• Haberler
  • Sağlık
  • İdrar kaçırma kader değil tedavi edilebilir bir sağlık sorunu

İdrar kaçırma kader değil tedavi edilebilir bir sağlık sorunu

Uzmanlar, milyonlarca kadının yaşam kalitesini düşüren idrar kaçırma sorununun yaşlanmanın doğal bir sonucu olmadığını belirterek, erken teşhis ve doğru tedaviyle önemli ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • İdrar kaçırma, yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayıp dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen, erken teşhisle tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur.
  • Kadınların utanma ve yanlış inanışlar nedeniyle gizlediği bu durum; sosyal izolasyon, özgüven kaybı ve depresyon gibi psikolojik sorunlara yol açıyor.
  • Prof. Dr. Baki Erdem, her 3 kadından 1'ini etkileyen bu sorunun, hamilelik ve menopoz sonrası risk taşıyan kadınlar için basit çözümleri olduğunu belirtiyor.

Dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen idrar kaçırma sorunu, çoğu zaman utanma duygusu ve yanlış inanışlar nedeniyle gizleniyor. Uzmanlar, toplumda yaygın olarak yaşlılıkla ilişkilendirilen bu sağlık sorununun her yaş grubundaki kadında görülebileceğini ve tedavi edilebilir olduğunu belirtiyor.

Tıbbi adıyla “üriner inkontinans” olarak bilinen istemsiz idrar kaçırma, yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik sonuçlarıyla da dikkat çekiyor. Kadınların günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkileyen bu durum, zamanla sosyal izolasyon, özgüven kaybı, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara yol açabiliyor.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Bakırköy Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, kadınların büyük bölümünün sorunu yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak gördüğünü ve bu nedenle hekime başvurmadığını söyledi.

Prof. Dr. Baki Erdem, “İdrar kaçırma kesinlikle katlanılması gereken bir kader ya da yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir; evden çıkarken ped bağımlısı olmak istemiyorsanız, ilk belirtide uygulayabileceğiniz ve hayatınızı geri kazanmanızı sağlayacak çok basit ve etkili çözüm yolları var” dedi.

Her yaş grubunda görülebiliyor

İdrar kaçırmanın yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan bir sağlık sorunu olmadığını belirten Prof. Dr. Erdem, özellikle hamilelik ve doğum yapmış kadınlarda, menopoz dönemindeki bireylerde, fazla kilolu kişilerde ve pelvik taban desteği zayıflamış kadınlarda riskin daha yüksek olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Baki Erdem, “Her 3 kadından 1’i hayatlarının bir döneminde bu problemle mutlaka yüzleşiyor. Özellikle hamilelik ve doğum süreçlerini atlatmış, menopoz dönemine adım atmış, fazla kilo kontrolünde zorlanan ya da pelvik taban desteği zayıflamış kadınlarda risk çok daha belirgin şekilde artıyor. Ancak buna rağmen kadınların büyük bir çoğunluğu utandığı, çekindiği ya da idrar kaçırmayı yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak gördüğü için hekime başvurmaktan kaçınıyor” ifadelerini kullandı.

İdrar kaçırmanın zamanla kadınların yaşam biçimlerini değiştirebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erdem, sorunun yalnızca fiziksel rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Baki Erdem, “Hastalar zaman içerisinde hayatlarını idrar kaçırma riskine göre planlamaya başlıyor. Sosyal ortamlardan, arkadaş toplantılarından hızla uzaklaşıyorlar. Spor ve egzersiz yapmaktan, hatta dışarıda uzun yürüyüşlere çıkmaktan bile kaçınır hale geliyorlar. Günlük yaşam aktivitelerinin bu şekilde kısıtlanması, uzun vadede ciddi bir özgüven kaybını, anksiyeteyi ve depresyonu beraberinde getiriyor” diye konuştu.

Öksürmek ve hapşırmak bile tetikleyebiliyor

Kadınlarda en sık görülen türün stres tipi idrar kaçırma olduğunu belirten Prof. Dr. Erdem, bu durumun psikolojik stresle değil, karın içi basıncın artmasıyla ilişkili olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Baki Erdem, “Kadınlarda en sık görülen stres tipi idrar kaçırmadır. Ancak bu sanılanın aksine psikolojik stresle değil, fiziksel basınçla ilgilidir. Öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma veya egzersiz yapma gibi anlarda karın içi basıncın artmasıyla istem dışı gerçekleşir. Stres tipi dışında sıkışma tipi ve karışık tip idrar kaçırma tipleri ise aniden gelen ve durdurulamaz bir tuvalet hissiyle kendini gösterir. Kadınlar bu nedenle sürekli günlük ped kullanma ihtiyacı hisseder. Sürekli ped kullanmak zorunda kalmak bile tek başına bir kadının sosyal özgürlüğünü elinden alan ciddi bir yüktür” dedi.

Doğru teşhis tedavinin anahtarı

Tedavinin başarısında doğru teşhisin büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Erdem, hastanın öyküsünün dinlenmesi ve gerekli tetkiklerin yapılmasının tedavi sürecini belirlediğini ifade etti.

Prof. Dr. Baki Erdem, “Başarılı bir tedavi için ilk adım, hastanın ayrıntılı öyküsünü dinlemek ve fiziki muayenesini yapmaktır. Gerekli görülen durumlarda durumlarda idrar tahlili, ultrasonografi, hastanın kendi tuvalet alışkanlıklarını kaydettiği idrar günlüğü, ped testi ve ürodinamik incelemeler gibi ileri yöntemlere başvuruyoruz. Özellikle karmaşık ve dirençli vakalarda mesane fonksiyonlarının ayrıntılı değerlendirilmesi bize en doğru tedavi haritasını veriyor” ifadelerini kullandı.

Evde uygulanabilecek 4 önemli yöntem

Uzmanlar, birçok vakada yaşam tarzı değişikliklerinin önemli fayda sağladığını belirtiyor. Buna göre;

  • Kilo kontrolünün sağlanması,
  • Pelvik taban ve Kegel egzersizlerinin düzenli yapılması,
  • Kabızlığın önlenmesi,
  • Sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması,
  • idrar kaçırma şikayetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
  • İleri vakalarda cerrahi tedavi uygulanabiliyor

Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç ve cerrahi tedavilerin gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Erdem, modern yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.

Prof. Dr. Baki Erdem, “Özellikle 'sıkışma tipi' idrar kaçırma problemlerinde etkili ilaç tedavilerinden çok büyük oranda faydalanıyoruz. İleri derece 'stres tipi' vakalarda ise cerrahi tedaviyi gündeme alıyoruz. Günümüzde uyguladığımız ve uluslararası kılavuzlarda da 'altın standart' kabul edilen midüretral sling (askı) operasyonları, minimal invaziv özellikleri ve yüksek başarı oranları sayesinde hastalarımızı aynı gün ayağa kaldırabiliyor” dedi.

İdrar kaçırma kader değil tedavi edilebilir bir sağlık sorunu

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!