Kendinizi dinlemek ruh sağlığınızı güçlendiriyor
Psikolog Buse Arslan, kişinin kendi duygu ve düşüncelerini fark ederek iç dünyasına yönelmesinin psikolojik dayanıklılığı artırdığını, ancak aynı düşünceler etrafında sürekli dönüp durmanın ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Psikolog Buse Arslan, kişinin duygu ve düşüncelerini anlamasının ruh sağlığını güçlendirdiğini; ancak aynı düşünceler etrafında takılı kalmanın yorucu olduğunu vurguladı.
- • Sağlıklı içe yöneliş, öz farkındalığı artırarak kişinin olayları anlamlandırmasına, duygularını tanımasına ve yeni bakış açıları kazanmasına yardımcı oluyor.
- • "Ruminasyon" adı verilen tekrarlayıcı düşünce, kaygı ve depresyonu artırarak kişiyi yorarken, acımasız iç eleştiriye karşı şefkatli yaklaşım önem taşıyor.
Psikolog Buse Arslan, kişinin zaman zaman kendi iç dünyasına yönelerek duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmasının ruh sağlığını destekleyen önemli bir beceri olduğunu belirtti. Arslan, kendini dinlemenin yalnızca zihinden geçen düşünceleri takip etmek değil, duyguları, ihtiyaçları ve bedensel hisleri de fark edebilmek anlamına geldiğini ifade etti.
Kendi kendini dinlemenin öz farkındalığın en önemli yapı taşlarından biri olduğunu dile getiren Arslan, insanların çoğu zaman yaşadıkları huzursuzluğun gerçek nedenini ancak kendileriyle baş başa kaldıklarında fark edebildiklerini söyledi. Günlük yaşamın yoğun temposunda iç dünyaya kulak vermenin ihmal edildiğini kaydeden Arslan, bunun ruhsal denge açısından önemli olduğunu vurguladı.
Psikolog Buse Arslan, kişinin kendisini dinlemesiyle sürekli aynı düşünceler arasında sıkışıp kalmasının birbirinden farklı süreçler olduğunu ifade etti.
Sağlıklı içe yönelişin kişinin yaşadığı olayları anlamlandırmasına yardımcı olduğunu belirten Arslan, "Kişi kendisine 'Bu olay beni neden bu kadar etkiledi?', 'Aslında ne hissettim?' gibi sorular sorarak duygularını tanıyabilir. Bu süreç sonunda kişi kendisini daha iyi anlar ve olaylara farklı bir bakış açısıyla yaklaşabilir." dedi.
Buna karşılık aynı düşünceleri tekrar tekrar zihinde döndürmenin çözüm üretmeyen bir döngü oluşturduğunu anlatan Arslan, bu durumun psikolojik yorgunluğu artırabileceğine dikkat çekti.
Ruminasyon psikolojik sıkıntıları artırabiliyor
Arslan, psikolojide "ruminasyon" olarak adlandırılan tekrarlayıcı düşünme biçiminin özellikle kaygı ve depresyon yaşayan kişilerde daha sık görüldüğünü belirtti.
Kişinin aynı olay üzerinde saatlerce düşündüğü halde yeni bir sonuca ulaşamadığını ifade eden Arslan, "İnsanlar çoğu zaman düşündükçe çözüm bulacaklarını sanıyor. Oysa aynı düşünce etrafında dönüp durmak, sorunu çözmek yerine kişinin daha fazla yorulmasına neden olabiliyor." diye konuştu.
Arslan, kişinin kendisini dinledikten sonra zihni netleşiyor ve duygularını daha iyi anlayabiliyorsa bunun sağlıklı bir farkındalık olduğunu, ancak düşünceler sürekli tekrar ediyor ve kişi giderek daha fazla tükenmiş hissediyorsa bunun ruminatif bir döngüye işaret edebileceğini söyledi.
En ağır eleştiriyi çoğu zaman kişi kendisine yapıyor
İç sesin çocukluk döneminden itibaren yaşanan deneyimlerle şekillendiğini belirten Psikolog Buse Arslan, sürekli eleştirilen bireylerin zamanla bu eleştirel sesi kendi iç dünyalarına taşıyabildiğini ifade etti.
Birçok kişinin başkalarına karşı anlayışlı davranırken aynı yaklaşımı kendisine göstermediğini dile getiren Arslan, kişinin hata yaptığında kendisini acımasızca eleştirmek yerine daha şefkatli bir dil kullanmasının ruh sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi.
Kendinize de bir arkadaşınız gibi yaklaşın
Psikolog Buse Arslan, terapi sürecinde amaçlarının eleştirel iç sesi tamamen yok etmek olmadığını, bunun yerine daha dengeli ve destekleyici bir iç ses geliştirmeye yardımcı olmak olduğunu belirtti.
Arslan, kişinin yaptığı küçük bir hatanın bütün kişiliğini tanımlamadığını kabul etmesinin psikolojik dayanıklılığı artırdığını ifade ederek, "Çok sevdiğiniz bir arkadaşınız aynı hatayı yapsaydı ona nasıl yaklaşırdınız? Aynı anlayışı neden kendinize göstermiyorsunuz?" sorusunun önemli bir farkındalık oluşturabileceğini söyledi.
Kendine şefkat göstermenin hataları görmezden gelmek anlamına gelmediğini vurgulayan Psikolog Buse Arslan, bunun kişinin yaşadığı zorlukları inkâr etmeden, kendisini değersizleştirmeden kabul edebilmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Araştırmaların, kendisiyle daha anlayışlı ve şefkatli konuşabilen bireylerde kaygı düzeyinin daha düşük, psikolojik dayanıklılığın ise daha yüksek olduğunu aktaran Arslan, ruh sağlığını korumak isteyen bireylerin zaman zaman kendi iç seslerini yargılamadan dinlemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
Bakmadan Geçme
