Ağrı'nın geleceği kişisel tercihlere bırakılamaz
Raif Medetoğlu
Edindiğim bilgiler doğrultusunda 400 yataklı hastane ile ilgili yer tahsisi Yoncalı köyü sınırları içerisinde iki büyük parsel içinde kurulacak.
Peki bu karar alınırken hangi bilimsel ve teknik ayrıntılar dayanak gösterildi ?
Elbette bu sadece bir yatırım değil; Ağrı’nın şehircilik kaderini belirleyecek politik bir tercihtir.
Bende bu şehirde yaşayan bir birey olarak varlık sebebimizin ruhuna uygun bu köşede yer tahsisi ile ilgili görüşlerimi kamuoyuna açıklamak istiyorum...
Beyler ! Bu tercih kim adına, hangi bilimsel dayanakla yapıldı?
Hiç kuşkusuz Ağrı’ya yapılacak 400 yataklı yeni hastane, sıradan bir kamu yatırımı değildir.
Bu proje, şehrin gelecek yarım yüzyılını şekillendirecek stratejik bir şehircilik ve kalkınma kararıdır.
Ancak bugün kamuoyuna açıklanan şey, bir vizyon değil;
Açık yüreklilikle ifade etmek gerekirse Bir yer tercihi dayatmasıdır.
Sormak zorundayız;
Bu yer seçimi hangi bilimsel rapora, hangi şehircilik planına, hangi sağlık stratejisine dayanmaktadır?
Ulaşım modelleri, nüfus projeksiyonları, üniversite entegrasyonu, bölgesel hasta akışı ve şehir gelişim aksları analiz edildi mi?
Yoksa yine alışıldık anlayışla,
“Biz uygun gördük, böyle karar verdik”
yaklaşımı mı işletildi?
Bu, modern bir şehirde kabul edilebilecek bir yönetim tarzı değildir.
Bu bir Hastane İnşaatı değil, Şehir İnşası Meselesidir.
Şehircilik biliminin açık ifadesiyle;
Büyük hastaneler şehir kurar.
Etrafında konut, ticaret, eğitim, teknoloji ve sosyal yaşam şekillenir.
Yani hastane yeri, bir parsel kararı değil; şehrin kaderini ilgilendiren bir karardır.
Bana göre Ağrı için ideal model şudur. üniversite, tıp fakültesi, araştırma hastanesi ve kadın-doğum hastanesi ile entegre bir Sağlık Vadisi kampüsü idi.
Bu model ile bir sonraki adımda şehir hastanesi tabelası ile Ağrı, Doğu Anadolu’nun sağlık üssüne dönüşebilirdi.
Ama bugün ne görüyoruz?
Fizik ve Rehabilitasyon Hastanesi havalimanı çevresinde,
400 yataklı yeni hastane OSB yoncalı köyü bölgesinde planlanıyor.
Üniversite başka bir yerde,
Sağlık altyapıları birbirinden kopuk.
Kimse kusura bakmasın bu tablo bir vizyon değil;
plansızlığın ve kurumsal akıl eksikliğinin fotoğrafıdır.
Bu Karar Kimlerle Alındı?
En kritik soruyu soruyorum.
Bu yer seçimi kararında kimlerin görüşü alındı?
Üniversite nerede?
Şehir plancıları, mimarlar, sağlık ekonomistleri nerede?
Belediye, meslek odaları, STK’lar nerede?
Halk nerede?
Bir istişare süreci işletildi mi?
Şeffaf bir fizibilite raporu kamuoyuna sunuldu mu?
Eğer bunların hiçbiri yapılmadıysa, burada sorun sadece bir hastane meselesi değildir.
Bu, tek merkezli, kapalı, teknokrasi ve kamu aklından uzak bir karar alma kültürünün sonucudur.
Ağrı Kişisel Tasarruflarla Yönetilemez
Ağrı, bir bürokratın, bir siyasetçinin ya da bir makam sahibinin kişisel tasarruf alanı değildir.
Ağrı, yüz binlerin yaşadığı, gelecek nesillerin kaderini belirleyecek bir şehir ve bir emanettir.
Bu ölçekte bir yatırımın yerini kişisel kanaatle değil, bilimsel planlama ve ortak akıl ile belirlemek zorundasınız.
Aksi halde yapılan her hata, sadece bugünün değil;
önümüzdeki 30–50 yılın kalkınma fırsatlarını yok eden stratejik bir kayıp olacaktır.
Çağrım çok Açık ve Nettir.
Bu yer seçimi kararı:
Bilimsel raporlarla,
Şeffaf fizibilite çalışmalarıyla,
Üniversite ve uzman görüşleriyle,
Yerel yönetim ve STK istişareleriyle
yeniden değerlendirilmelidir.
Ağrı’nın kaderi masa başında değil, bilimle, şehircilikle ve ortak akılla yazılmalıdır.
Bugün sessiz kalırsak, yarın çocuklarımıza plansız bir şehir, kaçırılmış bir kalkınma fırsatı ve pahalı bir bedel bırakmış oluruz.
Vesselam...