'Uçan Karakol' GÖKÇERİ sahada neler yapabiliyor?

Türk savunma sanayisinin yerli ve yenilikçi çözümlerinden GÖKÇERİ aerostat hava aracı, uzun süreli gözetleme, takip ve müdahale kabiliyetiyle 'uçan karakol' konseptini sahada gerçeğe dönüştürmeye hazırlanıyor.

Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen ve “hava balonu” olarak da anılan aerostat sınıfı hava araçları, gökyüzünde uzun süre asılı kalabilme yetenekleriyle yeni nesil güvenlik çözümleri arasında öne çıkıyor. Bu alandaki çalışmalarını ileri bir aşamaya taşıyan TÜRKPORT Savunma Sanayi, yerli imkânlarla geliştirdiği GÖKÇERİ aerostat hava aracıyla sınır güvenliği, kritik tesis korunması ve askeri gözetleme görevlerine yönelik iddialı bir platform ortaya koydu.

Helyum, hidrojen ya da sıcak hava gibi havadan daha hafif gazların sağladığı kaldırma kuvvetiyle havada sabit kalabilen aerostat sistemleri, klasik hava araçlarına kıyasla daha uzun süre görev yapabilme ve yüksek faydalı yük taşıma avantajı sunuyor. GÖKÇERİ de bu özellikleriyle, balon ve zeplin benzeri sistemlerin askeri ve güvenlik alanındaki en gelişmiş örneklerinden biri olarak konumlanıyor.

Yerli çözüm olarak geliştirilen GÖKÇERİ, gövde boyutlarına göre taktik, operasyonel ve stratejik sınıf olmak üzere üç ana kategoride tasarlandı. Sekiz yıllık yoğun AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirilen sızdırmaz çeper sistemi He-set sayesinde, uluslararası rakiplerine kıyasla yüzde 34,5 daha hafif ve yüzde 28,6 daha yüksek sızdırmazlık kabiliyetine sahip bir yapı elde edildi. Bu teknoloji, aynı görevleri yerine getirebilen daha küçük ve daha verimli hava araçlarının üretilmesini mümkün kıldı.

Taktik sınıfta yer alan ve yaklaşık 15 metre uzunluğa sahip ilk GÖKÇERİ hava aracı, geçen yıl temmuz ayında test ve doğrulama süreçlerini tamamladı. Ardından Şırnak Gabar Petrol Bölgesi’nde petrol kuyularının güvenliğini sağlamak amacıyla aktif görev almaya başladı. Bu saha tecrübesinin ardından çalışmalar, orta gövdeli ve 21 metre uzunluğa sahip operasyonel sınıf GÖKÇERİ’ye odaklandı. Bu yeni platformun test, doğrulama ve ilk gerçek görev uçuşu da bu yıl başarıyla tamamlandı.

GÖKÇERİ projelerinde dikkat çeken bir diğer unsur ise her hava aracına bir şehidin isminin verilmesi oldu. Operasyonel sınıf gövdeli aerostat, 1995 yılında sınır ötesi harekâtta şehit düşen Jandarma Komando Üsteğmen İsmail Öz’ün adıyla ilk görev uçuşunu gerçekleştirdi.

Altı aylık yoğun bir entegrasyon sürecinin ardından operasyonel sınıf GÖKÇERİ, yedi farklı tipte faydalı yükle görev yapabilir hale getirildi. Gece-gündüz kameralar, alçak irtifa radar sistemleri, hard-kill silahlar, kamikaze dronlar, baz istasyonu, telsiz röle ve elektronik harp sistemleri hava aracına entegre edildi. İlk görev uçuşunda 1750 feet irtifadan 10 kilometre yarıçap içinde izleme, gözetleme, değerlendirme ve raporlama görevleri başarıyla icra edildi.

Entegre silah ve kamikaze dron sistemleri sayesinde, tespit edilen hedeflerin aynı görev alanı içinde imha edilebilmesi mümkün hale geldi. Ayrıca hard kill ve soft kill dron karşı tedbir sistemleriyle donatılan GÖKÇERİ, kendini koruyabilen ve elektronik harp saldırılarına karşı dayanıklı bir yapı kazandı. Dijital veri iletimi, yere bağlı ipler içindeki fiber optik kablolarla sağlanarak dış müdahalelere karşı güvenli hale getirildi.

TÜRKPORT Savunma Sanayi, şimdi de stratejik sınıf aerostat üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu kapsamda 680 kilograma kadar faydalı yük taşıyabilen daha büyük platformların geliştirilmesi hedeflenirken, ihracata yönelik temaslar da eş zamanlı olarak yürütülüyor. GÖKÇERİ için Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan tesisle Türkiye’de ilk kez aerostat üretimine özel nace kodu oluşturuldu ve bu alanda yerli malı belgesi düzenlendi. Böylece aerostat teknolojilerinde Türkiye adına yeni bir sanayi ve ihracat kapısı aralanmış oldu.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme