İcbar Suretiyle İrtikap Ne Demek?

'İcbar suretiyle irtikap', Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 250. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen irtikap suçunun en ağır ve en yaygın işlenen şekli olup, bir kamu görevlisinin (memur, polis, müdür, hakim, savcı gibi) görevinin sağladığı nüfuzu (güç, yetki, etki, ayrıcalık) kötüye kullanarak bir kişiyi zorlaması (icbar etmesi)

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Kendisinin veya bir başkasının haksız yarar sağlamasına ya da bu yolda vaatte bulunulmasına neden olması durumudur; icbar kelimesi Arapça kökenli olup "zorlama, mecbur bırakma, baskı uygulama" anlamına gelir ve burada manevi cebir (fiziksel şiddet değil, psikolojik baskı, korkutma, tehditvari tutum) kastedilir, yani kamu görevlisi mağduru "işini yapmamak, geciktirmek, zorlaştırmak" gibi endişelerle sıkıştırarak para, mal, hizmet veya herhangi bir menfaat talep eder ve mağdur da bu baskı altında kendini mecbur hissederek o menfaati sağlar.

TCK Madde 250/1'in tam metni şöyle: "Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir." Bu ek cümleyle kanun koyucu, mağdurun haklı bir işi (örneğin tapu devri, ehliyet yenileme, ruhsat alma gibi yasal hakkı olan işlem) için bile "işim yapılmayacak" korkusuyla menfaat vermesini icbar olarak kabul etmiş ve suçun oluşması için mağdurun gayrimeşru (suçlu) bir konumda olmasını şart koşmamıştır; yani mağdur temiz veya suçlu olsun fark etmez, baskı varsa suç tamamlanır.

Örneklerle açıklarsak: Bir tapu memuru, vatandaşın tapu işlemini yapmak için "para vermezsen dosyayı rafa kaldırırım, aylarca bekletirim" der ve vatandaş korkudan para verirse icbar suretiyle irtikap oluşur; bir polis memuru, trafik cezasını iptal etmek için "rüşvet ver yoksa aracı bağlarım, ehliyetine el koyarım" diye baskı yaparsa yine aynı suç; bir belediye görevlisi ruhsat için "hızlı olsun istiyorsan şu kadar para" diye sıkıştırırsa icbar gerçekleşir. Bu suç rüşvetten farklıdır çünkü rüşvette mağdur gönüllü ve ikna edilmiş olur (TCK 250/2 ikna suretiyle irtikap), yağmadan farklıdır çünkü yağmada maddi cebir (fiziksel şiddet) veya ağır tehdit (hayatına kast) vardır, burada ise manevi baskı ve görev nüfuzu kötüye kullanım ön plandadır; Yargıtay kararlarında da icbarın "yağma boyutuna varmayan manevi tazyik" olduğu vurgulanır, eğer şiddet veya ağır tehdit varsa yağma (TCK 148) oluşur.

Cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapis olup ağır ceza mahkemesinde görülür, nitelikli hallerde (örneğin örgütlü işlenmesi, çok miktarda menfaat) ceza artırılabilir, dava zamanaşımı 15 yıldır ve teşebbüs mümkündür (örneğin baskı yapılmış ama menfaat alınamamışsa); uygulamada en çok memurlar, zabıtalar, emniyet görevlileri, tapu/askeri sicil memurları gibi kamu hizmetinde nüfuz sahibi kişiler tarafından işlenir ve toplumda "yiyicilik, rüşvetin zorlamalı hali" olarak bilinir. Kısacası icbar suretiyle irtikap, kamu görevlisinin yetkisini kullanarak vatandaşı korkutup zorla haksız para veya menfaat almasıdır, bu da kamu idaresinin güvenilirliğine ağır darbe vurduğu için ağır cezalandırılır ve Türkiye'de sıkça görülen yolsuzluk suçlarından biridir.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme