Üç günden uzun süren ateşe dikkat!
Medical Park Seyhan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gürkan Yılmaz, sonbaharda artan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyararak üç günden uzun süren yüksek ateş, nefes darlığı ve solunum güçlüğü yaşayan kişilerin gecikmeden doktora başvurması gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Medical Park Seyhan Hastanesi'nden Dr. Gürkan Yılmaz, üç günden uzun süren yüksek ateş, nefes darlığı veya solunum güçlüğü olanların doktora başvurması gerektiğini belirtti.
- • Uzun süren (3-4 hafta) inatçı öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı ve bilinç değişikliği gibi belirtilerde de mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır.
- • Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastaların belirtileri yakından izlenmeli; iyileşirken kötüleşen şikâyetlerde tekrar hekime danışılmalıdır.
Hava sıcaklıklarının düşmesi ve insanların kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmesi, solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşmasını kolaylaştırıyor. Okulların açılmasıyla birlikte grip, soğuk algınlığı, farenjit, bademcik iltihabı ve COVID-19 gibi hastalıkların yayılma riski de artabiliyor.
Medical Park Seyhan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yılmaz, mevsim geçişlerinde sık görülen solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunlukla hafif seyrettiğini ancak bazı belirtilerin ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.
Özellikle uzun süren ateş ve solunum güçlüğünün ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, hastalık belirtilerinin seyri konusunda vatandaşları uyardı.
Ateş üç günü geçerse doktora başvurun
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı ve halsizlik gibi şikâyetlerin görülebildiğini belirten Dr. Yılmaz, bazı durumlarda daha kapsamlı tıbbi değerlendirme gerektiğini söyledi.
Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Üç günden uzun süren yüksek ateş, nefes darlığı ve solunum sıkıntısı varsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Üç-dört haftadan uzun süren inatçı öksürük, balgamda kan veya öksürürken ağızdan kan gelmesi, göğüs ağrısı ve ateş gibi belirtiler de mutlaka değerlendirilmelidir.”
Enfeksiyon sırasında ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik ve eklem ağrılarının vücudun hastalıkla mücadelesi sırasında görülebildiğini anlatan Yılmaz, bilinç değişikliği ve tansiyon düşüklüğü gibi belirtilerin ise olağan kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Vücut mikroorganizmalarla mücadele ederken halsizlik ve yorgunluk beklenen belirtiler arasında yer alıyor. Ancak bilinç değişikliği, solunum sıkıntısı veya tansiyon düşüklüğü gibi durumların eşlik etmesi alarm bulgusu olarak değerlendirilmelidir.”
İyileşirken yeniden kötüleşen belirtiler önemsenmeli
Hastalık sürecinde şikâyetlerin hafiflemeye başlamasının ardından yeniden yükselen ateşin veya artan öksürüğün başka bir sağlık sorununa işaret edebileceğini belirten Yılmaz, bu durumda yeniden doktor değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Belirtilerin gerilemesi beklenirken aniden şiddetlenmesi veya yeni belirtilerin ortaya çıkması klinik kötüleşme ya da ikincil enfeksiyon gibi durumların göstergesi olabilir. Böyle bir durumda yeniden hekim değerlendirmesi gerekir.”
Çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalığı bulunan kişilerin solunum yolu enfeksiyonlarını daha ağır geçirebildiğini ifade eden Yılmaz, bu gruplarda belirtilerin yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.
Özellikle düşmeyen ateş, giderek şiddetlenen öksürük veya daha önce bulunmayan şikâyetlerin ortaya çıkması hâlinde sağlık kuruluşuna başvurulmasını önerdi.
Alerji ile enfeksiyon birbirine karıştırılabiliyor
Sonbahar aylarında görülen burun akıntısı, hapşırma ve boğaz şikâyetlerinin her zaman enfeksiyon kaynaklı olmayabileceğini belirten Dr. Gürkan Yılmaz, alerjik hastalıkların da benzer belirtiler gösterebildiğini söyledi.
“Burun ve gözlerde kaşıntı, sık hapşırma, ateş olmaması ve belirli bir alerjenle temas öyküsü alerjik hastalık lehine değerlendirilebilir. Ancak belirtilerin nedeninin netleştirilemediği durumlarda hekim değerlendirmesi önem taşıyor.”
Antibiyotik konusunda uyarı
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün virüslerden kaynaklandığını hatırlatan Yılmaz, bu hastalıklarda bilinçsiz antibiyotik kullanımının tedaviye katkı sağlamadığını belirtti.
Hafif seyreden enfeksiyonlarda istirahat ve yeterli sıvı tüketiminin şikâyetlerin hafifletilmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Yılmaz, antibiyotiklerin yalnızca hekim tarafından gerekli görüldüğünde kullanılması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Antibiyotiğe hekim reçete etmeden kendi kendine veya başkasının tavsiyesiyle başlanmamalı. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümü virüslerden kaynaklanıyor ve antibiyotiklerin virüsler üzerinde tedavi edici etkisi bulunmuyor. Solunum güçlüğü, bilinç değişikliği, inatçı yüksek ateş, şiddetli sıvı kaybı veya tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı.”
Bakmadan Geçme
