven çıkarken veya yürürken yaşanan nefes darlığının yalnızca yaşın ilerlemesine bağlanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Taşar, kalp kapağı hastalıklarında nefes darlığının yanı sıra çabuk yorulma ve halsizlik, kalp çarpıntısı, efor sırasında ortaya çıkan göğüs ağrısı, baş dönmesi veya bayılma ile bacaklarda ödem görülebileceğini belirtti.

Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda kardiyoloji değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini ifade eden Taşar, kalp kapağındaki bozulmanın erken dönemde belirlenmesinin takip ve tedavi süreci açısından önem taşıdığını kaydetti.

Kalp kapaklarını olumsuz etkileyen alışkanlıklar

Doç. Dr. Taşar, sigaranın damar duvarlarında oluşturduğu hasarla kireçlenme sürecini hızlandırabileceğini ve özellikle aort kapağındaki daralma ve sertleşme açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtti.

Ağız ve diş sağlığının ihmal edilmesinin de kalp kapaklarını tehdit edebileceğine dikkat çeken Taşar, diş ve diş eti enfeksiyonlarında bakterilerin kana karışarak kalp kapaklarına ulaşabileceğini ve enfektif endokardite yol açabileceğini ifade etti.

Doymuş yağ ve işlenmiş gıdaların yoğun tüketilmesinin kalp kapaklarında yağ birikimi ve erken kireçlenmeyle ilişkili olabileceğini belirten Taşar, hareketsiz yaşamın da obezite, diyabet ve yüksek tansiyon riskini artırarak kalbin üzerindeki yükü ağırlaştırabileceğini söyledi.

Özellikle çocukluk ve gençlik dönemindeki A grubu streptokok kaynaklı boğaz enfeksiyonlarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Taşar, uygun şekilde tedavi edilmeyen enfeksiyonların ilerleyen dönemde romatizmal kalp kapağı hastalığına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti.

Aşırı tuz tüketiminin yol açabileceği yüksek tansiyonun da kalp üzerinde baskı oluşturduğunu kaydeden Taşar, kontrolsüz hipertansiyonun aort ve mitral kapak üzerinde uzun vadede olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Göğüs kafesi açılmadan müdahale edilebiliyor

Kalp kapağı hastalıklarının tedavisinde girişimsel yöntemlerin kullanım alanının genişlediğini belirten Doç. Dr. Taşar, bazı hastalarda açık kalp ameliyatına alternatif olarak göğüs kafesi açılmadan, damar yoluyla gerçekleştirilen işlemlerin uygulanabildiğini söyledi.

Bu yöntemlerin çoğunlukla kasık damarlarından girilerek gerçekleştirildiğini anlatan Taşar, uygun hastalarda işlem sonrasında hastanede kalış ve iyileşme süresinin açık cerrahiye kıyasla daha kısa olabildiğini ifade etti.

Taşar, işlem sonrasında hastaların genellikle tedbir amacıyla bir veya iki gece gözlem altında tutulduğunu, klinik durumun uygun olması halinde ikinci veya üçüncü gün taburculuğun mümkün olabildiğini belirtti. İyileşme döneminde ise doktor tarafından verilen önerilere uyulmasının önem taşıdığını vurguladı.

Kalp kapağında farklı yöntemler uygulanıyor

Kalp kapağındaki sorunun türüne göre farklı girişimsel tedaviler kullanılabiliyor. Doç. Dr. Taşar, TAVI yönteminde kasık atardamarından ilerletilen biyoprotez kapağın daralmış aort kapağı bölgesine yerleştirildiğini belirtti.

Ciddi mitral kapak yetmezliğinde kullanılan MitraClip yönteminde ise kasık toplardamarından kalbe ulaşılarak kapakçıkların özel bir klips yardımıyla birbirine yaklaştırıldığını ifade etti.

TMVR yönteminde mitral kapağın kateter aracılığıyla değiştirilebildiğini kaydeden Taşar, daha önce biyolojik kapak takılan bazı hastalarda yeni kapağın mevcut kapağın içine yerleştirilebildiğini aktardı.

Nefes darlığını yaşlılığa bağlamayın: Kalp kapağındaki sorunun işareti olabilir

Balon valvüloplastide özellikle daralmış mitral kapağın kateter aracılığıyla ulaştırılan balonla genişletildiğini belirten Taşar, ileri triküspit kapak yetmezliğinde ise hastanın durumuna göre TricValve ve TriClip gibi kateter temelli yöntemlerin de uygulanabildiğini söyledi.

Doç. Dr. Taşar, tedavi yönteminin kalp kapağındaki problemin türü ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme