Türkiye'den NATO'ya giren bir ilk: Dekontaminasyon Dronu
Türk savunma sanayisi, KBRN tehditlerine karşı yalnızca tespit değil, doğrudan müdahale yapabilen bir insansız hava aracıyla dünyada bir ilke imza attı.
Türk savunma sanayisinin insansız hava araçları alanında geliştirdiği yetenekler, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlerle mücadelede yeni bir dönemin kapısını araladı. Bugüne kadar KBRN sahasında dronlar ağırlıklı olarak keşif, ölçüm ve tespit amacıyla kullanılırken, yerinde arındırma yani doğrudan dekontaminasyon görevleri insanlı unsurlar tarafından yürütülüyordu. Bu alandaki en kritik boşluk, geliştirilen PUHU-KBRN sistemiyle dolduruldu.
Zyrone Dynamics tarafından geliştirilen PUHU-KBRN insansız hava aracı, KBRN etkilerinin doğrudan dekontaminasyonu amacıyla tasarlanarak ürünleşen ve NATO envanterine giren ilk dron sistemi oldu. Güvenlik güçlerinin farklı birimlerinin kullanımına sunulan sistem, KBRN harekat anlayışında keşiften müdahaleye geçişi simgeleyen kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Zyrone Dynamics, KBRN alanında daha önce de öncü çalışmalara imza atmıştı. Şirket, 2021 yılında ZD100 platformu ile KBRN tehditlerinin dron tabanlı keşif ve ölçümüne yönelik Türkiye’de ve dünyada ilk uygulamalardan birini hayata geçirdi. Ancak bu çalışmalar, tespit aşamasının ötesine geçemiyor, fiili dekontaminasyon ihtiyacı sahada insanlı unsurlarla karşılanıyordu. PUHU-KBRN, operasyonel olgunluğa ulaşarak bu zinciri kıran ilk sistem oldu.
Daha önce NATO’nun KBRN doktrinlerinin geliştirilmesinde görev alan “JCBRN Defence COE” tarafından yapılan değerlendirmelerde, mevcut dron teknolojilerinin sınırlı uçuş süresi ve menzilleri nedeniyle dekontaminasyon görevleri için uygun olmadığı belirtilmişti. Bu araçların yalnızca keşif amaçlı kullanılabileceği öngörülüyordu. PUHU-KBRN ise sahadaki performansıyla bu kabulleri fiilen geçersiz kıldı.
PUHU-KBRN, NATO envanterinde bulunan 25 kilogram toz veya sıvı KBRN dekontaminasyon malzemesini 10 kilometre uzaklıktaki kontamine bölgeye taşıyabiliyor. Personel, araç, tesis, korunak ve arazi dekontaminasyonunu gerçekleştirdikten sonra ek bir şarj ihtiyacı duymadan güvenli bölgeye geri dönebiliyor. Bu operasyonel döngüyü tek sortide tamamlayabilmesi, sistemi dünyada benzeri olmayan bir güç çarpanı haline getiriyor.
Platform, 2024 yılında envantere giren ZD300 altyapısı üzerine inşa edildi. CRPA anten sistemi, çoklu konum doğrulama, görsel navigasyon kabiliyetleri ile birlikte görüş hattı ve görüş ötesi veri linklerini entegre şekilde kullanabiliyor. Üzerindeki yapay zeka bilgisayarı ve otonom beka sistemleri sayesinde elektronik karıştırma ve aldatmanın yoğun olduğu ortamlarda dahi görev icra edebiliyor.
Ortak faydalı yük arayüz mimarisi sayesinde PUHU-KBRN, yaklaşık bir dakika içinde farklı görev ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılabiliyor. KBRN görevleri dışında kargo ve çok amaçlı operasyonlarda da ek bir hazırlık sürecine gerek kalmadan kullanılabiliyor. Gelişmiş akıllı batarya ve enerji yönetim sistemi ise geniş sıcaklık aralıklarında görev yapabilmesini sağlıyor. Sistem; yoğun toz, şiddetli yağmur ve zorlu çevresel koşullar dahil olmak üzere MIL-STD-810G askeri standardına göre test edilerek sertifikalandırıldı.
Zyrone Dynamics Kurucu Ortağı Murat Kanber, PUHU-KBRN’nin NATO envanterine girmesinin yalnızca teknik değil, doktrinel bir dönüşüm anlamına geldiğini belirtti. Bugüne kadar KBRN sahasında en riskli aşama olan dekontaminasyonun insanlı unsurlarla yapıldığını ifade eden Kanber, PUHU-KBRN ile personelin tehlikeli bölgeye girmeden bu görevin yerine getirilebildiğini vurguladı. Elektronik karıştırma altında, tozlu ve yağışlı ortamlarda görev yapabilen ve bu kabiliyetleri sertifikayla güvence altına alınmış bir sistemden söz ettiklerini söyledi.
Kanber, sahada dekontaminasyon yapabilmenin ciddi performans gerektirdiğini belirterek, bu görevler için 2,5 metre yükseklikten uçuş, bazı durumlarda ise 1 metreye kadar alçalma gerektiğini aktardı. Tarım dronlarının belirli kriterlere yaklaşabildiğini ancak 10 kilometrelik operasyonel menzile sahip olmadıklarını ifade eden Kanber, PUHU-KBRN’nin standart bir tarım dronunun birim alana bırakabildiği yoğunluğun 25 katını uygulayabildiğini ve bu nedenle görev konsepti açısından hem ilk hem de tek olduklarını dile getirdi.
Bakmadan Geçme