• Haberler
  • Sağlık
  • Çocuklarda bu belirtiler besin alerjisinin işareti olabilir

Çocuklarda bu belirtiler besin alerjisinin işareti olabilir

Liv Hospital Vadi İstanbul Çocuk Alerji Hastalıkları ve İmmünolojisi Uzmanı Doç. Dr. Pınar Gökmirza, çocuklarda besin tüketimi sonrası gelişen kurdeşen, şişme, kusma, öksürük ve nefes güçlüğünde klinik öykünün değerlendirilerek doğru tanı konulmasının önem taşıdığını belirtti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Çocuklarda besin alerjisi kurdeşen, şişme, kusma, öksürük ve nefes güçlüğü gibi belirtilerle ortaya çıkabilir; bazı reaksiyonlar ise daha geç görülebilir.
  • • Liv Hospital'dan Doç. Dr. Pınar Gökmirza, doğru tanı için klinik öykünün önemini, kan/deri testlerinin tek başına kesin alerji tanısı koydurmadığını belirtti.
  • • Doç. Dr. Pınar Gökmirza, yanlış değerlendirme sonucu temel gıdaların gereksiz çıkarılmasının çocukların büyüme ve gelişimini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.

Çocuklarda bazı besinlerin tüketilmesinden sonra ortaya çıkan deri, solunum veya sindirim sistemi şikâyetleri besin alerjisiyle ilişkili olabiliyor. Ancak yalnızca kan veya deri testinde pozitif sonuç görülmesi, çocuğun kesin olarak o besine alerjisi bulunduğunu göstermeyebiliyor.

Liv Hospital Vadi İstanbul Çocuk Alerji Hastalıkları ve İmmünolojisi Uzmanı Doç. Dr. Pınar Gökmirza, doğru tanı için çocuğun hangi besini ne kadar tükettiğinin, belirtilerin ne zaman başladığının ve daha önce benzer bir durum yaşayıp yaşamadığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Belirtiler hemen ortaya çıkmayabilir

Besin alerjisinin çocuklarda farklı şekillerde görülebileceğini belirten Doç. Dr. Gökmirza, bazı reaksiyonların besin tüketiminin ardından kısa sürede başladığını ifade etti.

Gökmirza, “Bir besinin tüketilmesinden sonra kısa süre içinde gelişen kurdeşen, dudaklarda veya göz çevresinde şişme, kusma, öksürük, hırıltı ya da nefes almada güçlük gibi belirtiler besin alerjisini düşündürebilir” dedi.

Bazı alerji türlerinde ise belirtilerin daha geç ortaya çıkabildiğini kaydeden Gökmirza, kanlı ve mukuslu dışkı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi sorunları ile egzama gibi deri bulgularının görülebileceğini aktardı.

Doğru tanıda belirtilerin hangi besinin ardından başladığının ve ortaya çıkış süresinin ayrıntılı şekilde incelenmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Her pozitif test besin alerjisi anlamına gelmiyor

Besin alerjisinin belirlenmesinde en önemli aşamalardan birinin çocuğun ayrıntılı klinik öyküsünün alınması olduğunu ifade eden Gökmirza, tanının yalnızca laboratuvar sonuçlarına göre konulmaması gerektiğini söyledi.

Hangi besinin ne miktarda tüketildiği, belirtilerin ne kadar süre sonra başladığı, şikâyetlerin nasıl ilerlediği ve daha önce benzer reaksiyonların yaşanıp yaşanmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gökmirza, gerekli durumlarda deri ve kan testlerinin yanı sıra moleküler testler ve besin yükleme testlerinden yararlanılabileceğini aktardı.

Gökmirza, “Kan ve deri testleri tanıda bize yardımcı olan çok değerli araçlardır. Ancak tek başlarına besin alerjisi tanısı koydurmazlar. Bir besine karşı duyarlılık saptanması, çocuğun o besini tükettiğinde mutlaka alerjik reaksiyon yaşayacağı anlamına gelmeyebilir” ifadelerini kullandı.

Gereksiz kısıtlamalar gelişimi etkileyebilir

Doç. Dr. Gökmirza, yanlış değerlendirmeler sonucunda çocukların beslenmesinden temel gıdaların gereksiz yere çıkarılmasının da sorun oluşturabileceğine dikkat çekti.

Süt, yumurta ve buğday gibi temel besinlerin herhangi bir gereklilik bulunmadan uzun süre diyetten çıkarılmasının dengeli beslenmeyi zorlaştırabileceğini belirten Gökmirza, bunun çocukların büyüme ve gelişim sürecini etkileyebileceğini söyledi.

Çocuklarda bu belirtiler besin alerjisinin işareti olabilir

Besin alerjisi şüphesi nedeniyle çok sayıda gıdanın hem çocuğun hem de emziren annenin beslenmesinden gelişigüzel çıkarılmaması gerektiğini vurgulayan Gökmirza, “Korkuyla çok sayıda besini çocuğun ve emziren annenin hayatından çıkarmak yerine öncelikle doğru tanının konulması gerekir” dedi.

Her çocuğun besinlere verdiği tepkinin farklı olduğunu belirten Gökmirza, gerçek risklerin belirlenerek çocuğun mümkün olduğunca normal, dengeli ve yaşına uygun beslenmesini sürdürebileceği kişiye özel bir takip planı oluşturulmasının önem taşıdığını kaydetti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme