Güneş yanığı geçiyor, hasarı yıllarca kalıyor!

Yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarına uzun süre maruz kalmak yalnızca güneş yanığına değil, erken cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskinin artmasına da neden olabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneşten korunmanın yalnızca plajda değil günlük yaşamın her anında sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, 10.00-16.00 saatleri arası güneşin erken yaşlanma ve cilt kanseri riskini artırdığını vurguladı.
  • Güneş koruyucu, günlük yaşamda dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce en az SPF 30 faktörlü olarak uygulanmalı ve iki saatte bir yenilenmelidir.
  • Gölgede veya bulutlu havada dahi UV ışınlarına maruz kalınabildiği için güneş koruyucu kullanımı, şapka ve koruyucu kıyafetlerle desteklenmelidir.

Yaz mevsiminde güneş ışınlarının etkisinin artmasıyla birlikte cilt sağlığı açısından riskler de büyüyor. D vitamini üretimi ve bağışıklık sistemi için önemli olan güneş ışınları, kontrolsüz maruz kalındığında ciltte kalıcı hasarlara yol açabiliyor.

Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, özellikle açık tenli, açık gözlü ve çilli bireylerin güneşin zararlı etkilerine karşı daha hassas olduğunu belirterek, ciltte oluşan yanık, kızarıklık ve su toplamasının yanı sıra kırışıklıklar, lekeler ve cilt kanseri riskinin de arttığına dikkat çekti.

Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında ultraviyole (UV) yoğunluğunun en yüksek seviyeye çıktığını belirterek, bu saatlerde mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyerek, "Güneşe çıkılması gerekiyorsa mutlaka gölgede kalınmalı, geniş kenarlı şapka ve UV korumalı güneş gözlüğü kullanılmalıdır." ifadelerini kullandı.

Güneş koruyucu kullanımının günlük bakım rutininin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Dr. Ağırgöl, koruyucu ürünlerin dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce uygulanmasının önemine dikkat çekti.

"En az SPF 30 koruma faktörüne sahip ürünler tercih edilmeli ve güneş koruyucu yalnızca denize giderken değil, günlük yaşamda da düzenli olarak kullanılmalıdır." dedi.

Güneş koruyucunun tek sefer uygulanmasının gün boyu koruma sağlamadığını belirten Dr. Şenay Ağırgöl, ürünün etkisini sürdürebilmesi için iki saatte bir yeniden uygulanması gerektiğini söyledi.

"Terleme, denize ya da havuza girme ve havluyla kurulanma gibi durumlarda iki saat beklenmeden güneş koruyucu yeniden sürülmelidir." diye konuştu.

Şapka ve koruyucu kıyafetler büyük avantaj sağlıyor

Dr. Ağırgöl, güneşten korunmada yalnızca krem kullanımının yeterli olmadığını belirterek geniş kenarlı şapkalar ile uzun kollu, ince ve mümkünse UV korumalı kıyafetlerin de etkili koruma sağladığını ifade etti.

Özellikle uzun süre açık havada vakit geçiren kişiler için fiziksel koruyucuların büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Gölgede olmak tamamen güvende olduğunuz anlamına gelmiyor

Pek çok kişinin gölgede bulunduğunda güneşten tamamen korunduğunu düşündüğünü belirten Dr. Şenay Ağırgöl, bunun doğru olmadığını söyledi.

"Kum, beton, su ve açık renkli yüzeyler güneş ışınlarını yansıtarak gölgede bulunan kişilerin de UV ışınlarına maruz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle gölgede olsanız bile güneş koruyucu kullanmaya devam etmelisiniz." dedi.

Bulutlu havalarda da güneş etkisini sürdürüyor

Bulutlu ve serin havalarda güneş koruyucu kullanılmasının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Ağırgöl, UV ışınlarının büyük bölümünün bulut tabakasını geçebildiğini ifade etti.

"Hava kapalı veya yağmurlu olsa bile cilt güneş ışınlarından etkilenmeye devam eder. Güneş koruyucu yalnızca güneşli günlerde kullanılacak bir ürün değildir." açıklamasında bulundu.

Su tüketimi cildin direncini artırıyor

Yüksek sıcaklıklarda artan sıvı kaybının cilt sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Dr. Şenay Ağırgöl, gün boyunca düzenli su tüketiminin cildin nem dengesini koruduğunu söyledi.

Özellikle yaz aylarında susamayı beklemeden sık aralıklarla su içilmesi gerektiğini vurguladı.

Güneş koruyucunun yeterli miktarda uygulanmasının en az ürün seçimi kadar önemli olduğunu belirten Dr. Ağırgöl, yüz, boyun ve saçlı deri için yaklaşık bir tatlı kaşığı ya da iki parmak kuralının uygulanmasını önerdi.

"Ense, kulaklar, dudaklar ve ayak üstü gibi güneşe doğrudan maruz kalan bölgeler de ihmal edilmemelidir. Güneşten doğru şekilde korunan ciltte güneş sonrası kızarıklık oluşmaz ve cilt renginde belirgin değişiklik görülmez" ifadelerini kullandı.

Güneş yanığı geçiyor, hasarı yıllarca kalıyor!

 

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme