Bebeklerde bu belirtiler kalp deliğinin habercisi olabilir

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, bebeklerde hızlı nefes alma, emerken terleme, çabuk yorulma ve yeterince kilo alamama gibi belirtilerin doğumsal kalp hastalığı VSD ile ilişkili olabileceğini belirtti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, bebeklerde hızlı nefes alma, emerken terleme, çabuk yorulma ve kilo alamama gibi belirtilerin doğumsal kalp deliği (VSD) işareti olabileceğini belirtti.
  • • Küçük kalp deliklerinin zamanla kendiliğinden kapanabildiğini ifade eden Tanıdır, büyük açıklıkların ise kalbin çalışma yükünü artırarak ciddi dolaşım sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
  • • Prof. Dr. Tanıdır, erken teşhis ve düzenli çocuk kardiyolojisi kontrollerinin olası komplikasyonların önlenmesi ve uygun tedavinin belirlenmesi açısından gerekli olduğunu vurguladı.

Bebeklerde beslenme sırasında yaşanan güçlükler ve kilo alımının yetersiz olması, bazı durumlarda doğumsal kalp hastalıklarından kaynaklanabiliyor. Halk arasında kalp deliği olarak bilinen ventriküler septal defekt (VSD), kalbin alt iki odacığını birbirinden ayıran duvarda açıklık bulunmasıyla ortaya çıkıyor.

Çocukluk çağında sık görülen doğumsal kalp hastalıklarından biri olan VSD, bazı çocuklarda herhangi bir şikâyete neden olmazken büyük açıklıklarda kalbin çalışma yükünü artırabiliyor.

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, hastalığın belirtilerinin kalpteki açıklığın büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye ve kan dolaşımını ne ölçüde etkilediğine göre değişebildiğini belirtti.

Bebeklerde beslenme güçlüğü ve terlemeye dikkat

Kalbin sağ ve sol karıncıkları arasında bulunan duvar, normal koşullarda iki odacık arasındaki kan geçişini engelliyor. VSD bulunan çocuklarda ise sol karıncıktaki oksijen bakımından zengin kanın bir bölümü açıklıktan sağ karıncığa geçebiliyor.

Bu durum özellikle büyük açıklıklarda akciğerlere normalden fazla kan gitmesine ve kalbin daha fazla çalışmasına neden olabiliyor.

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, büyük VSD'lerin belirtilerinin doğumdan sonraki ilk aylarda belirginleşebildiğini ifade etti.

Bebeklerde hızlı nefes alma, emzirme sırasında sık sık dinlenme ihtiyacı duyma, beslenirken aşırı terleme, huzursuzluk ve beklenen kilo artışının sağlanamaması hastalığın belirtileri arasında bulunuyor.

Tanıdır, özellikle beslenme sırasında çabuk yorulan ve yeterince kilo alamayan bebeklerin çocuk kardiyolojisi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kalp deliği bazen yalnızca üfürümle fark ediliyor

VSD bulunan her çocukta belirgin şikâyetler görülmeyebiliyor. Küçük açıklıklar, kalbin çalışmasını önemli ölçüde etkilemediğinde çocuklar günlük yaşamlarını herhangi bir belirti olmadan sürdürebiliyor.

Bu tür vakalarda kalpteki açıklık, rutin sağlık kontrollerinde duyulan üfürüm nedeniyle yapılan incelemeler sırasında tespit edilebiliyor.

Daha büyük çocuklarda ise fiziksel aktiviteler sırasında çabuk yorulma, nefes darlığı ve büyüme geriliği görülebiliyor.

Prof. Dr. Tanıdır, belirtilerin bulunmamasının kalpteki açıklığın büyüklüğünü kesin olarak göstermediğini, değerlendirmede kalbin yapısının ve kan akışının incelenmesi gerektiğini belirtti.

Tanıda kalp ultrasonu kullanılıyor

VSD şüphesi bulunan çocuklarda ilk değerlendirme fizik muayeneyle yapılıyor. Kalbin dinlenmesi sırasında duyulan üfürüm, ileri inceleme yapılmasını gerektirebiliyor.

Tanıda kullanılan temel yöntemlerden biri ekokardiyografi olarak bilinen kalp ultrasonu. Bu incelemeyle açıklığın büyüklüğü ve konumu, kanın hangi yönde geçtiği ve kalp odacıklarının durumuna ilişkin bilgi elde ediliyor.

Gerekli görülen hastalarda elektrokardiyografi, akciğer grafisi ve diğer görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabiliyor.

Küçük kalp delikleri kendiliğinden kapanabilir

VSD tanısı alan her çocuğun ameliyat olması gerekmiyor. Küçük açıklıkların önemli bir bölümü çocuk büyüdükçe kendiliğinden kapanabiliyor.

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, tedavi kararının açıklığın büyüklüğüne ve kalp dolaşımına etkilerine göre verildiğini belirtti.

Bebeklerde bu belirtiler kalp deliğinin habercisi olabilir

Küçük ve kalbin çalışmasını etkilemeyen açıklıklarda düzenli kardiyoloji kontrolleri yeterli olabiliyor. Büyük açıklıklarda ise kalp yetersizliğine bağlı belirtileri kontrol altına almak amacıyla ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Ancak kullanılan ilaçlar kalpteki deliği doğrudan kapatmıyor.

Açıklığın kapatılması gereken durumlarda cerrahi müdahale veya uygun hastalarda kateter yöntemi tercih edilebiliyor.

Tedavide gecikme kalp ve akciğerleri etkileyebilir

Büyük VSD'lerin zamanında tedavi edilmemesi, akciğer damarlarında basınç artışına ve kalp odacıklarında genişlemeye neden olabiliyor. Bu nedenle hastalığın erken teşhis edilmesi ve uygun tedavi zamanının belirlenmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Tanıdır, hızlı solunum, beslenme güçlüğü ve kilo alamama gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek çocuk kardiyolojisi kontrollerinin önemini vurguladı.

Düzenli takip sayesinde kalpteki açıklığın zaman içindeki değişimi izlenebiliyor, kendiliğinden kapanma olasılığı değerlendirilebiliyor ve müdahale gerektiren çocuklar için uygun tedavi planlanabiliyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme