• Haberler
  • Bölge
  • 11 yıl beklediği böbreğe doğum gününde kavuştu: 9 kez umutları yarım kalmıştı

11 yıl beklediği böbreğe doğum gününde kavuştu: 9 kez umutları yarım kalmıştı

Erzurum'da 11 yıldır böbrek nakli bekleyen ve doku uyumsuzluğu nedeniyle 9 kez ameliyat olamayan 60 yaşındaki Metin Demir, Giresun'dan getirilen böbreğin doğum gününde nakledilmesiyle diyaliz tedavisinden kurtuldu.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Erzurum’da 11 yıldır böbrek nakli bekleyen 60 yaşındaki Metin Demir, doku uyumsuzluğu nedeniyle 9 kez nakil olamadı.
  • • Giresun’da beyin ölümü gerçekleşen bir kişiden bağışlanan böbrek, 25 Eylül’de doğum gününde Demir’e nakledildi.
  • • Başarılı operasyonun ardından diyaliz tedavisinden kurtulan Demir, organ bağışında bulunan aileye ve sağlık çalışanlarına teşekkür ederek organ bağışı çağrısında bulundu.

Erzurum’da yaşayan 3 çocuk babası Metin Demir, 11 yıl boyunca haftanın üç günü diyaliz merkezine giderek yaşamını sürdürdü. Böbrek yetmezliği nedeniyle nakil listesine alınan Demir, bu süreçte tam 9 kez uygun organ bulunabileceği umuduyla hastaneye çağrıldı. Ancak her defasında yapılan tetkiklerde doku uyumsuzluğu tespit edildiği için nakil gerçekleştirilemedi.

Yıllardır beklediği haber, bu kez Giresun’dan geldi. Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin bağışlanan böbreğinin kendisine uygun olabileceği bildirilen Demir, yeniden Erzurum Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezine çağrıldı.

Yapılan incelemelerde böbreğin nakle uygun olduğu belirlendi. Merkez Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen ameliyat başarılı geçti.

Nakil tarihi ise Demir için ayrı bir anlam taşıyordu. Yıllardır diyalizden kurtulmayı bekleyen hasta, yeni böbreğine 60'ıncı yaş gününde kavuştu.

“Son çağrıldığımda umutsuz gelmiştim”

Böbrek yetmezliği yaşadığını yıllar önce diyaliz tedavisi gören bir arkadaşının yönlendirmesiyle öğrendiğini anlatan Demir, daha sonra aynı hastalık nedeniyle arkadaşını kaybettiğini söyledi.

Uzun yıllar boyunca uygun organ beklediğini belirten Demir, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“9 kez nakil için geldim ama olamadım. En son çağırdıklarında umutsuz gelmiştim. Demek ki her şeyin bir vakti, saati varmış. 25 Eylül sabahı diyalize girmiştim. Merkezin hemşiresi arayıp merkeze çağırdı. Nasip o güneymiş, o gün benim doğum günümdü. Giresun'dan gelen böbrek nakledildi. Doğum günüm için çok güzel bir hediye aldım.”

Nakil sonrasında yaşadığı mutluluğu anlatırken gözyaşlarını tutamayan Demir, organ bağışında bulunan aileye ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

“Milletimiz bilinçli olarak organ bağışı yapsın, hayat kurtarsın. Mutluluktan gözyaşımı tutamıyorum. Diyalizden kurtuldum, bu çok büyük nimet.”

Doktorlar doğum günü olduğunu sonradan öğrendi

Nakli gerçekleştiren ekibin başındaki Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş, ameliyat günü hastanın doğum günü olduğunu bilmediklerini söyledi.

Demir'in uzun süredir kadavradan organ bekleyen ve canlı vericisi bulunmayan hastalardan biri olduğunu belirten Altundaş, “Metin Bey'e nakli yaptığımız gün doğum günüymüş. Bize bundan bahsetmemişti. Metin Bey uzun süredir canlı vericisi olmayan ve kadavra listesinde bekleyen hastalardan birisiydi. Onun için nakil günü sevinçli bir gün oldu.” dedi.

Ameliyatın ardından hastanın tedavi sürecinin devam ettiğini anlatan Altundaş, nakledilen böbreğin uzun yıllar işlevini sürdürebilmesi için düzenli kontrollerin ve ilaç kullanımının gerekli olduğunu ifade etti.

Organ bağışı için çağrı yaptı

Merkezde 4 doktor, 10 hemşire ve 4 koordinatörün görev yaptığını aktaran Altundaş, organ nakli sürecinin birden fazla ekibin koordinasyonuyla yürütüldüğünü belirtti.

Uygun organ bulunduğunda ekiplerden birinin organın alınacağı merkeze gittiğini, diğer ekibin ise nakil yapılacak hastayı ameliyata hazırladığını anlatan Altundaş, nefroloji uzmanlarının da süreçte görev aldığını söyledi.

Türkiye'de kadavradan organ bağışının istenilen düzeyde olmadığını dile getiren Altundaş, bağışların artmasının canlı vericilere duyulan ihtiyacı azaltabileceğini belirtti.

11 yıl beklediği böbreğe doğum gününde kavuştu: 9 kez umutları yarım kalmıştı

“Organ bağışı çok kıymetli ancak Türkiye'de ve bölgemizde kadavradan organ bağışı istenilen boyutta değil. Organ bağışı artarsa canlı nakillerin önüne geçilir. Canlı nakilde iki kişi ameliyat ediliyor, iki risk alıyorsunuz. Eğer kadavra olursa tek riskle işi kapatıyorsunuz.”

Nakil sonrasında hasta takibinin en az ameliyat kadar gerekli olduğunu vurgulayan Altundaş, böbrek nakli yapılan hastaların nefroloji uzmanlarınca takip edildiğini, ilaçlarını düzenli kullanan ve kontrollerini aksatmayan hastaların uzun yıllar diyalize ihtiyaç duymadan yaşayabildiğini söyledi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme