Masum sanıp kullanılan takviyeler kalbe zarar verebilir

Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, özellikle spor performansını artırmak veya yağ yakmak amacıyla bilinçsiz kullanılan takviyelerin kalp başta olmak üzere farklı organlarda kalıcı hasara yol açabileceğini belirtti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, bilinçsiz kullanılan sporcu takviyelerinin kalp başta olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasarlar bırakabileceğini belirtti.
  • • Reçetesiz ulaşılabilen bu ürünlerin ilaçlarla aynı denetim süreçlerinden geçmemesi, özellikle çocuklar ve kronik hastalar için risk taşıyor.
  • • Vücut geliştirme amacıyla takviye kullanmayı düşünenlerin hekim değerlendirmesi olmadan hareket etmemesi, ihtiyacın kişiye özel belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

Vitaminler, mineraller, enerji içecekleri ve sporcu takviyeleri son yıllarda günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldi. Ancak reçetesiz ulaşılabilmesi veya “doğal” olarak tanıtılması, bu ürünlerin herkes için güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, gıda takviyelerinin özellikle kontrolsüz kullanımının oluşturabileceği sağlık risklerine dikkat çekti.

Avkaroğulları, ilaç sınıfında değerlendirilmeyen bazı ürünlerin yan etkileri ve vücutta birikerek oluşturabilecekleri zararlı etkiler açısından ilaçlarla aynı denetim süreçlerinden geçmeyebildiğini ifade etti.

“Kalıcı hasarlar bırakabiliyor”

Spor salonlarında veya bireysel antrenmanlarda kas gelişimini hızlandırmak, performansı yükseltmek ve yağ yakımını artırmak amacıyla kullanılan bazı ürünlerin ciddi sonuçlara neden olabileceğini belirten Avkaroğulları, “Masum görünen vitaminlerin yanında, spor performansını artırmak ya da yağ yakmak için bilinçsizce kullanılan bazı ağır maddeler, başta kalp olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasarlar bırakabiliyor” dedi.

Özellikle gelişme çağındaki çocuklar, gençler ve kronik hastalığı bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Avkaroğulları, vücut geliştirme amacıyla destek ürünü kullanmayı düşünenlerin hekim değerlendirmesi olmadan hareket etmemesi gerektiğini söyledi.

Takviye ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğine işaret eden Avkaroğulları, gerekli durumlarda muayene ve laboratuvar tetkiklerinin ardından kişiye uygun desteğin belirlenebileceğini kaydetti.

Kalp için kullanılan takviyelerde de kontrol önemli

Kalp sağlığının temelinde dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Avkaroğulları, bazı vitamin, mineral ve destek ürünlerinin ise yalnızca ihtiyaç halinde ve kontrollü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Koenzim Q10’un hücrelerin enerji üretiminde rol oynadığını aktaran Avkaroğulları, yaş ilerledikçe vücuttaki üretiminin azalabildiğini belirtti. Koenzim Q10’un sakatat, sığır eti, sardalya, uskumru ve yer fıstığı gibi besinlerden de alınabildiğini söyledi.

Lif ihtiyacının öncelikle sebze ve meyvelerden karşılanması gerektiğine dikkat çeken Avkaroğulları, yeterli lif alınamadığı durumlarda takviyelerin değerlendirilebileceğini ifade etti. Psyllium olarak bilinen lif türünün kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabileceğini, ancak kullanılırken yeterli su tüketiminin önemli olduğunu kaydetti.

Omega-3, magnezyum ve D vitaminine dikkat

Omega-3 yağ asitlerinin vücut tarafından üretilemediğini belirten Avkaroğulları, balık yağının kandaki trigliserit seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabildiğini söyledi.

Magnezyumun kalp kasının çalışması ve kalp ritminin korunmasında rol oynadığını ifade eden Avkaroğulları, kabak çekirdeği, ıspanak, avokado ve somonun magnezyum içeren besinler arasında bulunduğunu aktardı.

D vitamininin de yalnızca kemikler açısından değil, kalp-damar sistemi bakımından önem taşıdığını belirten Avkaroğulları, seviyenin kan testiyle belirlenmesi ve eksiklik durumunda takviyenin hekim kontrolünde planlanması gerektiğini söyledi.

Yeşil çayın kolesterol üzerinde olumlu etkilerine ilişkin çalışmalar bulunduğunu ancak içerdiği kafein nedeniyle aşırı tüketimden kaçınılması gerektiğini ifade eden Avkaroğulları, L-Karnitin kullanımında da özellikle kalp-damar hastalığı bulunan veya daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerin hekim değerlendirmesi olmadan hareket etmemesi gerektiğini vurguladı.

Her takviye herkese uygun değil

Zerdeçalda bulunan kurkumin ile üzüm ve yer fıstığında bulunan resveratrolün kalp-damar sağlığı açısından araştırılan bileşenlerden olduğunu aktaran Avkaroğulları, bu ürünlerin takviye şeklinde kullanılmasından önce kişinin hastalıklarının ve kullandığı ilaçların dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Masum sanıp kullanılan takviyeler kalbe zarar verebilir

B12 vitamini ve folik asidin homosistein metabolizmasında rol oynadığını ifade eden Avkaroğulları, özellikle ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin gerekli kontrollerini yaptırmasının önem taşıdığını söyledi.

Avkaroğulları, vitamin ve mineral ihtiyacının kişiye göre değiştiğinin altını çizerek, “Hekim kontrolünde yapılan muayeneler, klinik değerlendirmeler ve laboratuvar testleri sonucunda kişiye özel olarak başlanan doğru destek tedavileri, sadece kalp ve damar hastalıklarından korunmak için değil, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmek için de gereklidir” ifadelerini kullandı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme