TETZ 2026'da yapay zekâ, etik ve eğitim diplomasisi gündemde
TETZ 2026'da yapay zekâ, eğitim diplomasisi ve etik değerler uluslararası katılımlı panellerde ele alındı.
Haberin Özeti
- • TETZ 2026'da yapay zekâ, etik değerler ve eğitim diplomasisi uluslararası isimlerin katıldığı panellerde ele alındı.
- • Irina Bokova, yapay zekâ için etik kurallar ve denetim mekanizması oluşturulması gerektiğini vurguladı.
- • José María Figueres Olsen, yapay zekâ çağında teknik yetkinlikten çok karakter ve etik değerlerin önem kazandığını söyledi.
Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde düzenlenen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde yapay zekâ çağında etik değerler, dijital eşitsizlik, eğitim diplomasisi ve küresel iş birliği konularının ele alındığı uluslararası oturumlara ev sahipliği yaptı.
Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünyanın farklı ülkelerinden önemli isimleri bir araya getirdi. "Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi" başlıklı panelde, yapay zekânın eğitim sistemine etkileri, etik ilkeler, dijital dönüşüm ve küresel iş birlikleri masaya yatırıldı.
Panele, UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak katıldı.
"Yapay zekâ için de denetim mekanizması kurulmalı"
Irina Bokova, yapay zekânın insanlık için önemli fırsatlar sunduğunu ancak etik ilkeler çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini belirterek, ilaç sektöründeki denetim mekanizmalarına benzer bir sistemin yapay zekâ teknolojileri için de oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Bokova, "Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı." dedi.
"Dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor"
Dijital eşitsizliğin küresel ölçekte devam ettiğini ifade eden Bokova, internet erişimi ve eğitim teknolojilerine ulaşım konusunda önemli farklılıklar bulunduğunu söyledi.
Bokova, "Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz." ifadelerini kullandı.
Bokova ayrıca sürdürülebilir kalkınmada çevre bilincinin önemine değinerek, Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını da takdir etti.
"Bu yüzyılda karakter ödüllendirilmeli"
José María Figueres Olsen ise yapay zekânın yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda bir medeniyet dönüşümü anlamına geldiğini söyledi.
Geçmişte teknik yetkinliklerin ön planda olduğunu belirten Olsen, yeni dönemde karakter, etik ve liderlik gibi değerlerin daha fazla önem kazanacağını ifade etti.
Olsen, "Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak." dedi.
Konuşmasının sonunda yapay zekâ yönetiminin yalnızca devletlerin sorumluluğunda olmaması gerektiğini vurgulayan Olsen, "Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Fuar alanı ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor
TETZ 2026 kapsamında düzenlenen fuarda ise eğitim teknolojileri alanında faaliyet gösteren çok sayıda firma ürün ve projelerini tanıtıyor. Girişimcilik oturumları, interaktif deneyim alanları, açık sahne etkinlikleri, çocuk dijital deneyim alanı, kuluçka merkezi ve uygulamalı atölyelerle ziyaretçilere teknoloji odaklı kapsamlı bir deneyim sunuluyor.
28 Haziran'a kadar devam edecek organizasyon, yerli eğitim teknolojisi girişimlerini uluslararası platformlarla buluşturmayı ve Türkiye'nin yapay zekâ odaklı eğitim vizyonunu küresel ölçekte güçlendirmeyi amaçlıyor.
Bakmadan Geçme
