Kekemelik yaşayan çocuklar konuşmaktan vazgeçebiliyor!

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Hekimi Uzm. Dr. Muhammed Albayati, kekemelik yaşayan çocukların alay edilme ve anlaşılmama kaygısıyla sosyal ortamlarda konuşmaktan kaçınabildiğini belirterek aileleri ve öğretmenleri uyardı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Uzm. Dr. Muhammed Albayati, 22 Ekim Dünya Kekemelik Günü'nde kekemelik yaşayan çocukların alay edilme korkusuyla konuşmaktan kaçınabildiğini belirtti.
  • • Uzm. Dr. Albayati, ailelerin kekeme çocukların sözünü kesmesinin veya tamamlamasının baskıyı artırdığını, dikkatle dinlemenin destekleyici olduğunu vurguladı.
  • • Kekemeliğin zekayla ilgili olmadığını ve çocuğun sosyal hayatını etkilemesi durumunda uzman değerlendirmesine başvurulması gerektiğini ekledi.

Kekemelik, çocukların konuşma akıcılığını etkilerken okul hayatında ve arkadaşlarıyla kurdukları ilişkilerde de çeşitli güçlükler yaşamalarına neden olabiliyor. Konuşurken sesleri veya heceleri tekrarlayan, bazı kelimeleri uzatan ya da konuşma sırasında duraksayan çocuklar, çevrelerinden gelecek tepkiler nedeniyle kendilerini ifade etmekte zorlanabiliyor.

22 Ekim Dünya Kekemelik Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Hekimi Uzm. Dr. Muhammed Albayati, kekemeliğin yalnızca konuşmanın akıcılığıyla ilgili olmadığını, çocukların duygusal ve sosyal yaşamlarını da etkileyebildiğini belirtti.

Özellikle okul çağındaki çocukların arkadaşlarının yanında konuşmaktan çekilebildiğini ifade eden Albayati, anlaşılmama veya alay edilme endişesinin zamanla sınıf içi katılımı azaltabileceğini söyledi.

Çocuğun cümlesini tamamlamak baskıyı artırabiliyor

Kekemeliği olan çocuklarla iletişim kurulurken yapılan bazı davranışların, iyi niyetli olsa bile çocuğun üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirten Uzm. Dr. Muhammed Albayati, ailelerin çocuklarının sözünü kesmeden dinlemesi gerektiğini vurguladı.

Albayati, “Çocukların kendilerini rahatça ifade edebilmeleri için sözlerini tamamlamalarına fırsat tanımak gerekiyor. Konuşma sırasında çocuğun sözünü kesmek, cümlesini tamamlamak veya onun yerine konuşmak kendisini baskı altında hissetmesine neden olabiliyor. Bunun yerine dikkatle dinlemek ve anlatmak istediklerine odaklanmak daha destekleyici bir iletişim sağlıyor.” dedi.

Çocukların konuşurken yaşadığı duraksamaların, söylemek istedikleri düşüncelerin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Albayati, kekemeliğin zekâ veya düşünme becerisiyle ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu ifade etti.

Ailelerin çocuklarına sürekli olarak daha düzgün ya da daha hızlı konuşmaları yönünde müdahalede bulunmasının iletişim sırasında kaygıyı artırabileceğini kaydeden Albayati, konuşmanın doğal akışında sürdürülmesini önerdi.

Kekemelik okul hayatını etkiliyorsa değerlendirme gerekiyor

Kekemeliğin her çocukta aynı şekilde ilerlemediğini belirten Uzm. Dr. Muhammed Albayati, bazı çocuklarda konuşma güçlüğünün devam edebildiğini ve günlük yaşamı etkileyebildiğini söyledi.

Albayati, “Ailelerin çocuklarının konuşma biçimini sürekli düzeltmek veya daha akıcı konuşmaları için onları acele ettirmek yerine iletişimi doğal biçimde sürdürmeleri önem taşıyor. Kekemeliğin seyri ve her çocuğun ihtiyaçları farklılık gösterebilir. Konuşma güçlüklerinin devam etmesi ya da çocuğun sosyal hayatını ve okul katılımını etkilemesi durumunda uzman değerlendirmesine başvurulması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Çocuğun sınıfta söz almaktan kaçınması, arkadaşlarıyla iletişimini azaltması veya konuşması nedeniyle kaygı yaşaması, ailelerin göz önünde bulundurması gereken durumlar arasında bulunuyor. Böyle durumlarda çocuğun yaşadığı güçlüğün değerlendirilmesi ve ihtiyaçlarına uygun desteğin belirlenmesi önem taşıyor.

Alay edilme korkusu çocukları sessizleştirebiliyor

Kekemeliği olan çocukların okulda karşılaştıkları olumsuz tepkilerin konuşma isteğini azaltabileceğini belirten Albayati, öğretmenlerin ve arkadaş çevresinin yaklaşımının da belirleyici olduğunu söyledi.

Özellikle konuşma biçimi nedeniyle alay edilen veya dışlanan çocukların kendilerini ifade etmekten uzaklaşabildiğini ifade eden Albayati, şu değerlendirmede bulundu:

“Çocukların konuşma biçimleri nedeniyle alay edilmesi veya dışlanması, kendilerini ifade etmekten kaçınmalarına yol açabilir. Bu nedenle ailelerin, öğretmenlerin ve arkadaşlarının anlayışlı bir yaklaşım benimsemesi, çocukların kendilerini güvende hissetmeleri açısından önem taşıyor. Konuşma akıcılığından çok, paylaşmak istediklerine değer verilen bir ortam oluşturulmalı.”

Kekemelik yaşayan çocuklar konuşmaktan vazgeçebiliyor!

Albayati, çocuklarla iletişimde konuşma hızına veya kelimelerin nasıl söylendiğine odaklanmak yerine, anlatılmak istenen düşünceye önem verilmesi gerektiğini belirtti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme