• Haberler
  • Sağlık
  • Geçmeyen boğaz ağrısı ve boyundaki şişliği hafife almayın

Geçmeyen boğaz ağrısı ve boyundaki şişliği hafife almayın

Prof. Dr. Ömer Bayır, tek taraflı boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve boyunda geçmeyen şişliğin bademcik kanserinin işareti olabileceğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Prof. Dr. Ömer Bayır, tek taraflı boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve boyunda geçmeyen şişliğin bademcik kanseri belirtisi olabileceğini vurguladı.
  • Bademcik kanseri gelişiminde uzun süreli tütün, yoğun alkol kullanımı ve özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonları, önde gelen faktörlerdir.
  • Bu belirtiler iki-üç haftayı aştığında veya büyüyen boyun kitlesi görüldüğünde, erken tanı için ayrıntılı KBB muayenesi şarttır.

Günlük yaşamda sık karşılaşılan boğaz ağrısı ve boyundaki şişlik çoğu zaman enfeksiyonla ilişkilendirilerek önemsenmeyebiliyor. Ancak özellikle tek taraflı ortaya çıkan ve haftalar boyunca devam eden şikâyetlerin altında daha ciddi bir sağlık sorunu bulunabiliyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayır, erişkinlerde geçmeyen boyun şişliği, tek taraflı boğaz ağrısı, yutma güçlüğü veya kulağa vuran ağrının dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Bademcik dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişebilen bademcik kanseri, özellikle orta ve ileri yaşlarda görülüyor. Hastalığın oluşumunda uzun süreli tütün kullanımı ve yoğun alkol tüketimi önemli risk faktörleri arasında bulunurken, son yıllarda Human Papilloma Virüs (HPV) ile ilişkili vakalar da dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Bayır, hastalığın gelişim sürecine ilişkin, “Bademcik kanserinin başlıca iki gelişim yolu vardır: Uzun süreli tütün ve yoğun alkol kullanımına bağlı kanserleşme ile yüksek riskli HPV enfeksiyonuna bağlı kanserleşme. Tütün ve alkol birlikte kullanıldığında risk daha da yükselir” dedi.

HPV'nin özellikle bademcik ve dil kökü kanserleri açısından önem taşıdığını ifade eden Bayır, yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının uzun yıllar kalıcı olması durumunda hücrelerde kontrolsüz çoğalma ve zaman içerisinde kanserleşme gelişebileceğini kaydetti. HPV-16'nın ise bu tümörlerle en güçlü ilişkiye sahip yüksek riskli tiplerden biri olduğunu belirtti.

Bu belirtiler iki-üç haftayı geçiyorsa dikkat

Bademcik kanserinin başlangıç döneminde herhangi bir belirti vermeyebileceğini aktaran Prof. Dr. Ömer Bayır, ortaya çıkan bazı şikâyetlerin de boğaz enfeksiyonuyla karıştırılabileceğine dikkat çekti.

Boynun bir tarafında oluşan ve geçmeyen ağrısız şişlik hastalığın ilk belirtilerinden biri olabiliyor. Bunun yanı sıra tek taraflı ve kalıcı boğaz ağrısı, yutarken ağrı veya takılma hissi, bademcikler arasında belirgin büyüklük farkı, ağız ya da bademcik üzerinde iyileşmeyen yara, kulakta herhangi bir sorun bulunmamasına rağmen tek taraflı kulak ağrısı, ses değişikliği, kanlı tükürük ve nedeni açıklanamayan kilo kaybı da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Bayır, “Bu belirtilerin iki-üç haftayı aşması halinde ‘nasıl olsa enfeksiyondur’ düşüncesiyle beklenmemesi, ayrıntılı bir KBB muayenesiyle nedeninin belirlenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Erişkinlerde büyümeye devam eden veya enfeksiyon bulguları bulunmadan ortaya çıkan boyun kitlesinde iki haftanın dolmasını beklemeden değerlendirme yapılmasının daha doğru olacağını belirten Bayır, nefes darlığı, ciddi yutma güçlüğü veya kanama görülmesi halinde ise acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

Erken dönemde büyük kesi olmadan tedavi mümkün olabiliyor

Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi uygulanacak tedavinin kapsamını da önemli ölçüde etkiliyor. Tümörün küçükken ve çevre dokulara ya da uzak organlara yayılmadan belirlenmesi durumunda daha sınırlı tedavi seçenekleri uygulanabiliyor.

Prof. Dr. Ömer Bayır, “Erken evrede cerrahi veya radyoterapi tek başına yeterli olabilir. Uygun hastalarda tümör, ağız içinden uygulanan transoral lazer ya da robotik cerrahiyle dışarıdan büyük bir kesi yapılmadan çıkarılabilir” dedi.

Gerekli durumlarda boyundaki lenf bezlerinin de temizlenebildiğini aktaran Bayır, ameliyat sonrasında elde edilen patoloji sonuçlarına göre radyoterapi veya kemoradyoterapi uygulanabileceğini belirtti. İleri evrede ise kemoterapi ve radyoterapinin birlikte kullanılabildiğini, tekrarlayan veya yayılmış hastalıklarda immünoterapi ve diğer sistemik tedavilerin gündeme gelebildiğini ifade etti.

Erkeklerde görülme oranı yaklaşık 4 kat fazla

Bademcik kanserinin erkeklerde kadınlara kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ömer Bayır, bu oranın ülkelere ve tümörlerin HPV ile ilişkisine göre değişebildiğini kaydetti.

Erkeklerde oral HPV enfeksiyonunun daha sık görülmesinin bu farkın nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Bayır, geçmiş yıllarda erkeklerde tütün ve yoğun alkol kullanımının daha yüksek olmasının da riski artıran faktörler arasında yer aldığını söyledi.

Geçmeyen boğaz ağrısı ve boyundaki şişliği hafife almayın

Prof. Dr. Bayır, tütün ürünlerinden uzak durmanın ve alkol tüketimini sınırlandırmanın riski azaltabileceğini ancak hastalığın yalnızca sigara kullanan kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı. HPV'nin sigara kullanmayan ve daha genç kişilerde de hastalığın gelişiminde rol oynayabildiğine dikkat çeken Bayır, kişinin yaşı, alışkanlıkları ve HPV ile ilişkili faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme