Ailesel kanser riskine dikkat!
Uzmanlar, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin erken tarama programlarını ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, kalıtsal risk taşıyan bireylerde erken teşhisin hayat kurtardığını vurguladı.
Haberin Özeti
- • Uzmanlar, ailesinde kanser öyküsü bulunanların erken tarama programlarını ihmal etmemesi gerektiğini, her 10 kanser vakasından birinin kalıtsal olduğunu belirtiyor.
- • Prof. Dr. Okan Kuzhan, ailede birden fazla kanser, 35 yaş altı vakalar, aynı kişide çoklu kanser ve nadir tümörleri ailesel risk belirtisi olarak sıraladı.
- • Meme, kolon, prostat, mide ve tiroit kanserleri kalıtsal geçişin sık görüldüğü türler arasında yer alırken, genetik danışmanlık ve düzenli taramalar önem taşıyor.
Kanser vakalarındaki artış dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin erken tarama programlarını ihmal etmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Okan Kuzhan, kanserlerin önemli bölümünün çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğunu ancak yaklaşık her 10 kanser vakasından birinin kalıtsal özellik taşıdığını söyledi.
Uzman açıklamasında, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin bireysel risk değerlendirmesi yaptırmasının hayati önem taşıdığını belirterek, erken tanının birçok kanser türünde yaşam kurtardığını ifade etti. Risk grubunda bulunan kişilerde taramaların genellikle daha erken yaşta başlatıldığı ve daha sık aralıklarla yapıldığı kaydedildi.
Prof. Dr. Okan Kuzhan, ailesel kanser riskine işaret eden önemli belirtileri ise şöyle sıraladı:
Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesi,
- 35 yaşından önce ortaya çıkan kanser vakaları,
- Aynı kişide birden fazla farklı kanser türünün bulunması,
- İki taraflı organ kanserleri,
- Nadir görülen tümörlerin tespit edilmesi.
Açıklamada meme, kolon, prostat, mide ve tiroit kanserlerinin kalıtsal geçişin en sık görüldüğü türler arasında yer aldığı belirtildi. Ancak uzmanlar, ailede kanser görülmesinin her zaman kalıtsal sendrom anlamına gelmediğine de dikkat çekti. Bazı çevresel faktörlerin ve ortak yaşam koşullarının da risk oluşturabileceği ifade edildi.
Genetik danışmanlığın önemine değinen uzmanlar, gereksiz genetik testlerin kişide kanser korkusunu artırabileceğini belirterek, testlerin mutlaka uzman değerlendirmesi sonrası yapılması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Okan Kuzhan ayrıca, özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli tarama programlarını aksatmaması gerektiğini belirterek, erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını söyledi.
Bakmadan Geçme
