Yapay zeka hafızamızı nasıl yanıltıyor?

Yapay zeka ile üretilen sahte görsel ve videolar yalnızca dezenformasyon üretmiyor uzmanlara göre bireylerin hiç yaşamadıkları olayları gerçek bir anıymış gibi hatırlamasına da yol açabiliyor.

Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişim, görsel ve video üretiminde adeta patlama yaşanmasına neden oldu. Güncel tahminlere göre üretken yapay zeka modelleri aracılığıyla her gün yaklaşık 34 milyon yeni görsel oluşturuluyor. 2022’den bu yana üretilen sahte görsel sayısının ise 15 milyarı aştığı öngörülüyor.

Sosyal medya platformlarında paylaşılan içeriklerin önemli bir bölümünün yapay zeka üretimi olduğu belirtilirken, özellikle kısa video platformlarında milyarlarca yapay zeka etiketli içerik bulunuyor. Uzmanlar, bu yoğun maruziyetin yalnızca bilgi kirliliği yaratmadığını, aynı zamanda “sahte hatıra” riskini de artırdığını vurguluyor.

Gerçek fotoğraf izlenimi veren sahte görseller, tekrar tekrar görüldüğünde bireyde tanıdıklık hissi oluşturabiliyor. Bu durum, aslında hiç yaşanmamış bir olayın zamanla kişisel geçmişin parçasıymış gibi algılanmasına yol açabiliyor. Beynin görsel veriyi güçlü ve güvenilir bir kaynak olarak değerlendirmesi, bu etkiyi daha da pekiştiriyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Media Lab tarafından yürütülen bir araştırmada, yapay zeka ile düzenlenmiş görsel ve videolara maruz kalan katılımcıların, diğer gruba kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla sahte anı geliştirdiği belirlendi. Katılımcıların, gerçekte yaşanmamış olaylara ilişkin ayrıntılı ve tutarlı anlatımlar sunması ve bu anılara yüksek güven duyması dikkat çekti.

ABD’de California Üniversitesi Irvine Kampüsü’nde görev yapan psikolog Prof. Elizabeth Loftus, yapay zeka üretimi içeriklerin hafızayı çarpıtma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Belleğin sabit bir kayıt sistemi gibi çalışmadığını, aksine yeniden yapılandırıcı bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Loftus, insanların zihinlerine yerleştirilen yanlış bilgileri zamanla içtenlikle savunabildiğini söyledi. Loftus, bu durumu “dürüst yalancılar” kavramıyla açıklıyor: Kişi, yanlış bir bilgiyi bilerek değil, gerçekten doğru olduğuna inanarak aktarıyor.

Uzmanlara göre özellikle çocuklar ve sosyal medyada uzun süre vakit geçiren bireyler bu risk karşısında daha savunmasız. Görsellerin metne kıyasla daha hızlı işlenmesi ve daha güçlü duygusal etki yaratması, sahte anı oluşumunu kolaylaştırıyor.

Polonya’daki Sosyal ve Beşeri Bilimler Üniversitesi’nden Dr. Magdalena Kekus ise insan hafızasının esnek yapısına dikkat çekiyor. Kekus’a göre beyin, bir bilgiyi hatırlarken kaynağını unutabiliyor; böylece güvenilir olmayan içerikler zamanla daha inandırıcı hale gelebiliyor. Üstelik bir anı her hatırlandığında beyin onu yeniden inşa ediyor ve bu süreçte değişime açık hale getiriyor.

Uzmanlar, yapay zeka teknolojilerinin yalnızca risk değil, aynı zamanda fırsat barındırdığını da vurguluyor. Doğru kullanıldığında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek gibi olumlu amaçlara hizmet edebilecek bu araçların, hafıza güvenliği ve dijital okuryazarlık perspektifiyle ele alınması gerektiği belirtiliyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme