• Haberler
  • Sağlık
  • Bebeğinizin kulağındaki şekil bozukluğunda ilk haftaları kaçırmayın

Bebeğinizin kulağındaki şekil bozukluğunda ilk haftaları kaçırmayın

Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, bebeklerde doğuştan görülen bazı kulak şekil bozukluklarının ilk haftalarda uygulanan yöntemle ameliyatsız ve ağrısız şekilde düzeltilebildiğini belirterek aileleri erken değerlendirme konusunda uyardı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Bebeklerde doğuştan görülen kulak şekil bozuklukları, doğum sonrası ilk haftalarda uygulanan ameliyatsız yöntemlerle ağrısızca düzeltilebiliyor.
  • Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, anneden geçen hormonlar sayesinde kıkırdağın esnek olduğu bu ilk 1-2 haftalık dönemin kritik olduğunu belirtiyor.
  • "Büyüdükçe düzelir" düşüncesiyle beklemek, ameliyatsız tedavi fırsatını kaçırarak ileriki yaşlarda estetik ve psikolojik sorunlara yol açabilir.

Bebeklerde doğuştan görülen kulak şekil bozuklukları yalnızca görünümü ilgilendiren estetik bir sorun olmayabiliyor. İlerleyen yaşlarda gözlük ve kulaklık kullanımını güçleştirebilen belirgin farklılıklar, okul döneminde akran zorbalığı ve özgüven sorunlarına da yol açabiliyor. Bazı doğumsal kulak anomalilerine ise işitme problemleri eşlik edebiliyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, doğumdan hemen sonra fark edilen kulak şekil farklılıklarında “Nasıl olsa büyüdükçe düzelir” düşüncesiyle uzun süre beklenmemesi gerektiğini belirtti.

İlk haftalar tedavide büyük önem taşıyor

Bebeklerde kulak kıkırdağının doğumdan sonraki ilk gün ve haftalarda oldukça esnek olduğunu belirten Dr. Reyhan Tamer, bu dönemin bazı şekil bozukluklarının ameliyatsız yöntemle düzeltilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Dr. Tamer, “Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde haftalarca beklenmemeli. Çünkü beklerken ameliyatsız tedavi için en değerli dönem kaybedilebilir” dedi.

Doğuştan kulak şekil bozuklukları, bebeğin dış kulağının doğumdan itibaren normal anatomik görünümden farklı olmasıyla ortaya çıkıyor ve yaklaşık her 5 çocuktan birinde görülebiliyor. Hafif şekil farklılıkları ise yenidoğan dönemindeki ilk muayenelerde fark edilmeyebiliyor.

Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümünün öne veya aşağı katlanması, kulak kenarındaki kıvrımların düzensizliği, üst kısımda fazladan kıkırdak kıvrımı bulunması, kulak çanağının farklı biçimlenmesi veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi sık karşılaşılan şekil farklılıkları arasında bulunuyor.

“Büyüdükçe düzelir” diyerek beklemek fırsatı azaltabilir

Ameliyatsız kulak şekillendirme yönteminde en uygun dönem doğumdan sonraki ilk günler ve haftalar, özellikle de ilk 1-2 hafta olarak öne çıkıyor. Yenidoğan döneminde anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle bebeğin kulak kıkırdağı daha yumuşak ve şekillendirilebilir durumda bulunuyor. Zaman ilerledikçe hormonun etkisi azalıyor ve kıkırdak giderek sertleşiyor.

Bazı hafif şekil bozukluklarının zaman içerisinde kendiliğinden düzelebileceğini ancak hangilerinin kalıcı olacağının önceden kesin olarak bilinemediğini belirten Dr. Tamer, “Ailelerin ‘Biraz bekleyelim, büyüdükçe düzelir’ yaklaşımıyla hareket etmesini önermiyoruz. Ne kadar erken değerlendirme yapılırsa ameliyatsız tedaviden yararlanma olasılığı o kadar artar” ifadelerini kullandı.

Tedaviye geç başlanmasının uygulama süresini uzatabileceğini ve alınabilecek sonucu azaltabileceğini kaydeden Dr. Tamer, iki aydan sonra tedavi şansının tamamen ortadan kalktığının söylenemeyeceğini ancak yaş ilerledikçe yöntemin etkinliğinin genel olarak azaldığını ifade etti.

Her kulak şekil bozukluğu işitme kaybı anlamına gelmiyor

Yalnızca dış kulağın şeklini etkileyen birçok durumda bebeğin işitmesi normal olabiliyor. Ancak dış kulak yolunun gelişmediği veya dar olduğu, kulağın bazı yapılarının eksik geliştiği daha kapsamlı doğumsal anomalilerde işitme sorunları da görülebiliyor.

Dr. Tamer, bu nedenle belirgin doğumsal kulak farklılığı bulunan bebeklerde yenidoğan işitme taramasının ihmal edilmemesi, gerekli görülmesi halinde daha ayrıntılı odyolojik değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Kulaktaki belirgin şekil farklılıklarının etkileri ilerleyen yaşlarda psikolojik ve sosyal boyuta da ulaşabiliyor. Çocuklar okul döneminde kulaklarının görünümü nedeniyle alay edilme, lakap takılma veya akran zorbalığıyla karşı karşıya kalabiliyor.

Dr. Reyhan Tamer, “Çocuklarda özgüven sorunları ve sosyal ortamlardan kaçınma görülebiliyor. Bazı çocuklar kulaklarını sürekli saçlarıyla kapatmaya çalışıyor, fotoğraf çektirmek istemeyebiliyor. Gözlük ve kulaklık kullanımını da güçleştirebiliyor. Bu nedenle doğuştan kulak şekil bozuklukları sadece estetik açıdan değerlendirilmemeli; çocuğun psikososyal gelişimi de göz önünde bulundurulmalıdır” dedi.

Kesi yok, dikiş yok, ağrı yok

Kulak kıkırdağı ve deri dokusunun mevcut olduğu ancak kulağın biçiminde bozukluk bulunan uygun bebeklerde yenidoğan döneminde ameliyatsız kulak şekillendirme yöntemi uygulanabiliyor.

Dr. Tamer, yöntemde yenidoğanın kulağına uygun küçük ve hafif bir şekillendirme sistemi kullanıldığını belirterek, kulağın gerekli anatomik noktalarına yerleştirilen parçaların kıvrımları doğru pozisyonda tuttuğunu ve kıkırdağın zaman içerisinde hedeflenen şekle uyum sağlamasının amaçlandığını anlattı.

Uygulamada herhangi bir kesi veya dikiş yapılmadığını ve işlemin ağrıya neden olmadığını belirten Dr. Tamer, “Amaç kulağı zorla bükmek veya kıkırdağa zarar vermek değil; doğal kıvrımları doğru pozisyonda tutmaktır. Tedavi bebeğin kulak yapısına göre hekim tarafından planlanır” diye konuştu.

Uygulama yaklaşık yarım saat sürüyor

Kulak şekillendirme aparatının uygulanması yaklaşık yarım saat sürerken, tedavinin toplam süresi şekil bozukluğunun türüne göre birkaç haftayı bulabiliyor. Erken dönemde başlanan tedavilerde bu süre daha kısa olabiliyor.

Uygun bebeklerde başarı oranının yüzde 90’a ulaşabileceğini belirten Dr. Tamer, elde edilecek sonucun şekil bozukluğunun türüne, bebeğin tedaviye başlama yaşına ve uygulamanın düzenli şekilde sürdürülmesine bağlı olduğunu kaydetti.

Ameliyatsız yöntem; belirgin kepçe kulak görünümü, kulağın üst bölümündeki katlanmalar, kulak kenarındaki bazı kıvrım bozuklukları ve uygun daralmış kulak deformitelerinde kullanılabiliyor. Ancak kulak dokusunun önemli ölçüde eksik olduğu yapısal anomalilerde aynı sonuç alınamayabiliyor.

Bebeğinizin kulağındaki şekil bozukluğunda ilk haftaları kaçırmayın

Bu nedenle bebeğin kulak yapısının yönteme uygun olup olmadığına yapılacak değerlendirme sonrasında karar verilmesi gerekiyor.

Tedavi süresince aparatın bulunduğu bölgenin temiz ve kuru tutulması, sistemin aile tarafından çıkarılmaması ve yerinin değiştirilmemesi gerekiyor. Ciltte belirgin kızarıklık, yara, tahriş, şişlik veya akıntı görülmesi halinde ise hekime başvurulması önem taşıyor.

Aileleri evde gelişigüzel yöntemler uygulamamaları konusunda uyaran Dr. Reyhan Tamer, “Aileler kulağı bastırarak veya farklı materyaller kullanarak kendileri şekil vermeye çalışmamalı. Doğru yaklaşım; şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, sorunun türünü belirlemek ve uygun tedaviyi hekim takibinde, doğru zamanda planlamaktır” ifadelerini kullandı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme