Tarihi zirve kısa sürdü: Gümüş fiyatlarında büyük dalgalanma
Ocak ayında 121,7 dolarla rekor kıran gümüşün ons fiyatı, küresel piyasalardaki yön değişimiyle birlikte kısa sürede yüzde 35'e varan değer kaybı yaşadı.
Yılın ilk ayı emtia piyasalarında güçlü yükselişlerin görüldüğü bir dönem olurken, ocak sonu ve şubat başında tablo değişti. Küresel piyasalarda belirsizliklerin kısmen azalması ve para politikalarına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi, özellikle değerli metallerde dalgalı bir seyri beraberinde getirdi. Bu süreçte en sert hareket ise gümüşte yaşandı.
Uluslararası piyasalarda gümüşün ons fiyatı 29 Ocak’ta 121,7 dolarla tarihi zirvesini gördükten sonra hızla gerilemeye başladı. Satış baskısının artmasıyla 2 Şubat’ta 71,4 dolara kadar düşen ons gümüş, son günlerde toparlanma çabası göstererek 79 dolar seviyelerine yükseldi. Ancak bu toparlanmaya rağmen gümüş, zirve seviyesine kıyasla yaklaşık yüzde 35 değer kaybetmiş durumda.
Uzmanlara göre bu düşüş piyasa dinamikleri açısından sürpriz olarak görülmüyor. Değerli metaller genelinde bir geri çekilme yaşanırken, gümüşteki oynaklığın daha yüksek olması fiyat hareketlerini sertleştirdi. Özellikle ABD Merkez Bankası başkanlığına ilişkin beklentilerin değişmesi, doların geleceğine dair algıyı etkileyerek gümüş fiyatları üzerinde belirleyici oldu.
Piyasalarda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed başkanlığı için daha sıkı mali ve parasal duruşu savunan Kevin Warsh’ı aday göstermesi beklentisi öne çıktı. Bu beklenti, doların değer kaybının sınırlı kalabileceği düşüncesini güçlendirirken, güvenli liman talebinin zayıflamasına yol açtı. Güvenli liman özelliğiyle öne çıkan değerli metallerden çıkışlar da gümüşte satışları hızlandırdı.
Bunun yanında vadeli piyasalarda teminat oranlarının artırılması, yatırımcıların daha fazla nakit ihtiyacıyla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Teminat tamamlama zorunluluğu, satışların zincirleme şekilde artmasına ve fiyatların aşağı yönlü baskılanmasına yol açtı.
Küresel ölçekte bir süredir güvenli limanlara yönelim dikkat çekse de, ABD’de para politikasına dair daha ılımlı ve öngörülebilir bir çerçevenin oluşabileceği beklentisi piyasaları rahatlattı. Bu durum, daha önce belirsizlik nedeniyle değerli metallere kayan fonların yeniden yön değiştirmesine neden oldu. Japonya’da yüksek seyreden tahvil faizleri ve küresel de-dolarizasyon tartışmaları da geçmiş dönemde metallere olan ilgiyi artıran unsurlar arasında yer almıştı.
Gelinen noktada gümüş piyasasında oynaklığın yüksek seyretmesi beklenirken, yatırımcıların gözleri başta Federal Reserve olmak üzere küresel merkez bankalarından gelecek mesajlara çevrilmiş durumda.
Bakmadan Geçme