Çocuklukta kazanılan ağız bakımı, ömür boyu gülüşü şekillendiriyor
Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, bebeklik döneminde kazanılan doğru ağız ve diş bakımı alışkanlıklarının, yaşam boyu sağlıklı diş yapısı ve estetik bir gülüşün temelini oluşturduğunu söyledi.
Haberin Özeti
- • Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, bebeklikten itibaren doğru ağız bakım alışkanlıklarının ömür boyu sağlıklı diş ve estetik bir gülüşün temelini oluşturduğunu belirtti.
- • Demir, özellikle gece emzirmeleri sonrası ağız temizliğinin ve bal/pekmez gibi doğal ürünlerin kontrollü tüketilmesinin çürükleri önleyeceğini vurguladı.
- • Ayrıca Dt. Demir, çene gelişimini korumak için biberon kullanımının 1 yaşından, emzik kullanımının ise 18. ay civarında bırakılmasını önerdi.
Bebeklik döneminde başlayan doğru ağız ve diş bakımı alışkanlıklarının, yalnızca süt dişlerini değil, ilerleyen yaşlarda çene gelişimini, diş dizilimini ve estetik gülüşü de doğrudan etkilediği belirtildi. Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, ilk dişin çıkmasıyla birlikte ağız bakımına başlanmasının ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Sağlıklı ve estetik bir gülüşün temellerinin yaşamın ilk yıllarında atıldığına dikkat çeken Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, çocukluk döneminde edinilen ağız bakım alışkanlıklarının bireyin ilerleyen yaşlardaki ağız ve diş sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Demir, bebeklikten itibaren uygulanacak basit ancak düzenli bakım alışkanlıklarının diş çürüklerinin önlenmesinden çene gelişiminin korunmasına kadar birçok alanda önemli katkı sağladığını belirtti.
Anne sütünün bebek gelişimi için vazgeçilmez bir besin olduğunu vurgulayan Demir, dişlerin sürmeye başlamasıyla birlikte ağız hijyenine de özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle gece emzirmelerinden sonra ağız içinde kalan süt artıklarının çürük oluşumuna neden olabileceğini ifade eden Demir, her emzirme sonrasında bebeğin ağız içinin temizlenmesini önerdi.
Demir, "Anne sütü bebeklerin gelişimi açısından son derece değerlidir. Ancak dişler çıkmaya başladıktan sonra ağız temizliği ihmal edilmemelidir. Emzirme sonrasında bebeğe bir miktar su verilmesi ya da ağız içinin nemli bir gazlı bezle silinmesi gibi basit uygulamalar, çürük oluşumunu önlemede önemli rol oynar." dedi.
Doğal ürünler de çürüğe neden olabiliyor
Ek gıda döneminde sıkça tercih edilen bal, pekmez ve keçiboynuzu özü gibi doğal ürünlerin de şeker içerdiğini belirten Demir, bu nedenle kontrollü tüketilmeleri gerektiğini söyledi. Özellikle uyku öncesinde bu ürünlerle tatlandırılmış emzik veya biberon kullanımının erken çocukluk çağı çürüklerini artırabileceğini dile getirdi.
Demir, "Doğal olması bu ürünlerin tamamen zararsız olduğu anlamına gelmez. İçerdikleri şeker nedeniyle ağız içinde uzun süre kalmaları diş çürüklerine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle özellikle gece kullanımında ailelerin daha dikkatli davranması gerekir." ifadelerini kullandı.
Uzun süreli biberon ve emzik kullanımının yalnızca diş çürüklerini artırmadığını, çene yapısını da olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Demir, biberonun 1 yaşından sonra bırakılmasını, emzik kullanımının ise yaklaşık 18 aylık dönemde sonlandırılmasını önerdi.
Demir, "Biberon ve emzik kullanım süresi uzadıkça çene gelişiminde ve diş diziliminde istenmeyen değişiklikler ortaya çıkabiliyor. İlerleyen yıllarda ortodontik tedavi gerektirebilecek problemlerin önüne geçebilmek için bu sürelere dikkat edilmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu.
İlk dişle birlikte fırçalama alışkanlığı başlamalı
Ağız bakımının tüm süt dişlerinin çıkmasını beklemeden başlatılması gerektiğini belirten Demir, ilk süt dişinin görüldüğü 6 ila 12 aylık dönemden itibaren düzenli diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması gerektiğini söyledi.
Demir, "İlk çıkan dişle birlikte ağız bakımı ve diş fırçalama rutini mutlaka başlatılmalıdır. Yaşa uygun diş fırçası ve çocuk diş hekimlerinin önerdiği diş macunlarıyla yapılan düzenli bakım, çürüklerin önlenmesine katkı sağlar. Erken yaşta kazanılan bu alışkanlık, yaşam boyu ağız ve diş sağlığını olumlu yönde etkiler." dedi.
Tedavi edilmeyen çürüklerin süt dişlerinin erken kaybedilmesine yol açabileceğini belirten Demir, bunun da kalıcı dişlerin diziliminde ciddi sorunlara neden olabileceğini ifade etti. Süt dişlerinin zamanından önce çekilmesiyle çene arkında yer kaybı oluşabileceğini ve bunun ilerleyen dönemlerde çapraşıklık ile kapanış bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Demir, "Süt dişlerinin erken kaybedilmesi yalnızca geçici bir sorun değildir. Kalıcı dişlerin doğru konumda sürmesini engelleyebilir ve ilerleyen yıllarda ortodontik tedavi ihtiyacını artırabilir. Bu nedenle süt dişleri de en az kalıcı dişler kadar özenle korunmalıdır." şeklinde konuştu.
Düzenli kontroller sağlıklı gülüşün temelini oluşturuyor
Çocukların diş hekimiyle tanışması için herhangi bir ağrı ya da şikâyetin beklenmemesi gerektiğini belirten Demir, altı ayda bir yapılacak rutin kontrollerin birçok sorunun erken dönemde tespit edilmesini sağladığını ifade etti.
Demir, "Düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde oluşabilecek problemler büyümeden önlem alınabilir. Erken yaşta başlayan koruyucu uygulamalar, çocukların hem sağlıklı hem de estetik bir gülüşle yetişkinlik dönemine ulaşmasına önemli katkı sağlar." dedi.
Bakmadan Geçme
