Akciğer kanserinin yüzde 80'i önlenebilir

Uzmanlar, akciğer kanserinin yüzde 80 oranında önlenebilir olduğunu vurgularken, erken teşhis ve kişiye özel tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Uzmanlar, akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara olduğunu ve vakaların yaklaşık %80’inin önlenebilir olduğunu vurguladı.
  • Erken teşhis ve düzenli kontroller sayesinde hastalığın tedavi başarısı önemli ölçüde artıyor.
  • Gelişen teknolojiler ve kişiye özel tedavi yöntemleri, akciğer kanserinde umutları güçlendiriyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen “Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisinde, alanında uzman isimler ve hastalar bir araya geldi. Göğüs Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp branşlarından uzmanların katıldığı etkinlikte, hastalığa ilişkin güncel gelişmeler ele alındı.

Dünyada milyonlarca insanı etkileyen akciğer kanserinin Türkiye’de her yıl yaklaşık 40 bin kişiye tanı konulan en yaygın ve ölümcül hastalıklardan biri olduğuna dikkat çekilen etkinlikte, erken teşhisin hayati rolüne vurgu yapıldı.

“Kanser tedavisi bir puzzle gibi”

Etkinliğin moderatörü Sağlık İletişimcisi Seral Çelik, multidisipliner yaklaşımın önemine değinerek, “Bu etkinlikte multidisipliner yaklaşımla akciğer kanseri hakkında önemli bilgiler alacağız. Kanserin tanı ve tedavisinde görev yapan sayısız uzman ve sağlık personeli var. Her biri çok önemli rol üstleniyor. Tanı ve tedaviyi bir puzzle gibi düşünürsek, parçalar bir araya geldiğinde hasta için en iyi ve en uygun tedavi uygulanabiliyor” dedi.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, akciğer kanserinin en önemli nedeninin tütün ürünleri olduğunu belirterek, vakaların yaklaşık yüzde 80’inin sigara kullanımına bağlı geliştiğini ifade etti. Elektronik sigaraların da risk taşıdığına dikkat çeken Karan, hastalığın çoğu zaman erken dönemde belirti vermediğini vurguladı.

Risk grubundaki bireylerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirten Karan, düşük doz tomografinin erken tanıda önemli bir yöntem olduğunu dile getirdi.

Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik, tanı sürecinde PET-CT’nin önemine değinerek, “PET-CT sayesinde tümörün yalnızca varlığı değil, aynı zamanda vücuttaki yayılımı ve biyolojik davranışı da detaylı şekilde değerlendirilebiliyor. Bu sayede hastalığın hangi evrede olduğu net olarak ortaya konulabiliyor ve en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor. Aynı zamanda tedaviye verilen yanıt da değerlendirildiğinden gereksiz cerrahi girişimlerin önüne geçilebiliyor” ifadelerini kullandı.

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise erken evrede cerrahi müdahalenin başarı şansını artırdığını belirterek, “Özellikle erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edilebiliyor. Ayrıca cerrahi yöntemler de hızla gelişiyor. Bu yöntemlerden en yenisi olan robotik cerrahi sayesinde göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyatlar yapılabiliyor” dedi.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, tedavide artık standart yaklaşımlar yerine bireye özgü yöntemlerin öne çıktığını belirterek, “Doğru hastaya doğru tedaviyi uygulamak çok önemli” değerlendirmesinde bulundu. Hedefe yönelik tedavi ve immünoterapinin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti.

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar da ışın tedavisinde teknolojinin gelişmesiyle daha hassas ve hedefe yönelik uygulamaların mümkün hale geldiğini belirterek, “Gelişen teknoloji sayesinde daha hassas ve hedefe yönelik tedavi yapılabilmektedir. Bu sayede yan etkiler azalmakta ve tedavi başarısı artmaktadır” dedi.

Akciğer kanserinin yüzde 80'i önlenebilir

“Tünelin ucunda hep bir ışık oldu”

Etkinliğe katılan oyuncu Sevil Akı ise hasta yakını olarak yaşadıklarını paylaşarak umut mesajı verdi. Akı, “Anneme 8 yıl önce akciğer kanseri tanısı kondu. İlk ameliyatından 4 yıl sonra hastalığı nüks etti ve tekrar ameliyat oldu. Geçen yıl yeni bir nüks oldu ve şimdi ilaç tedavisiyle mücadelemize devam ediyoruz... Yani tünelin ucunda hep bir ışık vardı. Gerçekten hiçbir şey çözümsüz değil.” sözleriyle sürecin zorluklarına rağmen umudun önemine dikkat çekti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme