• Haberler
  • Sağlık
  • Günlük hayattaki değişimler bağımlılığın ilk sinyali olabilir

Günlük hayattaki değişimler bağımlılığın ilk sinyali olabilir

Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek, erken farkındalık, sağlıklı iletişim ve doğru gözlemin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, bağımlılığın zorlayıcı ancak tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyledi.
  • Tedavi sürecinde madde kullanım isteğinin ortaya çıkmasının normal olduğunu belirten Çetin, bunun başarısızlık anlamına gelmediğini vurguladı.
  • Günlük yaşamda görülen davranış, uyku, beslenme ve kilo değişikliklerinin bağımlılığın önemli işaretleri arasında yer aldığı belirtildi.

Bağımlılık yalnızca bireyin değil, ailesinin ve sosyal çevresinin de yaşamını etkileyen önemli bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, bağımlılıkla mücadelede en önemli adımın tedavinin mümkün olduğuna inanmak olduğunu belirterek, kişinin umudunu kaybetmeden profesyonel destek almasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bağımlılığın zaman zaman kişiye çözümsüz gibi görünebileceğini belirten Çetin, bu düşüncenin mücadeleyi zorlaştırdığını söyledi.

Çetin, “Her şeyden önce bağımlılığın zorlayıcı bir hastalık olduğu kabul edilmeli. Kişi zaman zaman bu sürecin içinden çıkamayacağını düşünebilir ve umutsuzluğa kapılabilir. Ancak bağımlılık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavinin mümkün olduğunu fark eden bireyler yardım arayışına girerek süreci daha sağlıklı yönetebilir” dedi.

Bağımlılıkla mücadele sırasında zaman zaman madde ya da alkol kullanımına yönelik isteğin ortaya çıkabileceğini belirten Çetin, bunun tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

Çetin, “Tedavi devam ederken madde ya da alkol kullanımına yönelik isteklerin ortaya çıkması mümkündür. Bu durum her şeyin kötüye gittiği anlamına gelmez. İstekle baş etmek ve yaşanan zorlukları hem tıbbi tedavi hem de psikoterapi desteğiyle yönetmek mümkündür. Bu nedenle kişinin umudunu kaybetmeden sürece devam etmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Bağımlılıkla mücadelede aile desteğinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Çetin, sağlıklı iletişimin birçok sorunun erken fark edilmesini sağlayabileceğini söyledi.

Çetin, “Bağımlılık riski taşıyan ya da tedavi süreci devam eden çocuk, eş veya ebeveynle açık ve güvene dayalı iletişim kurulabilmesi büyük önem taşır. Sağlıklı iletişim sayesinde yaşanan sorunlar daha erken fark edilebilir. Kişinin yaşadığı sıkıntıları paylaşabilmesi tedavi sürecini de olumlu yönde etkiler. Destekleyici bir aile ortamı mücadeleyi güçlendirir” dedi.

Bağımlılığın çoğu zaman günlük yaşamda ortaya çıkan değişimlerle kendini gösterdiğini belirten Çetin, ailelerin dikkatli gözlem yapmasının önemli olduğunu ifade etti.

Çetin, “Burada kastedilen, kişiyi sürekli takip etmek ya da dedektiflik yapmak değil; onun yaşamındaki değişimleri fark edebilmektir. Günlük yaşamında neler yaşadığı, ruh halinin nasıl olduğu, riskli davranışlar gösterip göstermediği ve sosyal hayatında belirgin değişiklikler olup olmadığı gözlemlenmeli. Ayrıca uyku düzenindeki bozulmalar, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve açıklanamayan kilo değişimleri de dikkate alınmalıdır” diye konuştu.

Günlük hayattaki değişimler bağımlılığın ilk sinyali olabilir

Bağımlılıkla mücadelede erken fark edilen belirtilerin tedavi sürecine önemli katkı sağladığını belirten Çetin, hem bireylerin hem de ailelerin bu konuda bilinçli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme