Görme kaybının sinsi nedeni: Sarı nokta hastalığı
İleri yaşlarda sık görülen sarı nokta hastalığı, erken teşhis edilmediğinde ciddi görme kaybına yol açabiliyor sigara kullanımı ise hastalık riskini yaklaşık iki kat artırıyor.
Haberin Özeti
- • İleri yaşlarda merkezi görme kaybının en önemli nedeni olan sarı nokta hastalığı, erken teşhis edilmezse kalıcı sorunlara yol açabiliyor.
- • Gözün makula bölgesini etkileyen hastalık, okuma ve yüz tanıma gibi işlevleri bozarken, sigara kullanımı riskini iki kat artırıyor.
- • Prof. Dr. Özlem Şahin, 50 yaş üzeri ve ailesinde sarı nokta hastalığı olanların düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesini vurguladı.
Özellikle ileri yaş grubunda görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen sarı nokta hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. Yaşlanan nüfusla birlikte görülme sıklığı giderek artan hastalık, erken dönemde fark edilmediğinde günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilen kalıcı görme sorunlarına yol açabiliyor.
Tıp literatüründe "Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu" olarak adlandırılan sarı nokta hastalığı, gözün retina tabakasında bulunan ve merkezi görmeyi sağlayan makula bölgesinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkıyor. Hastalık ilerledikçe okuma, araç kullanma, yüz tanıma ve ayrıntıları seçme gibi temel işlevlerde önemli güçlükler yaşanabiliyor.
Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, son yıllarda geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada görme düzeyinin korunabildiğini belirterek, “Erken teşhis, sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak ve görmeyi korumak için çok önemlidir. Başlangıç evrelerinde hastalık genellikle belirti vermediği için rutin göz muayeneleriyle erken teşhis edilirse yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli tedavilerle önlemler alınabilmektedir. Bu nedenle özellikle 50 yaş üzerinde olan ve ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa bile düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri son derece önemlidir” dedi.
Sarı nokta hastalığı, gözün arka kısmında bulunan retina tabakasının merkezindeki makula bölgesini etkileyen ilerleyici bir hastalık olarak biliniyor. Makula; okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve ince ayrıntıları seçme gibi merkezi görme işlevlerinden sorumlu oluyor. Bu bölgenin zarar görmesi sonucunda merkezi görmede bulanıklık, şekillerde bozulma veya görme kaybı ortaya çıkabiliyor.
Belirtilerin çoğu zaman tek gözde başladığını belirten Prof. Dr. Özlem Şahin, hastalık her iki gözü etkilediğinde günlük yaşamın ciddi şekilde etkilendiğini ifade ederek, “Bu tabloda hastalar okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve düz çizgileri görme gibi durumlarda güçlük çekmektedir. Hastalık ileri evrede körlüğe varmasa da güvenli yürüyüşü zorlaştırmakta ve düşme riskini artırmaktadır. Ayrıca görme kaybının yarattığı sosyal izolasyon, depresyon ve bağımsız aktivitelerde azalma (yemek yapma, televizyon izleme vb.) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilmektedir” diye konuştu.
Sarı nokta hastalığı kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki farklı grupta değerlendiriliyor. Hastaların büyük bölümünde kuru tip görülüyor. Bu tipte retina altında zamanla biriken drusen adı verilen birikintiler ve hücre kaybı nedeniyle görme yetisi yavaş yavaş azalıyor.
Prof. Dr. Özlem Şahin, “Kuru tipte retina altında zamanla biriken ve drusen adı verilen birikintiler ile buna eşlik eden hücre kaybı sonucunda görme yetisi yavaşça azalmaktadır. İleri evrelerinde de coğrafik atrofi olarak adlandırılan ve retina hücrelerinde belirgin kayıp ve bunun sonucunda görme kalitesinde azalmayla seyreden tablo gelişebilmektedir” ifadelerini kullandı.
Daha az görülen yaş tip sarı nokta hastalığının ise görme kaybından en sık sorumlu form olduğuna dikkat çeken Şahin, “Bu tipte retina altında anormal ve kırılgan yeni damarlar gelişmektedir. Bu damarlar sıvı veya kan sızdırarak makulanın yapısını bozabilmekte ve görmede haftalar, hatta günler içinde belirgin azalmaya neden olabilmektedir. Erken tanı ve zamanında tedavi, yaş tip sarı nokta hastalığında görmenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.
İlerleyen yaş hastalığın en önemli risk faktörü olarak gösterilirken, sigara kullanımı da dikkat çeken riskler arasında yer alıyor. Araştırmalar sigara kullanımının sarı nokta hastalığı riskini yaklaşık iki kat artırdığını ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Özlem Şahin, “Obezite, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük antioksidan alımı gibi faktörlerin de katkıda bulunabileceği düşünülmekle birlikte bunların etkileri konusunda literatürde daha değişken sonuçlar bulunmaktadır” dedi.
Sarı nokta hastalığı erken dönemde çoğu zaman belirti vermiyor. Ancak hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabiliyor. Düz çizgilerin eğri veya dalgalı görünmesi, okuma sırasında harflerin bulanıklaşması, karşıya bakarken silik noktaların oluşması, renkleri ayırt etmede güçlük yaşanması, karanlıkta görmenin zorlaşması, ışığa karşı hassasiyet ve görüntülerde detay kaybı hissedilmesi önemli belirtiler arasında yer alıyor.
Sarı nokta hastalığında detaylı göz muayenesi, retina görüntüleme yöntemleri ve optik koherens tomografi gibi gelişmiş teknolojiler kullanılarak tanı konuluyor. Tedavide amaç ise mevcut görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak oluyor.
Kuru tip hastalarda vitamin ve mineral desteklerinin yanı sıra sağlıklı yaşam alışkanlıkları önem taşırken, yaş tip sarı nokta hastalığında göz içine uygulanan enjeksiyon tedavileri öne çıkıyor.
Prof. Dr. Özlem Şahin, “Enjeksiyon tedavisi sayesinde hastaların görme düzeyleri korunabiliyor, hatta bazı hastalarda görme yeteneğinde iyileşme sağlanabiliyor” dedi.
Hastalığın gelişimini yavaşlatmak için sigaranın bırakılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sağlıklı kilonun korunması, tansiyon ve kolesterolün kontrol altında tutulması önem taşıyor. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler ve omega-3 yönünden zengin beslenme ile güneş gözlüğü kullanımı da retina sağlığının korunmasına katkı sağlıyor.
Bakmadan Geçme
