Akran zorbalığı çocuğun odasına kadar ulaşıyor

Türkiye'de 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8'inin akran zorbalığına maruz kaldığı, işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda ise bu oranın yaklaşık yüzde 27'ye yükseldiği bildirildi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Türkiye’de 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i akran zorbalığına maruz kalırken, işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda bu oran yaklaşık yüzde 27’ye yükseliyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, siber zorbalığın okulda sona ermediğini; telefon ve sosyal medya aracılığıyla tehdit, hakaret, ifşa ve dışlamanın çocuğun evine ve odasına kadar ulaşabildiğini belirtti.
  • Tarhan, zorbalıkla mücadelede yalnızca cezanın yeterli olmadığını vurgulayarak çocuklarda empati, merhamet ve “akran nezaketi” anlayışının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, siber zorbalığın okul dışında da devam edebildiğine dikkat çekerek ailelerin çocuklardaki davranış değişikliklerini yakından takip etmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu’nun çalışmaları, çocuklar arasındaki zorbalığın boyutlarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Komisyon tutanakları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sunumları ile TÜİK Türkiye Çocuk Araştırması verilerinden derlenen raporda hem yüz yüze hem de dijital ortamda gerçekleşen zorbalık ele alındı.

Rapora göre Türkiye’de 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i akranları tarafından zorbalığa maruz kalıyor. En sık karşılaşılan davranışların başında alay edilme gelirken, çocukların yüzde 7,2’sinin kasıtlı olarak sosyal gruplardan dışlandığı, yaklaşık yüzde 4,4’ünün ise fiziksel şiddete maruz kaldığı belirtildi.

Görme, duyma, yürüme, öğrenme, iletişim veya öz bakım gibi alanlarda işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda zorbalığa maruz kalma oranının yaklaşık yüzde 27’ye kadar yükseldiği kaydedildi.

Her tartışma akran zorbalığı değil

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuklar arasında yaşanan her anlaşmazlığın akran zorbalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için kasıt, tekrarlama ve taraflar arasında güç dengesizliği gibi unsurların bulunması gerektiğini belirten Tarhan, planlı şekilde karşı tarafı ezmeye, sindirmeye veya dışlamaya yönelik davranışların bu kapsamda ele alınabileceğini ifade etti.

Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetten oluşmadığını kaydeden Tarhan; alay etme, lakap takma, hakaret ve tehdidin yanı sıra dedikodu çıkarma, arkadaş grubuna almama ve kişiyi kasıtlı olarak yalnız bırakmanın da zorbalık biçimleri arasında bulunduğunu söyledi.

Çocuğun yaşadıklarını her zaman ailesine veya öğretmenine doğrudan anlatmayabileceğine işaret eden Tarhan, bu nedenle davranış değişikliklerinin dikkate alınmasını istedi.

Daha önce severek okula giden bir çocuğun aniden okula gitmek istememesi, sabahları baş veya karın ağrısından yakınması, ders başarısının düşmesi, arkadaşlarından uzaklaşması, içine kapanması veya uyku ve iştah düzeninin değişmesi durumunda bunun altında yatan nedenlerin araştırılması gerektiğini belirten Tarhan, bazı okul reddi vakalarının arkasında akran zorbalığının bulunabildiğini aktardı.

Tarhan, çocuğun herkesin içinde sorgulanması yerine birebir ve güvenli bir iletişim kurulmasının daha doğru olduğunu belirterek, “Senin için yapabileceğim bir şey var mı, anlatmak ister misin?” gibi bir yaklaşımın çocuğun yaşadıklarını paylaşmasını kolaylaştırabileceğini ifade etti.

Farklı özelliklere sahip çocukların daha kolay hedef haline gelebildiğini kaydeden Tarhan, sosyal iletişimde zorlanan, takım ilişkilerine uyum sağlamakta güçlük çeken veya özel yetenekleri bulunan çocukların da zorbalığa maruz kalabileceğini söyledi. Bu nedenle çocukların “utangaç”, “uyumsuz” veya “garip” gibi ifadelerle etiketlenmemesi gerektiğini vurguladı.

Zorbalık yapan çocukların da yalnızca “kötü çocuk” şeklinde damgalanmaması gerektiğini belirten Tarhan, şiddet davranışının arkasındaki duygusal ihtiyaçların, aile içi iletişimin ve çocuğun kendisini nasıl algıladığının değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Siber zorbalık eve ve çocuğun odasına kadar ulaşıyor

Raporda dikkat çekilen önemli sorunlardan biri de zorbalığın dijital ortamlara taşınması oldu. Dijital platformlarda tehdit, hakaret, alay, iftira, şantaj, dışlama ve mahremiyet ihlali gibi davranışlar siber zorbalık kapsamında değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medyanın zorbalığın ulaştığı kişi sayısını önemli ölçüde artırabildiğini belirtti. Geçmişte sınırlı sayıda kişinin tanık olduğu bir alay veya dışlama olayının bugün sosyal medya üzerinden çok daha geniş bir kitleye ulaşabildiğine dikkat çekti.

Akran zorbalığı çocuğun odasına kadar ulaşıyor

Siber zorbalığın yüz yüze zorbalıktan ayrılan en önemli yönlerinden birinin süreklilik olduğunu söyleyen Tarhan, “Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor. Telefon çocuğun cebinde olduğu için tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama eve, hatta çocuğun odasına kadar geliyor” dedi.

Bir fotoğraf veya videonun dijital ortamda tekrar tekrar paylaşılmasının yaşanan olumsuzluğun etkisini sürdürebildiğini ifade eden Tarhan, siber zorbalığa maruz kalan çocuklarda yoğun kaygı, içe kapanma, okul reddi ve akademik başarıda düşüş gibi değişiklikler görülebileceğini aktardı.

Raporda çocukların yaklaşık yüzde 80’inin günde üç saatten fazla aktif olarak dijital ekran karşısında kaldığı da bildirildi.

Uzun süreli ve amaçsız ekran kullanımını “dijital anestezi” olarak nitelendiren Tarhan, çocukların ekran karşısında zaman ve öncelik algısını kaybedebildiğini söyledi. Dijital ortamda karşıdaki kişinin de duyguları bulunan gerçek bir insan olduğunun çocuklara öğretilmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, bilinçli teknoloji kullanımının aile içinde kazandırılmasının önemine dikkat çekti.

Özellikle küçük yaşlarda ekran kullanımına sınır konulabileceğini ancak ergenlik döneminde yalnızca yasaklamaya dayalı bir yaklaşımın yeterli olmayabileceğini belirten Tarhan, çocuğun kendi davranışlarını kontrol edebileceği bir “iç denetim” geliştirmesinin hedeflenmesi gerektiğini kaydetti.

Zorbalığa karşı “akran nezaketi” ve empatik iletişim

Akran zorbalığıyla mücadelede yalnızca ceza ve yasaklara odaklanılmasının yeterli olmayacağını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocukların empati, merhamet, sorumluluk ve sağlıklı iletişim becerilerinin geliştirilmesine ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

Raporda da “akran nezaketi” ve “dijital nezaket” kavramları zorbalığın önlenmesinde öne çıkan yaklaşımlar arasında gösterildi. Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum iş birliğiyle “Zorbalıktan Uzak Programı” kapsamında pilot uygulamaların gerçekleştirildiği ve 12-13 yaş grubuna yönelik akrandan akrana eğitim çalışmalarının yürütüldüğü aktarıldı.

Tarhan, zorbalık yapan çocuğun davranışının karşı tarafta oluşturduğu etkiyi anlamasının ve sorumluluk üstlenmesinin önemli olduğunu belirterek, zorbalığın karşısına akran nezaketinin konulması gerektiğini ifade etti.

Empatinin geliştirilebilen bir beceri olduğuna dikkat çeken Tarhan, çocukların yalnızca akademik başarılarının değil sosyal ve duygusal gelişimlerinin de desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Tarhan, “Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir” diyerek çocuklarda vicdan, merhamet ve empati kapasitesinin geliştirilmesinin zorbalığı ortaya çıktıktan sonra cezalandırmanın ötesinde, davranışın oluşmasını önlemeye katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme