Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?
Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem sağlığının yalnızca yaşa bağlı olmadığını, doğru hareket ve erken müdahale ile sürecin yavaşlatılabileceğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem sağlığının yaşa bağlı olmadığını; yaşam tarzı, doğru hareket ve erken müdahale ile cerrahiye gerek kalmadan kontrol altına alınabileceğini belirtti.
- • Modern ortopedide, eklemin biyomekaniğini anlamak için radyasyonsuz yürüme ve DİERS gibi postür analiz sistemleri ile hareket sırasındaki sorunlar dinamik olarak tespit ediliyor.
- • Kıkırdak yenilenmesini destekleyen PRP ve hyaluronik asit gibi rejeneratif tedaviler ile fazla kilodan kaçınma, egzersiz ve doğru beslenme eklem sağlığı için kritik öneme sahip.
Eklem sağlığı çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülse de, güncel bilimsel veriler bu sürecin büyük ölçüde yaşam tarzı ve hareket alışkanlıklarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Modern ortopedi yaklaşımında artık yalnızca ağrıyı tedavi etmek değil; eklemin biyomekaniğini anlamak, hareketi analiz etmek ve süreci erken dönemde yönetmek ön plana çıkıyor.
Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, doğru değerlendirme ve kişiye özel planlama ile eklem problemlerinin ilerlemesinin yavaşlatılabileceğini, birçok durumda cerrahiye gerek kalmadan kontrol altına alınabileceğini belirtti.
Doğru hareket eklem ömrünü uzatıyor
Eklem dokularının “biyolojik yaşı”; takvim yaşından çok mekanik yüklenme, inflamasyon düzeyi ve yaşam tarzı ile şekilleniyor. Doç. Dr. Mahmud Aydın, düzenli ve doğru hareket eden eklemlerin, hareketsiz ya da yanlış yüklenen eklemlere kıyasla fonksiyonlarını çok daha uzun süre koruyabildiğini belirterek, “Hareketin bir yaşı yoktur; aksine doğru hareket, eklem sağlığının en güçlü belirleyicisidir” dedi.
Aydın, eklem ağrılarının çoğu zaman yalnızca hissedilen bölgeden kaynaklanmadığını da vurgulayarak, diz ağrısının kalça stabilitesi, ayak basış bozukluğu veya omurga hizalanmasıyla ilişkili olabileceğini ifade etti.
Hareket analizi ve erken müdahale öne çıkıyor
Geleneksel görüntüleme yöntemlerinin önemli bilgiler sunduğunu ancak çoğunlukla statik veriler sağladığını belirten Aydın, birçok ortopedik problemin hareket sırasında ortaya çıktığını söyledi. Radyasyonsuz yürüme ve postür analiz sistemleri sayesinde omurga ve alt ekstremite hizalanmasının dinamik olarak değerlendirilebildiğini kaydetti.
DİERS (Formetric / 4D Motion Lab) sistemi ile yapılan analizlerin, yürüyüş sırasında oluşan yük dağılımı bozukluklarını ve vücudun geliştirdiği telafi mekanizmalarını ortaya koyduğunu belirten Aydın, “Statik görüntülemede fark edilmeyen sorunlar, hareket analizi ile net şekilde ortaya konulabiliyor” ifadelerini kullandı.
Kıkırdak dokusunun kendini yenileme kapasitesinin sınırlı olduğunu ancak günümüzde uygulanan rejeneratif tedavilerle bu sürecin desteklenebildiğini aktaran Aydın, “PRP ve hyaluronik asit gibi eklem içi enjeksiyonlar ile hücresel tedaviler, inflamasyonu azaltarak doku iyileşmesini destekler. Doğru hasta ve doğru zamanda uygulandığında cerrahi ihtiyacı geciktirebilir hatta ortadan kaldırabilir” dedi.
Eklem sağlığında yaşam tarzı değişikliğinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Aydın, fazla kilonun eklemlere binen yükü artırarak kıkırdak yıpranmasını hızlandırdığını, düzenli egzersiz, kas dengesi ve doğru beslenmenin ise süreci olumlu yönde etkilediğini belirtti.
Aydın son olarak, eklem sağlığında yaklaşımın reaktif değil proaktif olması gerektiğini vurgulayarak, ağrı başlamadan önce önlem alınmasının önemine işaret etti.
Bakmadan Geçme
