Tedavi edilmeyen reflü kanser riskini artırabiliyor
Uzmanlar, uzun süre devam eden mide yanmasının sadece basit bir sindirim sorunu olmadığını, tedavi edilmeyen reflünün yemek borusunda kalıcı hasara ve kanser riskine yol açabileceğini belirtiyor.
Haberin Özeti
- • Uzmanlar, uzun süre devam eden mide yanmasının basit bir şikâyet olarak görülmemesi gerektiğini, tedavi edilmeyen reflünün yemek borusunda kalıcı hasar ve kanser riskine yol açabileceğini belirtti.
- • Acıbadem Kartal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Samet Yardımcı, mide koruyucu ilaçların hekim önerisi olmadan uzun süre kullanılmasının kemik erimesi ve vitamin eksiklikleri gibi sorunlara neden olabileceği uyarısında bulundu.
- • Yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun hastalarda uygulanan modern cerrahi yöntemlerle reflü tedavisinde başarılı sonuçlar alınabildiği ifade edildi.
Toplumda en sık görülen sindirim sistemi rahatsızlıklarından biri olan reflü, çoğu zaman yalnızca mide yanması olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, uzun süre devam eden reflü şikayetlerinin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Acıbadem Kartal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Samet Yardımcı, mide asidinin yemek borusuna kaçması sonucu oluşan reflünün zamanla yemek borusunda kalıcı hasarlara yol açabileceğini belirterek, erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını söyledi.
“Mide yanmasıdır” diyerek geçiştirilmemeli
Reflünün yalnızca mide yanmasıyla sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Samet Yardımcı, tedavi edilmeyen vakalarda yemek borusunda kronik iltihap, ülser ve daralma gibi sorunların ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Yardımcı, “Bazı hastalarda Barrett özofagusu olarak adlandırılan hücresel değişiklikler gelişebilmektedir. Bu değişiklikler ilerleyen süreçte yemek borusu kanseri riskini artırabilmektedir. Bu nedenle uzun süreli reflü şikayetleri mutlaka ciddiye alınmalıdır” dedi.
Reflünün ortaya çıkmasında obezite, sigara kullanımı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Yardımcı, mide fıtığının da önemli nedenlerden biri olduğuna dikkat çekti.
“Mide ile yemek borusu arasındaki koruyucu mekanizmanın bozulması sonucu reflü gelişebilmektedir” diyen Yardımcı, bu durumun sadece yanma hissine değil, kronik öksürük, ses kısıklığı, ağız kokusu, gece nefes darlığı ve yutma güçlüğü gibi farklı belirtilere de neden olabileceğini kaydetti.
Mide koruyucu ilaçlar bilinçsiz kullanılmamalı
Uzmanlar, reflü nedeniyle sıkça kullanılan mide koruyucu ilaçların da hekim kontrolü dışında kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Samet Yardımcı, “Mide koruyucu ilaçlar doktor önerisiyle kullanıldığında oldukça faydalıdır. Ancak uzun yıllar boyunca kontrolsüz şekilde kullanılması kemik erimesi, vitamin eksiklikleri ve mide hücrelerinde yapısal değişiklikler gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre uzun süredir devam eden mide yanması, ağza acı su gelmesi, kronik öksürük, ses kısıklığı, yemek sonrası şişkinlik, yutma güçlüğü ve sürekli mide koruyucu ilaç kullanma ihtiyacı gibi belirtiler reflü açısından değerlendirilmesi gereken önemli işaretler arasında yer alıyor.
Reflü tedavisinde yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Yardımcı, gerekli durumlarda uygulanan cerrahi yöntemlerle de başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.
Günümüzde reflü ameliyatlarının büyük bölümünün kapalı yöntemle gerçekleştirildiğini ifade eden Yardımcı, “Doğru hasta seçimiyle uygulanan modern reflü cerrahisi, uzun süreli ilaç kullanımını azaltabilmekte ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilmektedir” dedi.
Bakmadan Geçme