Yüzyıllık saray, beyaz sessizliğe büründü
Doğubayazıt'taki İshak Paşa Sarayı, yoğun kar yağışı sonrası beyaz örtüyle kaplandı.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve Doğu Anadolu’nun en önemli tarihi yapıları arasında yer alan İshak Paşa Sarayı, etkili olan kar yağışıyla birlikte beyaz bir örtüyle kaplandı. İlçe merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta, Eski Beyazıt’a ve ovaya hâkim yüksek bir tepe üzerinde yer alan saray, kış mevsiminde ortaya çıkan görüntüsüyle dikkat çekti.
11 Şubat itibarıyla Ağrı genelinde yeniden başlayan kar yağışı, kent merkezi ve ilçelerde günlük yaşamı etkilerken, tarihi yapılar üzerinde oluşturduğu manzaralarla da görsel bir atmosfer sundu. Doğubayazıt’ta, karla bütünleşen İshak Paşa Sarayı ziyaretçilerin ilgisini çekti.
Yaklaşık Bir Asırlık İnşa Süreci
Tarihi kaynaklara göre sarayın yapımına 1685 yılında Çıldır Atabeklerinden Çolak Abdi Paşa döneminde başlandı. İnşaat süreci uzun yıllar devam etti ve yapı, 1784 yılında Küçük İshak Paşa olarak da bilinen II. İshak Paşa zamanında tamamlandı. Sarayın Harem girişinde yer alan kitabede de bu tarih açıkça belirtiliyor. Kitabede geçen ifadeler, yapının Hicri 1199, Miladi 1784 yılında tamamlandığını ortaya koyuyor. Yapımında kullanılan taşların, Ağrı merkeze bağlı Ağadeve Köyü’ndeki taş ocaklarından çıkarıldığı, yaklaşık 110 kilometrelik zorlu bir yolculukla Doğubayazıt’a getirildiği ve yerleştirme sırasında karışıklık yaşanmaması için numaralandırıldığı da kaynaklarda yer alıyor.
Mimari Özellikleriyle Öne Çıkıyor
İshak Paşa Sarayı, Doğu-Batı doğrultusunda yaklaşık 115 metre, Kuzey-Güney doğrultusunda ise 50 metre ölçülerinde, 7.600 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş durumda. Arazi yapısına uyumlu şekilde teraslanarak inşa edilen saray, iki ana avlu ve bu avluları çevreleyen çok sayıda yapıdan oluşuyor. Bazı bölümleri tek katlı, bazı bölümleri iki ve bodrum dâhil üç katlı olarak planlanan yapıda; harem, selamlık, cami, hamam, aşevi, toplantı salonları, cezaevi, muhafız koğuşları, erzak depoları ve cephanelik gibi bir sarayda bulunması gereken tüm birimler yer alıyor.
Anıtsal taçkapısı, kabartmaları ve bitkisel süslemeleriyle Selçuklu sanatının izlerini taşıyan saray, klasik Osmanlı mimarisinden farklı bir üslup sergiliyor. Avrupa’daki şato tipi yapılara benzetilen mimari yapısı, Anadolu’da benzerine az rastlanan bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Kar Altında Sessiz Bir Tanık
Birinci Dünya Savaşı’na kadar Bayazıt Sancağı’nın yönetim merkezi olarak kullanılan sarayın büyük bölümü zamanla tahrip oldu. Son yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla kısmen onarılan yapı kompleksinde, cami bölümü en sağlam kalan alan olarak öne çıkıyor. Tek kubbeli camisi ve iki renkli taşlarla örülmüş minaresi, saraya farklı bir siluet kazandırıyor.
Kar yağışıyla birlikte özellikle avlular, taçkapı ve cami çevresinde oluşan görüntüler, tarihi yapının kış aylarında da ziyaret edilebilir bir cazibe merkezi olduğunu gösterdi.
Sarayda oluşan kış manzarasını yerinde gören vatandaşlardan Murat Pulli, Karaköse Haber Doğubayazıt muhabirine yaptığı açıklamada:
“Kar ile tarihin bir araya gelmesi gerçekten etkileyici. İshak Paşa Sarayı’nı daha önce de görmüştüm ama kar altındaki hali bambaşka. Mükemmel bir görsel şölen oluşmuş,” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme







