• Haberler
  • Teknoloji
  • Yapay zekâ çevirmeni bitirmiyor, mesleği yeniden şekillendiriyor

Yapay zekâ çevirmeni bitirmiyor, mesleği yeniden şekillendiriyor

Dr. Sabri Gürses, yapay zekâ çevirilerindeki kritik riske dikkat çekerek insan çevirmenin neden hâlâ vazgeçilmez olduğunu söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Dr. Sabri Gürses, yapay zekânın çevirmenliği ortadan kaldırmayacağını, mesleği dönüştüreceğini belirtti.
  • • Yapay zekâ çevirilerinin özellikle hukuk, sağlık ve diplomasi gibi kritik alanlarda mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.
  • • Gürses, geleceğin çevirmenlerinin dil ve kültür bilgisinin yanında yapay zekâ teknolojilerini de kullanabilmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zekânın hızla gelişmesiyle birlikte birçok mesleğin geleceği tartışılırken, çeviri sektörü de teknolojik dönüşümün en fazla hissedildiği alanlardan biri haline geldi. Saniyeler içerisinde farklı diller arasında çeviri yapabilen sistemler yaygınlaşırken, insan çevirmenlerin bu süreçte üstleneceği rol de yeniden şekilleniyor.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sabri Gürses, 30 Eylül Uluslararası Çeviri Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, yapay zekânın çevirmenlik mesleğini ortadan kaldırmak yerine yeni uzmanlık alanlarının ortaya çıkmasına zemin hazırladığını ifade etti.

“İnsana duyulan ihtiyaç ortadan kalkmayacak”

Google Translate ve yapay zekâ destekli sistemlerin çok kısa sürede çeviri yapabilmesine rağmen insan faktörünün önemini koruduğunu belirten Gürses, teknolojinin insanların işlerini kolaylaştıran bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gürses, “İnsanlık tarihi boyunca meslekler ortadan kalkmıyor aslında, hep yeni meslekler ve uzmanlıklar ekleniyor onlara. Makineler geldi diye insanın varlığına duyulan ihtiyaç hiçbir zaman ortadan kalkmayacak, çünkü insan dünyasında yaşıyoruz. Teknoloji insanların hayatını, işlerini kolaylaştırmak için var, onları ortadan kaldırmak için değil.” dedi.

Çevirmenlikte yalnızca yabancı dil bilmenin artık yeterli olmadığını ifade eden Gürses, günümüz çevirmenlerinin dil bilgisinin yanında kültürel farklılıkları, çeviri yöntemlerini, mesleğin tarihini ve toplumların ihtiyaçlarını da bilmesi gerektiğini kaydetti.

Gürses, “Çağımızda mütercim-tercümanlar sadece dil bilen kişiler olarak değil, çevirinin yöntemlerini ve tarihini, kültür farklarını, toplumsal ihtiyaçları bilen uzmanlar olarak yetişiyor.” ifadelerini kullandı.

“İnsan gerçek bir deneyim yaşatır”

Yapay zekânın mizah, ironi, kültürel farklılıklar ve toplumsal bağlamı anlamlandırma kapasitesine de değinen Gürses, makinelerin bu alanlardaki bilgisinin büyük ölçüde insanlar tarafından üretilen içeriklere dayandığına dikkat çekti.

Yapay zekânın insanın psikolojisini ve yaşanmış deneyimlerini doğrudan tecrübe edemediğini belirten Gürses, “Yapay zekâ ya da makineler toplumsal bağlamı sadece okuyup kopyaladıkları insan metinlerinden, filmlerinden öğrendikleri kadar biliyor. İnsanın öngörülemezliğini, ruhunu, psikolojisini, yaratıcılığını tanımıyor, yaşamıyor makineler. Sadece topladıkları verilere bakarak biliyormuş gibi yapabiliyorlar.” dedi.

İnsan ile makine arasındaki en önemli farklardan birinin deneyim olduğunu dile getiren Gürses, “İnsan çevirmenin makineye üstünlüğü bu; makine hızlı çözümleri içine kaydettiği verileri sentezleyerek verebilir ama insan gerçek bir deneyim yaşatır.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ çevirilerinde kontrol uyarısı

Hukuk, sağlık, diplomasi ve uluslararası ilişkiler gibi yanlış veya eksik bir çevirinin ciddi sonuçlar doğurabileceği alanlara dikkat çeken Gürses, yapay zekâ tarafından üretilen metinlerin profesyonel süreçlerde mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

Makine tarafından hazırlanan bir çevirinin doğrudan kullanılmasının risk oluşturabileceğini vurgulayan Gürses, “Makinenin tek başına yaptığı çeviriyi öylece alıp kullanmak her zaman risklidir. Yanlış, kontrol edilmemiş insan çevirilerinin bizi savaşların kıyısına kadar getirdiğini biliyoruz. Yapay zekâ çevirisi hızlı olabilir ama felaketleri de hızlı olabilir.” diye konuştu.

Çevirmen ile teknoloji iç içe çalışacak

Yapay zekânın çeviri alanına yeni giren bir teknoloji olmadığını belirten Gürses, çevirmenlerin uzun yıllardır bilgisayar destekli sistemlerden, çeviri belleklerinden ve internet sözlüklerinden yararlandığını hatırlattı.

Yapay zekâ çevirmeni bitirmiyor, mesleği yeniden şekillendiriyor

“Ben artık yapay zekâ çağında değil, yapay zekâ sonrası çağda olduğumuza inanıyorum.” diyen Gürses, yeni dönemde çevirmenlerin makinelerle yalnızca yan yana değil, iç içe çalışacağını ifade etti.

Teknolojinin bilgiye erişimi hızlandırmasının ve kaynakları artırmasının çevirmenlerin çalışma biçimini değiştirdiğini kaydeden Gürses, gelecekte mesleğin çok daha farklı alanlara yayılabileceğini belirtti.

Geleceğin çevirmenlerinin yabancı dil ve kültür bilgisinin yanında kullandıkları teknolojilerin çalışma biçimini de öğrenmesi gerektiğini vurgulayan Gürses, “Şimdi bile birçok ülkenin kendi yapay zekâ sistemleri var. Bunlar görünüşte insan dilini konuşuyor ama bunlar arasındaki iletişimi sağlayacak çevirmenlere bile ihtiyaç var. Bu yeni ortamda çevirmenin dillerin incelikleriyle birlikte onları şekillendiren yeni teknolojileri de öğrenmesi, kullanabilir olması gerekiyor.” dedi.

Gürses’in değerlendirmesine göre yapay zekâ, çevirmenlik mesleğinin sonunu getirmekten çok mesleğin kapsamını genişletirken, insan deneyimi ve profesyonel denetim çeviri süreçlerindeki önemini korumaya devam ediyor.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme