Veysel Çağlar

Memurlardan toplu istifa

Veysel Çağlar

“Allah devlete zeval vermesin” ne güzel bir cümle ve bir o kadar da manidar. Devlet olmadan millet, millet olmadan devlet olmaz. Onun için herkes kendi vatanına ve milletine sahip çıkar. 

Devlet birçok şeyden müteşekkildir. Temel etkenlerden biri ise çalışanlardır yani memurlardır. İnsanlar memur olmak için çok emek verir. Ciddi bir eğitim sürecinden geçer. Yaşamlarının önemli bir kısmını hazırlık aşamasıyla geçirir. Gençliğini verir. Devlet memuru olmak önce emek, sonra ise layık olmaktan geçer. 

Devlet memuru olmak için yeterince mücadelede verdikten sonra karşılığı alınır. Bu aşamaları geçtikten sonra ise temsiliyet devreye girer. Memur olan kişi şunu çok iyi bilir: Devleti temsil etmek hem büyük bir onur hem de ciddi anlamda büyük bir sorumluluktur. 

Memur olmadan evvel emek veren ve birçok yerde ise referansla bu göreve layık olmaya çalışanlar bilir ki; işe girmek için kibar olmak, güzel görünmek, nezaketli olmak, empati kurabilmek, güler yüzlü olmak olmazsa olmazdır. Bu anlamda gerekli bütün hassasiyetleri gösterenlere müteşekkiriz. Fakat memuriyet rütbesine eriştikten sonra; tam anlamıyla değişmek etik değildir. 

Vatandaş bazen bir kuruma gittiğinde, insan yerine konulmak için çok mücadele veriyor. Ayağa kalkıp nezaket ile karşılamak çok zor olmasa gerek. Güler yüzle geleni karşılamak, çay ikram etmek ya da “buyurun çay ısmarlayalım” demek temsiliyet anlamında çok değerlidir. İnsanlara gerekli hususlarda yardım etmek, iş olmuyorsa bile narin bir şekilde uğurlamak, memurluğun etik kuralları için elzemdir. 

Maalesef vatandaşlar bu mevzudan ötürü çok rahatsız. Memur demişken sadece bir kitleyi kastetmek etmiyorum. Devleten maaş alan, o ulvi şemsiye altında bulunan herkes için geçerlidir, bu yazdıklarım. Üniversitelerde buna dahildir. Hastanelerde yaşananları anlatmak epey zaman alır. Gelen insanlar zor bir psikolojiyle geliyorlar. Gördükleri muamele maalesef çok ağır, çok can acıtıcı ve bazen de onur kırıcı. Devletin birçok kurumunda soru sormak lüks haline geldi. Üniversitelerde çalışan kişiler daha fazla mütevazi olmalı. Onlar toplumu yönetecek kişileri yetiştiriyorlar son tahlilde. Amirlerde, memurlarda bilirler ki; halk kendilerinden olanı ister, kendilerinden olmayanı asla kıymetli görmezler. 

Bu işin dinamikleri sağlam olsun istiyorsak, en az ilim kadar irfanın baz alınması gerekiyor. Vatandaşın gönlüne girmek gerekiyor. Onların mesrur olmaları ve sürekli dua etmeleri için hassas olunması gerekiyor. Aksi halde hem temsiliyet zarar görür hem de halk bezer. Düşünsenize vatandaşın hep birlikte ve yüksek bir sesle; bütün kaba, empati yoksunu, egoist, şom ağızlı çalışanlar için “istifa” diye bağırdıklarını, böyle yapacaksanız çalışmayın, bütün “memurlar toplu istifa etsin” diye haykırdıklarını… Allah muhafaza ki milletimiz azizdir, ferasetlidir, fedakârdır ve asla devletine karşı asi davranmaz, hamd sahibine hamd olsun. 

Hülasa herkesin ciddi bir muhasebe yapması gerekiyor. Bütün halkın devlet çalışanlarına karşı saygı göstermesi şarttır. Bu şart evvela halka karşı hizmet etmekle yükümlü olan devlet etiketli çalışanların olmazsa olmaz görevidir. 

Unutmayalım! Halka hizmet, Hakka hizmettir. İnsana hizmet, İslam’a hizmettir.

Yazarın Diğer Yazıları