Yapay Zekâda devrim niteliğinde hamle! Maliyetler düşüyor, erişim artıyor
Tether, BitNet tabanlı yeni LoRA ince ayar teknolojisiyle yapay zekâ model eğitimini daha hızlı, düşük maliyetli ve herkes için erişilebilir hale getiriyor.
Kripto para ve teknoloji alanında faaliyet gösteren Tether, yapay zekâ dünyasında dengeleri değiştirebilecek yeni bir teknolojiyi duyurdu. Microsoft’un 1 bitlik BitNet mimarisi üzerine geliştirilen çapraz platform LoRA ince ayar çerçevesi, yapay zekâ model eğitiminde maliyetleri ciddi ölçüde düşürerek bu alandaki erişimi genişletmeyi hedefliyor.
QVAC Fabric kapsamında sunulan bu yeni sistem sayesinde, daha önce yalnızca güçlü veri merkezleri ve pahalı donanımlarla mümkün olan yapay zekâ model geliştirme süreçleri artık çok daha geniş kitlelere açılıyor. Yeni teknoloji, milyar parametreli dil modellerinin dizüstü bilgisayarlar, tüketici sınıfı ekran kartları ve hatta akıllı telefonlar üzerinde çalıştırılabilmesine olanak sağlıyor.
Farklı donanım platformlarıyla uyumlu olarak geliştirilen yapı; Intel, AMD ve Apple Silicon gibi işlemcilerle birlikte mobil GPU’larda da verimli şekilde çalışabiliyor. Bu sayede kullanıcılar, modellerini doğrudan kendi cihazlarında eğitip kişiselleştirebiliyor.
Tether mühendislerinin gerçekleştirdiği testlerde, mobil cihazlarda da dikkat çekici performans sonuçları elde edildi. Örneğin, 125 milyon parametreli bir modelin yaklaşık 10 dakika içinde ince ayarının yapılabildiği belirtilirken, daha büyük modellerin de akıllı telefonlarda makul sürelerde çalıştırılabildiği ifade edildi. Hatta iPhone 16 üzerinde 13 milyar parametreye kadar modellerde ince ayar yapılabildiği vurgulandı.
Yeni çerçevenin en dikkat çeken yönlerinden biri de bellek verimliliği oldu. Yapılan testlere göre BitNet tabanlı modeller, geleneksel modellere kıyasla yüzde 70’in üzerinde daha az VRAM kullanabiliyor. Bu durum, daha büyük ve gelişmiş yapay zekâ modellerinin daha düşük donanım kapasitesine sahip cihazlarda bile çalıştırılabilmesini mümkün kılıyor.
Öte yandan sistem, yalnızca NVIDIA donanımlarla sınırlı kalmayarak AMD, Intel ve Apple Silicon gibi farklı platformlarda da çalışabiliyor. Bu da kullanıcıların bulut sistemlerine bağımlılığını azaltırken, verilerin cihaz üzerinde yerel olarak korunmasına olanak tanıyor. Böylece veri güvenliği ve gizlilik açısından da önemli bir avantaj sağlanıyor.
Ayrıca bu yaklaşım, federe öğrenme gibi yöntemlerin daha yaygın kullanılmasının önünü açarak verilerin merkezi sistemlere taşınmadan cihazlar arasında işlenebilmesine imkan sunuyor.
Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede yapay zekânın geleceğine dair dikkat çekici mesajlar verdi:
“Yapay zekâ, toplumun geleceğini şekillendirecek en önemli unsurlardan biri olacak. Ancak bu teknolojinin yalnızca belirli şirketlerin kontrolünde kalması, inovasyonu sınırlayabilir ve dengesizlik yaratabilir. Bizim hedefimiz, yapay zekâyı herkes için erişilebilir kılmak. QVAC ile birlikte, gelişmiş model eğitimini akıllı telefonlar dahil olmak üzere günlük cihazlara taşıyoruz. Stabil zekâ çağının başlangıcındayız.”