Ağrı kesiciyle geçen diş ağrısı sizi yanıltmasın!
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Melike Kentkuran, ağrı kesiciyle azalan diş ağrısının iyileşme anlamına gelmediğini, tedavisi geciken enfeksiyonların çene kemiği ile yüz ve boyun dokularına yayılabileceğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Ağrı kesiciler diş ağrısını geçici olarak azaltabiliyor ancak enfeksiyonun kaynağını ortadan kaldırmıyor.
- • Tedavisi geciken diş enfeksiyonu çene kemiğine, yüz ve boyun dokularına kadar yayılabiliyor.
- • Dr. Öğr. Üyesi Melike Kentkuran, bilinçsiz antibiyotik kullanımından kaçınılmasını ve diş ağrısında gecikmeden diş hekimine başvurulmasını öneriyor.
Diş ağrısında kullanılan ağrı kesiciler şikâyeti geçici olarak azaltabiliyor ancak ağrının kaynağını ortadan kaldırmıyor. Derin çürük, diş pulpasındaki iltihap, kök ucu veya diş eti çevresindeki enfeksiyonlarda ağrının kesilmesi, sorunun sona erdiği anlamına gelmiyor.
Dr. Öğr. Üyesi Melike Kentkuran, özellikle pulpa dokusunun canlılığını kaybettiği bazı durumlarda ağrının kendiliğinden azalabileceğini söyledi. Bu sırada enfeksiyonun kök kanallarında ve kök çevresindeki dokularda ilerleyebileceğini belirten Kentkuran, ağrı kesicilerin diş hekimi muayenesinin yerine kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
Antibiyotik tek başına yeterli değil
Diş enfeksiyonlarında bilinçsiz antibiyotik kullanımına da değinen Kentkuran, antibiyotik sonrasında ağrı veya şişliğin azalmasının enfeksiyonun tamamen ortadan kalktığını göstermediğini kaydetti.
Diş kaynaklı enfeksiyonların önemli bölümünde problemin kök kanalındaki enfekte veya canlılığını kaybetmiş pulpa dokusundan ya da tedavi edilmesi gereken periodontal dokulardan kaynaklandığını anlatan Kentkuran, antibiyotiğin bu dokuları mekanik olarak temizleyemediğini belirtti.
Tedavi, hastanın durumuna göre kanal tedavisi, apsenin boşaltılması, periodontal tedavi veya diş çekimini gerektirebiliyor. Antibiyotik ise sistemik bulguların bulunduğu veya enfeksiyonun yayıldığı uygun vakalarda tedaviye yardımcı olarak kullanılıyor.
Kentkuran, daha önce sorunsuz kullanılan bir ilacın her koşulda güvenli kabul edilemeyeceğini de söyledi. Kişinin hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar, gebelik, alerji, yaş ve doz gibi faktörler ilaç güvenliğini etkileyebiliyor.
Enfeksiyon çene kemiğine ulaşabiliyor
Derin çürük veya travmayla bakterilerin diş pulpasına ulaşabildiğini belirten Kentkuran, süreç ilerlediğinde pulpa dokusunun canlılığını kaybedebileceğini aktardı. Bakterilerin kök kanalından kök çevresindeki dokulara ulaşması halinde çene kemiğinde kemik kaybı ve apse gelişebiliyor.
Enfeksiyon kemiğin dış tabakasını aşarsa ağız içine, yüze ve boyundaki dokulara yayılabiliyor.
Kentkuran, özellikle ağız tabanı ve boyun bölgesine yayılan enfeksiyonların hava yolunu etkileyebileceği uyarısında bulundu. Nefes alma veya yutma güçlüğü, hızla büyüyen yüz ve boyun şişliği, ağız tabanında şişme, dilin yukarı ya da geriye itilmesi, ağzı açmada belirgin güçlük, yüksek ateş ve genel durumun kötüleşmesi acil değerlendirme gerektiren belirtiler arasında bulunuyor.
Ağrı kesiciyi dişin üzerine koymayın
Diş ağrısı başladığında mümkün olan en kısa sürede diş hekimine başvurulmasını isteyen Kentkuran, muayeneye kadar dişlerin nazikçe fırçalanarak bölgedeki yiyecek artıklarının temizlenebileceğini belirtti.
Hekime danışmadan antibiyotik başlanmaması, evde daha önceki tedavilerden kalan antibiyotiklerin veya başka bir kişiye reçete edilmiş ilaçların kullanılmaması gerekiyor.
Kentkuran, aspirin ya da başka bir ağrı kesici tabletin doğrudan ağrıyan diş veya diş etinin üzerine konulmasının da yanlış olduğunu belirterek bu yöntemin ağız dokusunda kimyasal hasara yol açabileceğini söyledi. Apse olduğu düşünülen bölgenin evde iğneyle delinmesi veya boşaltılmaya çalışılması da ciddi risk taşıyor.
Diş ağrısının azalmasının sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmediğini yineleyen Kentkuran, kalıcı çözüm için ağrının nedeninin belirlenmesi ve buna yönelik diş tedavisinin uygulanması gerektiğini kaydetti.
Bakmadan Geçme
