Bu 4 belirti varsa astım kapınızı çalıyor olabilir
Tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüs baskısı ve inatçı öksürük gibi belirtiler astımın erken sinyalleri olabilir ihmal edilmeden değerlendirilmesi gerekiyor.
Haberin Özeti
- • Astım; nefes darlığı, hırıltı, göğüs baskısı ve inatçı öksürük gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık.
- • Polen, toz, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi faktörler astım ataklarını tetikleyebiliyor.
- • Düzenli tedavi, doğru ilaç kullanımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla astım kontrol altına alınabiliyor.
Astım, akciğer içindeki hava yollarının daralmasına yol açan ve ataklarla seyreden kronik bir solunum yolu hastalığı olarak her yaş grubunda görülebiliyor. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen hastalık, doğru tanı ve düzenli tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor.
Memorial Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. A. Füsun Ülger, Dünya Astım Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, astımın ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Ülger, "Astım, doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilir" dedi.
Astımın erken dönemde fark edilmesi, hastalığın kontrolü açısından kritik önem taşıyor. Prof. Dr. Ülger’e göre şu belirtiler astımın en yaygın işaretleri arasında yer alıyor:
- Tekrarlayan nefes darlığı
- Nefes alıp verirken hırıltı veya ıslık sesi
- Göğüste baskı hissi
- İnatçı öksürük
Bu şikâyetlerin özellikle egzersiz sonrası, soğuk havada ya da belirli tetikleyicilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Ülger, "Her öksürük basit bir durum olmayabilir, tekrarlayan solunum yakınmaları mutlaka değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.
Atakları tetikleyen birçok faktör var
Astım ataklarının oluşumunda hem bireysel hem çevresel etkenler rol oynuyor. Genetik yatkınlık, obezite ve cinsiyet bireysel risk faktörleri arasında yer alırken; polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı, hava kirliliği ve bazı ilaçlar çevresel riskler arasında bulunuyor.
Özellikle mevsim geçişlerinde ve hava kirliliğinin arttığı dönemlerde belirtilerin şiddetlenebileceğini belirten Ülger, bu süreçte hastaların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Astımın kontrol altında tutulmasında en önemli faktörlerden biri tedaviye uyum. Ancak sigara kullanımı, obezite ve ilaçların yanlış teknikle kullanılması hastalığın kontrolünü zorlaştırıyor.
Prof. Dr. Ülger, "Sık sık nefes açıcı ilaçlara ihtiyaç duyulması, astımın iyi yönetilmediğinin önemli bir göstergesidir" diyerek düzenli tedavi ve doktor takibinin önemine dikkat çekti.
Tedavide hedef: atakları önlemek
Astım tedavisinde amaç yalnızca kriz anlarını geçirmek değil, atakların oluşmasını engellemek. Bu doğrultuda kontrol edici ve rahatlatıcı ilaçlar birlikte kullanılıyor.
İnhale kortikosteroidler ve kombine tedaviler hastalığın temel tedavisini oluştururken, hızlı etkili ilaçlar ani semptomlarda rahatlama sağlıyor. Ancak sadece bu ilaçlara bağlı kalınması yeterli görülmüyor.
Yaşam tarzı tedavinin bir parçası
Astım yönetiminde ilaç kadar yaşam alışkanlıkları da belirleyici rol oynuyor. Ev içi alerjenlerin azaltılması, düzenli temizlik yapılması ve sigara dumanından uzak durulması öneriliyor. Ayrıca yoğun kimyasal içeren temizlik ürünlerinden kaçınılması, hassas hava yollarının korunmasına katkı sağlıyor.
Prof. Dr. Ülger açıklamalarına, “Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme, astımın kontrolüne olumlu katkı sunuyor. Yüzme, yoga ve bisiklet gibi aktiviteler önerilirken, egzersiz planının mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekiyor” İfadeleriyle son verdi.
