Ağrı'da kırsal göç alarmı! Yarın toprağı kim işleyecek?
Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı'da nüfus kaybı ve kırsaldan göçün tarım ile hayvancılığın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, gençlerin üretimde kalmasını sağlayacak ekonomik ve sosyal şartların oluşturulması gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Prof. Dr. Faruk Kaya, Ağrı'nın 2011'den bu yana yaklaşık 64 bin nüfus kaybettiğini ve kırsaldan göçün tarım ile hayvancılığın geleceği için önemli risk oluşturduğunu belirtti.
- • Kaya, Türkiye'de 1927'de nüfusun dörtte üçü kırsalda yaşarken, 2025'te bu oranın %16,8'e düşerek genç nüfusun üretimden uzaklaştığına dikkat çekti.
- • Ağrı'nın 2025'te 1,6 milyondan fazla küçükbaş hayvan varlığına rağmen, gençlerin ilde kalmaması çoban bulmayı zorlaştırıp kuşaktan kuşağa tecrübe kaybı yaratıyor.
Ağrı’nın potansiyeli kırsal kalkınmaya dönüştürülebilir
Kaya, Ağrı’nın geniş mera alanları ve hayvancılık potansiyelinin yanı sıra Ağrı Dağı, Nuh’un Gemisi anlatısı ve Diyadin’deki jeotermal kaynaklar gibi önemli değerlere sahip olduğunu belirtti.
Bu potansiyelin tarım ve hayvancılığın alternatifi olarak değil, kırsal ekonomiyi destekleyecek yeni gelir alanları şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Kaya, dünyadaki kırsal kalkınma modellerinde tarımın turizm, gastronomi ve yerel üretimle birlikte ele alındığını hatırlattı.
Kırsaldan göçün tamamen tersine çevrilmesinin gerçekçi bir hedef olmadığını belirten Prof. Dr. Faruk Kaya, asıl hedefin kırsal bölgelerde üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi olması gerektiğini söyledi.
Kaya, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:
“Burada amaç geçmişe dönmek veya herkesi yeniden köye göndermek değil. Mesele, şehirleşmenin kazandırdıklarını kaybetmeden kırsalın üretme gücünü koruyabilmek. Bir hayvan sürüsü satın alınabilir; fakat o sürüyü yıllarca büyütmüş tecrübeyi satın almak mümkün değildir. Bugün Ağrı’nın önünde yalnızca ‘Nüfusumuz neden azalıyor?’ sorusu yok. Daha önemli bir soru var: Toprağımız var, meramız var, hayvanımız var. Peki yarın bunları kim işleyecek?”
Bakmadan Geçme