• Haberler
  • Sağlık
  • Çocuğunuza bu sözleri söylemeyin! Kekemeliği artırmasa da baskı oluşturabilir

Çocuğunuza bu sözleri söylemeyin! Kekemeliği artırmasa da baskı oluşturabilir

Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, 22 Ekim Dünya Kekemelik Günü'nde aileleri, çocuklarda konuşma baskısını artıran uyarılara karşı uyardı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, 22 Ekim Dünya Kekemelik Günü'nde aileleri, "Yavaş konuş" gibi ifadelerin çocuklarda konuşma baskısını artırdığı konusunda uyardı.
  • • Çocuğun konuşmasını sürekli düzeltmek veya takıldığı kelimeyi tamamlamak yerine, ailelerin sözünü kesmeden dinlemesi ve mesajına odaklanması önerildi.
  • • Kekemeliğin korku veya travmadan değil, genetik yatkınlık ve nörolojik gelişim gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığı belirtildi.

Çocuklarda genellikle 2-5 yaş arasında başlayan kekemelik, konuşma güçlüğünün yanı sıra özgüven ve sosyal ilişkileri de etkileyebiliyor. Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, ailelerin iyi niyetle söylediği “Yavaş konuş” ve “Önce nefes al” gibi ifadelerin çocuk üzerinde baskı oluşturabileceği konusunda uyardı.

Çocukların konuşurken kelimeleri tekrarlaması, sesleri uzatması veya cümlelerini tamamlamakta zorlanması, ailelerde endişeye neden olabiliyor. Özellikle okul öncesi dönemde ortaya çıkan kekemelik, bazı çocuklarda zamanla kendiliğinden düzelirken bazılarında ilerleyen yaşlarda da devam edebiliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, 22 Ekim Dünya Kekemelik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kekemeliğin nedenleri ve çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiği hakkında bilgi verdi.

Kekemeliğin yalnızca konuşma sırasında yaşanan takılmalardan ibaret olmadığını belirten Tahmincioğlu, bu durumun bireyin kendisini ifade etme isteğini, özgüvenini ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğini söyledi.

Çocuğun konuşmasını sürekli düzeltmek baskıyı artırabiliyor

Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, kekemelik yaşayan çocuklarla iletişim kurarken ailelerin kullandığı bazı ifadelerin beklenenin aksine olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Çocuğun konuşurken takıldığı kelimeyi tamamlamak, daha hızlı konuşmasını istemek veya sürekli düzeltmeler yapmak, konuşma sırasında hissettiği baskıyı artırabiliyor.

Tahmincioğlu, özellikle “Yavaş konuş”, “Önce nefes al”, “Düşünerek konuş” ve “Dur, tekrar söyle” gibi uyarıların iyi niyetle yapılsa bile çocuğun konuşmasına gereğinden fazla odaklanmasına neden olabileceğini ifade etti.

Bu yaklaşımın yerine çocuğun sözünü kesmeden dinlenmesi gerektiğini anlatan Tahmincioğlu, “Çocuğun konuşmasını sürekli düzeltmek, takıldığı sözcükleri tamamlamak, konuşmasını hızlandırmaya çalışmak veya ona tekrar tekrar nasıl konuşması gerektiğini söylemek, iletişim üzerindeki baskıyı artırabilir.” dedi.

Ailelerin çocuğun kelimeleri nasıl söylediğine değil, anlatmak istediği konuya odaklanması gerektiğini belirten Tahmincioğlu, konuşmasını tamamlaması için yeterli zaman tanınmasını önerdi.

Kekemelik korku veya travmadan mı kaynaklanıyor?

Kekemelik hakkında toplumda yaygın olan inanışlardan biri, sorunun korku, stres veya psikolojik travma sonucunda ortaya çıktığı düşüncesi.

Anuş Tahmincioğlu, gelişimsel kekemeliğin yalnızca psikolojik nedenlerle açıklanamayacağını belirterek genetik yatkınlık ve nörolojik gelişimin de bu süreçte rol oynadığını söyledi.

Tahmincioğlu, “Günümüzde kekemelik; genetik yatkınlık, nörolojik gelişim ve konuşmanın motor kontrolüyle ilişkili etkenlerin bir arada rol oynadığı, çok faktörlü bir nörogelişimsel bozukluk olarak değerlendirilir.” ifadelerini kullandı.

Kekemeliğin genellikle dil ve konuşma becerilerinin hızla geliştiği 2-5 yaş arasında başladığını anlatan Tahmincioğlu, bazı çocuklarda belirtilerin okul döneminde fark edilebildiğini belirtti.

Psikolojik etkenlerin kekemeliğin ortaya çıkışında tek başına neden olarak gösterilemeyeceğini ancak kişinin yaşadığı kaygının konuşma deneyimini etkileyebileceğini ifade etti.

Özellikle uzun süre kekemelik yaşayan çocukların sınıfta söz almaktan çekinebileceğini, arkadaşlarıyla iletişim kurarken kaygı duyabileceğini ve bazı sosyal ortamlardan uzaklaşabileceğini anlattı.

Kekemeliğin kendiliğinden geçmesi beklenmeli mi?

Çocukluk döneminde başlayan kekemelik bazı bireylerde ilk aylarda veya yıllarda kendiliğinden ortadan kalkabiliyor. Ancak hangi çocukta kalıcı olacağını önceden kesin biçimde belirlemek mümkün olmuyor.

Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, bu nedenle ailelerin belirtileri fark ettiklerinde uzun süre beklemek yerine değerlendirme için başvurmalarını önerdi.

Kekemeliğin ne kadar süredir devam ettiği, ailede benzer bir öykünün bulunup bulunmadığı, çocuğun yaşı ve eşlik eden diğer dil ve konuşma güçlükleri değerlendirme sırasında ele alınıyor.

Çocuğun konuşurken zorlanmasına verdiği duygusal tepkiler de sürecin belirlenmesinde rol oynuyor.

Tahmincioğlu, “Ancak hangi çocukta kendiliğinden düzelme gerçekleşeceğini kesin olarak öngörmek mümkün değildir.” diyerek erken değerlendirmenin gerekliliğini vurguladı.

Yetişkinlikte aniden başlayan konuşma bozukluklarına dikkat

Kekemelik çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıksa da bazı bireylerde yetişkinlikte de konuşma akıcılığı sorunları görülebiliyor.

Anuş Tahmincioğlu, çocuklukta yaşanan ve zamanla azalan kekemeliğin bazı kişilerde ilerleyen yıllarda yeniden belirginleşebileceğini ifade etti.

Yetişkinlik döneminde aniden ortaya çıkan kekemeliğin ise farklı sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğini belirtti.

Kafa travması, inme, bazı nörolojik hastalıklar, beyin tümörleri, cerrahi girişimler ve bazı ilaçların etkileri sonucunda edinilmiş kekemelik gelişebiliyor.

Tahmincioğlu, özellikle yetişkinlikte aniden başlayan konuşma akıcılığı sorunlarının nedeninin ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini söyledi. Ani konuşma değişikliklerine yüz kayması veya kol güçsüzlüğü gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil sağlık değerlendirmesi gerekiyor.

Çocuk kekemeliğinden utanmamalı

Kekemelik yaşayan çocukların konuşma güçlüklerinin aile içinde tamamen görmezden gelinmesi de her zaman doğru bir yaklaşım olmayabiliyor.

Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocuk kendi konuşmasındaki farklılığın farkındaysa veya bu nedenle üzülüyorsa duygularının anlayışla karşılanması gerektiğini belirtti.

Kekemeliğin utanılacak ya da gizlenmesi gereken bir durum olmadığının çocuğa yaşına uygun ifadelerle anlatılabileceğini söyledi.

Çocuğunuza bu sözleri söylemeyin! Kekemeliği artırmasa da baskı oluşturabilir

Konuşurken zaman zaman zorlanmanın çocuğun düşüncelerini veya söylemek istediklerini değersiz hale getirmediğini vurgulayan Tahmincioğlu, ailelerin destekleyici bir iletişim ortamı oluşturmasının çocuğun kendisini ifade etmesini kolaylaştırabileceğini anlattı.

Kekemelik yaşayan çocukların iletişimden uzaklaşmaması, okulda ve sosyal çevrelerinde kendilerini rahatça ifade edebilmesi için aile katılımı ve bireyselleştirilmiş terapi sürecinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Tahmincioğlu, “En temel hedef, bireyin yalnızca daha akıcı konuşmasını sağlamak değil, kekemelik yaşasa da düşüncelerini özgürce ifade edebilmesini, iletişimden kaçınmadan sosyal yaşama katılabilmesini ve kendisini etkili bir iletişimci olarak görebilmesini desteklemektir.” sözleriyle ailelerin çocuklarına yaklaşımında konuşma akıcılığı kadar iletişim özgürlüğünü de gözetmesi gerektiğini belirtti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme