Türkiye dijital sanatçılarını nasıl keşfedecek?

Türkiye'de dijital sanat ve sanal gerçeklik alanında dikkat çeken yeni bir etkinlik hayata geçiyor.

TED Üniversitesi, 31 Ocak-1 Şubat tarihlerinde üniversite öğrencilerini sanal gerçeklik teknolojisiyle sanat üretmeye davet eden “Sanal Gerçeklik ve Sanat Maratonu”nu düzenleyecek. Etkinlik kapsamında, başvuru sürecinin ardından seçilen 30 üniversite öğrencisi, sanal gerçeklik gözlükleri aracılığıyla üç boyutlu dijital ortamda kendilerine özgü eserler ortaya koyacak.

Maratonun temel amacı, öğrencilerin ileri teknolojiyi kullanarak dijital ortamda sanat üretimini deneyimlemelerini sağlamak ve bu eserleri daha geniş kitlelerle buluşturmak. Alanında uzman isimlerden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek çalışmalar, dijital sergilerin yanı sıra Ankara’nın önemli sanat merkezlerinden CerModern’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Etkinliğin koordinatörlüğünü de yürüten Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Kürşat Çağıltay, sanal gerçeklik ve sanatın bir araya gelmesinin yeni bir kapı araladığını belirtti. Uzun yıllardır sanal gerçeklik ortamları üzerine çalıştığını ifade eden Çağıltay, bu alanda hem teknik gelişmeler hem de öğrenci yetiştirme üzerine yoğunlaştıklarını söyledi. Sanal gerçekliğin artık hayatın doğal bir parçası haline geldiğini vurgulayan Çağıltay, “Özellikle önümüzdeki dönemde sanal gerçeklik çok daha fazla alanda karşımıza çıkacak. Sanat etkinliklerinin de bu ortamlarda hayat bulması mümkün. Biz bu etkinlikle, dijital ortamda eser üreten Türkiye’nin dijital sanatçılarını keşfetmeye çalışıyoruz” dedi.

Türkiye’de ve dünyada tanınmış dijital sanatçılar bulunduğunu hatırlatan Çağıltay, bu alandaki üretimin artması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Üniversite seviyesindeki öğrencilerimizin potansiyellerini ortaya çıkarmayı, bu ortamda eser üretebileceklerini ve bu eserlerin farklı sergilerde yer alabileceğini göstermeyi amaçlıyoruz. Bunu başardığımızda yeni bir sanatsal akımın da doğabileceğine inanıyoruz.” Çağıltay, örnek olarak Refik Anadol gibi isimlerin yol açtığı etkiye işaret etti.

Etkinliği özgün kılan noktanın, sanat üretiminin doğrudan sanal gerçeklik gözlüğüyle, sanal palet ve sanal fırçalar kullanılarak yapılması olduğunu belirten Çağıltay, bunun Türkiye’de ilk, dünyada ise sayılı örneklerden biri olduğunu dile getirdi. Yoğun ilgi gördüklerini ifade eden Çağıltay, ilerleyen dönemlerde katılımcı sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Maraton iki aşamadan oluşacak. İlk aşamada katılımcılardan, Van Gogh ya da Monet gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserlerinden birini sanal ortamda yeniden yorumlamaları istenecek. Gece yarısına kadar sürecek bu bölümün ardından ikinci aşamaya geçilecek ve öğrencilere belirlenen bir tema çerçevesinde tamamen özgün eserler üretmeleri söylenecek. Ortaya çıkan çalışmalar önce dijital ortamda yayımlanacak, ardından CerModern’de planlanan sergide sanatseverlerle buluşacak.

Prof. Dr. Çağıltay, sanal gerçekliğin eğitimdeki rolünün giderek arttığını da vurguladı. Matematikte soyut kavramların somutlaştırılmasından fen derslerine, sanattan öğretmen eğitimine kadar birçok alanda sanal gerçekliğin aktif olarak kullanıldığını belirten Çağıltay, fakültede başlatılan “Öğretmenliğin Ötesi” programıyla da bu teknolojilerin eğitimde daha etkin kullanılmasını hedeflediklerini ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme