Her 10 kanserden 1'i kalıtsal çıkıyor!

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, ailesel kanser riskine karşı erken taramanın hayati önem taşıdığını belirterek, aile öyküsü bulunan kişilerin kişisel risk değerlendirmesi yaptırması gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Acıbadem Kozyatağı Hastanesi'nden Prof. Dr. Okan Kuzhan, her 10 kanserden 1'inin kalıtsal olduğunu belirtip kişisel risk değerlendirmesinin önemini vurguladı.
  • Ailede kanser öyküsü olan kişilerin taramaları, en erken vakadan 5-10 yıl önce ve kişisel risk durumuna göre başlatmaları hayati önem taşıyor.
  • Meme, yumurtalık ve kolon kanserleri kalıtsal risk taşırken, genetik testler bilinçsizce yapılmamalı; sadece kanser risk artışını gösterir.

Kanser vakaları dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de artış göstermeye devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, yaklaşık 10 milyon kişi yaşamını bu hastalık nedeniyle kaybediyor. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 220 binden fazla kişiye yeni kanser tanısı konulduğu belirtiliyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, kanserlerin önemli bölümünün çevresel faktörler ve yaşam alışkanlıklarıyla bağlantılı olduğunu ancak yaklaşık her 10 kanser vakasından 1’inin kalıtsal özellik taşıdığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Okan Kuzhan, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin mutlaka kişisel risk değerlendirmesi yaptırması gerektiğini belirterek, “Dolayısıyla ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimle görüşerek kişisel risk değerlendirmesi yaptırmaları ve buna uygun bir tarama planı oluşturulması yaşamsal önem taşımaktadır” dedi.

Kalıtsal kanser riskine sahip kişilerde erken taramanın büyük önem taşıdığını ifade eden Kuzhan, tarama yaşının ailede görülen en erken kanser vakasına göre planlandığını söyledi. Prof. Dr. Okan Kuzhan, “Taramaların ailede kanser öyküsü olan hastanın yaşından 5-10 yıl önce başlatılması ve sıklığın kişisel risk durumuna göre şekillendirilmesi en temel yaklaşımı oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kalıtsal risk taşıyan kanser türleri arasında meme, yumurtalık, kolon, prostat, mide ve tiroit kanserlerinin öne çıktığını belirten Kuzhan, aile öyküsü bulunan her bireyin doğrudan yüksek risk grubunda olmadığını söyledi. Ancak aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesi, 35 yaş altında kanser vakalarının bulunması, aynı kişide birden fazla farklı kanser türünün ortaya çıkması ve nadir görülen tümörlerin tespit edilmesinin önemli risk işaretleri arasında yer aldığı kaydedildi.

Prof. Dr. Okan Kuzhan, aile öyküsünün bazı durumlarda yanıltıcı olabileceğini de belirterek, “Her aile öyküsü gerçek bir kalıtsal sendromun belirtisi olmayabilir” dedi. Çevresel faktörlerin de bazı bölgelerde toplu kanser vakalarına neden olabileceğini ifade eden Kuzhan, özellikle asbest maruziyeti gibi durumların aynı aile veya bölgede benzer kanser türlerini ortaya çıkarabildiğini söyledi.

Genetik testlerin bilinçsiz şekilde yaptırılmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Okan Kuzhan, “Her mutasyon mutlaka kanser oluşacağı anlamına değil, kanser görülme riskinin arttığı anlamına gelmektedir. Genetik testler gereksiz yere yapıldığında kişinin kanser korkusu ortadan kalkmaz, pekiştirilmiş olur” diye konuştu.

Her 10 kanserden 1'i kalıtsal çıkıyor!

Prof. Dr. Okan Kuzhan, risk grubundaki kişilerde meme kanseri taramalarının genellikle 30-35 yaş arasında başladığını, kolon kanserinde ise taramanın ailede görülen en erken vakadan 10 yıl önce planlandığını belirtti. Prostat, akciğer ve mide kanserlerinde de kişisel risk durumuna göre daha erken yaşta düzenli tarama programlarının uygulanabildiğini ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme