• Haberler
  • Dünya
  • Uluslararası hukuk ne diyor, İsrail sahada ne yapıyor?

Uluslararası hukuk ne diyor, İsrail sahada ne yapıyor?

İsrail güvenlik kabinesinin Batı Şeria'ya ilişkin aldığı yeni kararlar, uluslararası anlaşmalarla belirlenen statükoyu Filistinliler aleyhine daha da aşındırırken, ilhak sürecini fiilen hızlandıran adımlar olarak değerlendiriliyor.

İsrail, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da ilhak hedefi doğrultusunda yeni kararları hayata geçirerek mevcut statükoyu Filistinliler aleyhine daha da bozdu. Güvenlik kabinesinde onaylanan düzenlemeler, Filistin topraklarının bütünlüğünü zayıflatırken İsrail’in sahadaki kontrolünü genişletmesini mümkün kılıyor.

1967’den bu yana işgal altında bulunan Batı Şeria, Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukuk çerçevesinde gelecekte kurulması öngörülen Filistin Devleti’nin parçası olarak kabul ediliyor. Ancak Oslo Anlaşmaları’na rağmen İsrail, uzun süredir yerleşim faaliyetleri ve idari uygulamalarla bu çerçevenin dışına çıkan adımlar atıyor.

Son kararlarla birlikte Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere ait arazileri doğrudan satın almasının önündeki engeller kaldırıldı. Daha önce yalnızca bölgede ikamet edenler veya kayıtlı şirketler aracılığıyla yapılabilen arazi alımları, artık bireysel olarak da mümkün hale getirildi. Ayrıca arazi alımı için İsrail makamlarından izin alma zorunluluğunun kaldırılması, yerleşim faaliyetlerini daha da kolaylaştırdı.

Batı Şeria’daki tapu kayıtlarında uygulanan gizliliğin sona erdirilmesi de dikkat çeken adımlar arasında yer aldı. Bu düzenlemeyle, Filistinlilere ait mülklerin tespit edilmesi kolaylaşırken, mülk sahiplerinin baskı ve tehditlere maruz kalabileceği yönündeki endişeler arttı. İsrailli sivil toplum kuruluşları, bu sürecin sahada yeni bir siyasi gerçeklik yaratmayı hedeflediğini savunuyor.

İsrail yönetimi ayrıca, uluslararası anlaşmalara göre Filistin yönetiminin yetkili olduğu A ve B bölgelerinde de İsrail’e bağlı sivil ve idari birimlerin faaliyet göstermesine onay verdi. Bu karar, İsrail’in yalnızca tamamen kendi kontrolündeki C Bölgesi’nde değil, Batı Şeria’nın tamamında yıkım ve müdahale yetkisini genişletmesi anlamına geliyor.

El Halil ve Beytüllahim’de alınan kararlar da Filistin yönetiminin yetkilerini ciddi biçimde sınırlıyor. El Halil’de kutsal mekanlar ve çevresindeki alanlarda planlama yetkisi Filistin belediyesinden alınarak İsrail’e bağlı yeni bir yönetime devredilirken, Beytüllahim’de Rahel Kabri’nin sorumluluğu da Filistin yönetiminden çıkarıldı.

Filistin Başbakanı Mustafa, uluslararası temsilcilerle yaptığı görüşmelerde İsrail’in Batı Şeria’daki uygulamalarının ilhak planlarını hızlandırmayı ve iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatmayı amaçladığını ifade etti. Uluslararası toplumu somut adımlar atmaya çağıran Mustafa, Gazze’de yaşananların Batı Şeria’da da tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.

Öte yandan Avrupa Parlamentosu’nda İsrail’in bu kararlarının ele alınması yönündeki oturum talebi reddedildi. Sol grup milletvekilleri, Avrupa Birliği’nin sessizliğini eleştirirken, Birleşmiş Milletler ise İsrail’in A ve B bölgelerinde kontrolü artırma kararlarından ciddi endişe duyduğunu açıkladı. BM, bu adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak İsrail’e kararlarını geri çekme çağrısı yaptı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme