Çocukluk deneyimleri kıskançlığı şekillendiriyor

Uzmanlara göre kıskançlık doğuştan gelen bir duygu olsa da çocukluk deneyimleri, özsaygı ve sosyal medya etkisi bu duygunun şiddetini belirliyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Kıskançlık doğuştan gelen ve her insanda görülebilen doğal bir duygu olsa da yoğunluğu arttığında ilişkileri olumsuz etkileyebiliyor.
  • Uzmanlara göre çocukluk deneyimleri, özsaygı, güvensizlik ve sosyal medya kıskançlığın şiddetini belirleyen temel faktörler arasında yer alıyor.
  • Doğru yönetildiğinde kıskançlık, kişisel gelişim ve motivasyon kaynağına dönüşebilirken, kontrol edilemediğinde psikolojik destek gerektirebiliyor.

26 Nisan Dünya Kıskançlık Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, kıskançlığın psikolojik temellerine ve doğru yönetildiğinde nasıl sağlıklı bir duyguya dönüşebileceğine dikkat çekti.

Kıskançlığın insan doğasının bir parçası olduğunu belirten Aydın, bu duygunun tamamen olumsuz olmadığını ifade ederek, “Kıskançlık, kişinin değer verdiği bir ilişkiyi ya da sahip olmak istediği bir şeyi kaybetme ihtimali karşısında ortaya çıkan doğal bir tepkidir. Her insanda görülebilir ve temelde normal bir duygudur.” dedi.

Ancak bu duygunun yoğunlaşmasının ilişkiler üzerinde yıpratıcı etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Aydın, “Özellikle belirsizlik, güvensizlik ve özsaygı düşüklüğü gibi durumlar kıskançlığı artıran önemli faktörlerdir.” ifadelerini kullandı. Günümüzde sosyal medyanın da kıskançlık duygusunu tetiklediğini belirten Aydın, insanların başkalarının hayatlarını idealize ederek kendileriyle kıyaslama eğilimine girdiğini söyledi.

Kıskançlığın kökeninde çocukluk deneyimlerinin önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Aydın, erken dönem ilişkilerin bireyin duygusal tepkilerini şekillendirdiğini belirtti. “Güvenli bağlanma geliştiren bireyler ilişkilerde daha az tehdit algılarken, güvensiz bağlanma yaşayan bireyler ilerleyen yaşamda daha yoğun kıskançlık hissedebilir.” dedi.

Kıskançlığın çoğu zaman dolaylı davranışlarla ortaya çıktığını dile getiren Aydın, bu durumun fark edilmesini zorlaştırdığını belirterek, başkalarının başarılarını küçümsemek, alaycı yorumlar yapmak ya da aşırı kontrolcü davranışlar sergilemek gibi davranışların kıskançlığın dolaylı göstergeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Çocukluk deneyimleri kıskançlığı şekillendiriyor

Duygunun kontrol altına alınamaması durumunda psikolojik destek alınması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Kıskançlık, süreklilik kazandığında ve ilişkileri zedeleyecek boyuta ulaştığında artık işlevsel olmaktan çıkar ve profesyonel destek gerektirebilir.” dedi.

Kıskançlığın doğru yönetildiğinde kişisel gelişim için bir fırsata dönüşebileceğini ifade eden Aydın, “Kıskançlık çoğu zaman bize aslında neyi arzuladığımızı gösterir. Bu duyguyu doğru analiz edebilirsek, gelişim ve motivasyon kaynağı haline getirebiliriz.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme