Kadınlarda küçük bir şikâyet büyük bir uyarı olabilir
Kadın kanserleri bazen şişkinlik, çabuk doyma, geçmeyen kaşıntı veya düzensiz kanama gibi günlük yaşamda önemsenmeyen belirtilerle kendini gösterebiliyor Doç. Dr. Murat Yassa, alışılmışın dışında gelişen ve iki haftadan uzun süren değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Doç. Dr. Murat Yassa, kadınlarda alışılmışın dışında, tekrarlayan ve iki haftadan uzun süren şikâyetlerin kanser uyarısı olabileceğini belirtti.
- • Menopoz sonrası kanama, karın şişkinliği ve anormal akıntı gibi belirtiler rahim, yumurtalık, rahim ağzı kanserlerine işaret edebilir.
- • Rahim ağzı kanseri için Türkiye'de 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir ücretsiz HPV testi uygulanması erken teşhis için kritik.
Kadınlarda görülen rahim, rahim ağzı, yumurtalık ve vulva kanserleri her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmıyor. Günlük yaşamda stres, yorgunluk, hormonal değişiklikler veya basit bir rahatsızlığa bağlanan bazı şikâyetler, kimi zaman daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereken bir sağlık sorununun ilk işareti olabiliyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle daha önce görülmeyen, tekrarlayan, giderek şiddetlenen veya iki haftadan uzun süren belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yassa, “Bazı belirtilerin alışılmışın dışında olması, tekrarlaması, giderek artması veya iki haftadan uzun sürmesi mutlaka dikkate alınmalı ve zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Çünkü olası bir kanser başlangıcı için iki hafta bile tedavinin seyrini değiştirebiliyor.” dedi.
Bu 5 değişiklik vücudun erken uyarısı olabilir
Kadın kanserlerinde dikkat edilmesi gereken belirtilerin başında menopoz sonrası veya adet dönemi dışında ortaya çıkan kanamalar geliyor. Menopozdan sonra miktarı ne olursa olsun görülen kanamanın değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yassa, rahim kanseri tanısı alan kadınların yaklaşık yüzde 90’ında ilk belirtinin menopoz sonrası kanama olduğunu ifade etti. Menopoz öncesinde alışılmışın dışında uzayan, yoğunlaşan veya adet dönemleri arasında meydana gelen kanamalar da ihmal edilmemeli.
İkinci önemli belirti ise geçmeyen karın şişkinliği ve az miktarda yemekle doyma hissi. Yumurtalık kanserinde ortaya çıkabilen erken şikâyetler sindirim sistemi sorunlarıyla karıştırılabiliyor. Karında sürekli dolgunluk, bel bölgesinde kıyafetlerin dar gelmeye başlaması ve çabuk doyma gibi yakınmalar yeni ortaya çıkmış ve birkaç haftadır devam ediyorsa jinekolojik değerlendirme de yapılması gerekiyor.
Doç. Dr. Murat Yassa, “Hastaların önemli bir kısmı aylarca hazımsızlık ilacı kullanıp kadın doğum uzmanına en son geliyor. Şişkinlik geçmiyorsa mutlaka yumurtalıklar da değerlendirilmelidir.” uyarısında bulundu.
Cinsel ilişki sonrasında kanama ile olağandışı, kanlı veya kötü kokulu akıntı da dikkate alınması gereken üçüncü belirti. Bu şikâyetler rahim ağzı kanserinde görülebiliyor. Rahim ağzı kanserinin öncü lezyonlarının tarama testleriyle belirlenebilmesi erken müdahale açısından önem taşıyor. Türkiye’de 30-65 yaş arasındaki kadınlara ulusal tarama programı kapsamında beş yılda bir HPV testi ücretsiz olarak uygulanıyor.
Dördüncü uyarı ise geçmeyen kasık veya alt karın ağrısı, sık idrara çıkma ve bağırsak alışkanlıklarında yeni ortaya çıkan değişiklikler. Bu şikâyetlerin tek başına kanser anlamına gelmediğini belirten Yassa, birden fazla belirtinin birlikte ortaya çıkması, yeni başlaması ve giderek artması halinde nedeninin araştırılması gerektiğini kaydetti.
Beşinci belirti ise dış genital bölgede uzun süren kaşıntı, iyileşmeyen yara veya renk değişikliği. Vulva kanserinin daha nadir görülmesine rağmen belirtilerinin mantar enfeksiyonu gibi değerlendirilerek geciktirilebildiğini ifade eden Yassa, haftalarca devam eden kaşıntı, ciltte kalınlaşma, renk değişikliği, yara veya yeni ortaya çıkan kabarıklıkların muayene edilmesi gerektiğini belirtti.
Belirti olmasa bile taramaları ihmal etmeyin
Kadın kanserlerinde erken tanı, uygulanacak tedavinin kapsamını ve başarı ihtimalini önemli ölçüde etkiliyor. Doç. Dr. Murat Yassa, rahim kanserinin erken evrede tespit edilmesi durumunda beş yıllık sağ kalım oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu, hastalık ileri evreye ulaştığında ise bu oranın ciddi biçimde gerilediğini belirtti.
Yumurtalık ve rahim kanserleri için toplum genelinde uygulanabilecek standart bir tarama testi bulunmaması nedeniyle vücuttaki değişikliklerin fark edilmesi ve düzenli jinekolojik kontroller önem taşıyor.
Doç. Dr. Yassa, normalin üzerinde kilosu bulunan veya polikistik over sendromu olan kadınlarda rahim kanseri riskinin arttığına dikkat çekerek bu kişilerin daha yakın takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Ailesinde meme, yumurtalık, rahim veya bağırsak kanseri bulunan kadınlarda ise kalıtsal risk açısından değerlendirme
Şikâyetlere açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk eşlik etmesi halinde de hekime başvurmanın geciktirilmemesi gerekiyor.
Erken teşhis tedavinin yükünü de azaltabiliyor
Kadın kanserlerinde erken tanının yalnızca hastalığın kontrol altına alınması açısından değil, uygulanacak tedavinin kapsamı bakımından da önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Murat Yassa, rahim ve yumurtalık kanserlerinde tedavinin temelini cerrahinin oluşturduğunu söyledi.
Erken evrede yakalanan bazı rahim kanseri vakalarında daha sınırlı cerrahi yöntemlerden yararlanılabildiğini ifade eden Yassa, uygun hastalarda karında kesi yapılmadan vajinal laparoskopi (vNOTES) yöntemiyle ameliyat gerçekleştirilebildiğini kaydetti.
Yassa, “Erken evrede yakalanan rahim kanseri olgularının uygun olanlarında ameliyatı karında kesi açmadan, vajinal laparoskopiyle (vNOTES) tam kapalı izsiz cerrahi yapabiliyoruz. Bu hastalar çoğunlukla ertesi gün eve dönüyor ve daha az ağrı yaşıyor. Ancak bu seçeneğin kapısını açan şey hastalığın erken evrede yakalanmış olması.” dedi.
Vücudun verdiği değişikliklerin uzun süre göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yassa, erken tanının daha sınırlı tedavi seçeneklerine imkân sağlayabildiğini belirterek düzenli kontrollerin ve taramaların aksatılmaması çağrısında bulundu.
Bakmadan Geçme
