Merdiven çıkarken başlayan değişime dikkat!

Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Göksel Güz, sonradan ortaya çıkan nefes darlığı, çabuk yorulma ve günlük efor kapasitesindeki azalmanın kalp hastalıklarının erken belirtileri arasında yer alabileceğini belirterek bu değişimlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Medicana Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Göksel Güz, merdiven çıkarken zorlanma, nefes darlığı ve çabuk yorulmanın kalp hastalığı belirtisi olabileceğini vurguladı.
  • • Kalp ağrısı göğüs dışında çene, sırt veya kola yayılabilir; mide bulantısı, soğuk terleme ve halsizlik gibi eşlik eden belirtiler de önemlidir.
  • • Kadınlarda nefes darlığı, olağandışı yorgunluk ve sırt ağrısı gibi atipik belirtiler görülebilir; yüksek tansiyon ve kolesterol sessizce ilerleyebilir.

Kalp hastalıkları her zaman göğüste şiddetli bir ağrıyla kendini göstermeyebiliyor. Daha önce kolaylıkla yapılan günlük işlerin giderek zorlaşması, merdiven çıkarken nefes nefese kalmak veya kısa mesafeli yürüyüşlerde beklenmedik şekilde yorulmak da kalple ilgili bir sorunun habercisi olabiliyor.

Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Göksel Güz, özellikle sonradan ortaya çıkan performans kaybının yaş veya kondisyon eksikliği düşüncesiyle göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Güz, “Kalp hastalıklarında bazen en önemli ipucu göğüs ağrısı değil, kişinin günlük yaşam performansındaki değişimdir. Yeni başlayan efor kaybı, kalp açısından mutlaka değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor” dedi.

Merdivenler eskisinden daha zor geliyorsa dikkat

Kalbin vücudun ihtiyacı olan oksijenli kanı yeterli düzeyde dolaşıma veremediği bazı durumlarda kişinin efor kapasitesinde düşüş yaşanabileceğini belirten Güz, daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde zorlanmanın, kısa yürüyüşlerde nefes nefese kalmanın veya basit ev işlerinde belirgin yorgunluk yaşamanın dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Özellikle daha önce bulunmayan ve zaman içerisinde artış gösteren nefes darlığı ile çabuk yorulmanın değerlendirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

Kalp kaynaklı ağrının yalnızca göğüste görülmeyebileceğini de belirten Güz, ağrının bazı kişilerde çene, sırt, omuz veya sol kola yayılabileceğini söyledi. Fiziksel aktivite sırasında başlayan ve dinlenmeyle hafifleyen ağrıların ayrıca dikkate alınması gerektiğini ifade eden Güz, mide bulantısı, soğuk terleme ve nedeni açıklanamayan halsizliğin de eşlik edebileceğini aktardı.

Güz, “Ağrının yeri kadar hangi şartlarda başladığı ve beraberindeki belirtiler de tanı açısından yol göstericidir” ifadelerini kullandı.

Kadınlarda belirtiler farklı olabiliyor

Kadınlarda kalp hastalıklarının her zaman klasik belirtilerle ortaya çıkmayabileceğini belirten Doç. Dr. Güz, nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, bulantı ve sırt ağrısının daha belirgin görülebileceğine dikkat çekti.

Özellikle diyabet veya hipertansiyonu bulunan ya da ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kadınların bu tür yakınmaları yalnızca stres veya yoğun çalışma temposuyla ilişkilendirmemesi gerektiğini ifade eden Güz, belirtilerin kişiye özgü değerlendirilmesinin erken tanıya katkı sağlayabileceğini söyledi.

Tansiyon ve kolesterol belirti vermeden ilerleyebilir

Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolün uzun yıllar herhangi bir belirti oluşturmadan ilerleyebildiğini kaydeden Güz, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesinin kalp-damar hastalığı riskinin bulunmadığı anlamına gelmediğini belirtti.

Kontrol altında tutulmayan tansiyonun zaman içerisinde damar yapısını olumsuz etkileyebileceğini, yüksek kolesterolün ise damar duvarlarında plak oluşumuna katkıda bulunabileceğini anlatan Güz, bu durumların ilerleyen yıllarda kalp krizi ve inme riskini artırabileceğini söyledi.

“Rutin tansiyon ve kolesterol kontrolleri, kalp sağlığını korumanın en önemli basamaklarından biridir” diyen Güz, değerlendirmede yalnızca tek bir laboratuvar sonucuna bakılmaması gerektiğini vurguladı.

Yaş, tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, aile öyküsü ve yaşam alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güz, bazı kan değerleri normal görünse bile birden fazla risk faktörünün bir araya gelmesinin toplam kalp-damar riskini yükseltebileceğini ifade etti.

Merdiven çıkarken başlayan değişime dikkat!

Doç. Dr. Göksel Güz, kalp sağlığının korunmasında düzenli hareket, dengeli beslenme, tütün ürünlerinden uzak durma, sağlıklı kilonun korunması ve yeterli uykunun önemli olduğunu belirterek, “Kalbi korumak yalnızca hastalık ortaya çıktığında tedavi olmak değildir. Düzenli kontrolleri ihmal etmemek, risk faktörlerini bilmek ve günlük yaşamda hareketi artırmak kalp sağlığını korumanın en etkili yollarındandır” dedi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme