• Haberler
  • Sağlık
  • Sürekli su içme ihtiyacınız varsa dikkat! Nedeni yalnızca susuzluk olmayabilir

Sürekli su içme ihtiyacınız varsa dikkat! Nedeni yalnızca susuzluk olmayabilir

Özellikle sıcak havalarda sık karşılaşılan ağız kuruluğu her zaman yetersiz su tüketiminden kaynaklanmayabiliyor. Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, uzun süren ağız kuruluğunun bazı hastalıkların veya kullanılan ilaçların etkisiyle ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Periodontoloji Uzmanı Dr. Sedanur Yavuz, sürekli ağız kuruluğunun sadece susuzluk değil, tükürük bezlerinin yetersiz çalışması sonucu oluşan "kserostomi" olabileceğini vurguladı.
  • Yavuz'a göre diyabet, tiroit, Sjögren sendromu gibi hastalıklar ve tansiyon, antidepresan gibi ilaçlar sürekli ağız kuruluğuna yol açabilir.
  • Azalan tükürük diş çürükleri, diş eti sorunları ve ağız kokusunu artırırken, gece uyanma gibi şikayetler uzun sürerse tıbbi yardım alınmalıdır.

Ağız kuruluğu, sıcak havalarda artan sıvı kaybıyla birlikte daha sık hissedilebiliyor. Ancak sürekli su içme ihtiyacı, gece ağız kuruluğu nedeniyle uyanma, yutkunmada güçlük ve ağız içinde yanma gibi şikâyetlerin uzun süre devam etmesi durumunda farklı nedenlerin araştırılması gerekiyor.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, tıbbi olarak “kserostomi” adı verilen ağız kuruluğunun, tükürük bezlerinin yeterli miktarda tükürük üretememesi sonucu ortaya çıktığını belirtti.

Sürekli ağız kuruluğunun altında farklı nedenler olabilir

Sıcak hava veya yetersiz sıvı tüketimine bağlı ağız kuruluğunun genellikle geçici olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, uzun süre devam eden şikâyetlerde altta yatan nedenin belirlenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Yavuz, “Ağız kuruluğu; diyabet, tiroit hastalıkları, Sjögren sendromu gibi bağışıklık sistemi hastalıkları, bazı nörolojik hastalıklar, radyoterapi öyküsü ve çok sayıda ilacın yan etkisi nedeniyle ortaya çıkabilir. Özellikle tansiyon ilaçları, antidepresanlar, alerji ilaçları ve bazı idrar söktürücüler ağız kuruluğuna neden olabilir” dedi.

Bu nedenle sürekli su içme ihtiyacının yalnızca sıcak havaya veya az su tüketimine bağlanmaması gerektiğini kaydeden Yavuz, uzun süren durumlarda sağlık değerlendirmesi yapılmasını önerdi.

Tükürüğün azalması diş ve diş etlerini de etkiliyor

Tükürüğün yalnızca ağız içini nemlendirmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli görevler üstlendiğini söyledi.

Tükürük; yiyecek artıklarının ağızdan uzaklaştırılmasına, asitlerin nötralize edilmesine, diş minesinin korunmasına ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmasının sınırlandırılmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda konuşma, çiğneme ve yutma işlevlerinin daha rahat gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Tükürük miktarının azalmasıyla bu doğal koruma mekanizmasının zayıflayabileceğini belirten Yavuz, diş çürükleri ve diş eti sorunlarının daha kolay gelişebileceğini, ağız kokusunun artabileceğini ve ağız içi enfeksiyonların daha sık görülebileceğini ifade etti.

Gece uykudan uyandırıyorsa dikkat

Ağız kuruluğunun kısa süreli olması çoğu zaman ciddi bir sorun oluşturmazken bazı belirtilerin dikkate alınması gerekiyor.

Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, özellikle gece ağız kuruluğu nedeniyle sık sık uyanma, su içmeden konuşmakta zorlanma, yutma güçlüğü, dilde yanma veya çatlaklar, sürekli çatlayan dudaklar, tekrarlayan ağız içi mantar enfeksiyonları, kısa zamanda birden fazla diş çürüğünün ortaya çıkması ve sürekli ağız kokusunun önemli işaretler arasında olduğunu belirtti.

Yavuz, “Bu şikâyetler birkaç haftadan uzun sürüyorsa ihmal edilmemeli. Çünkü erken dönemde tanı konulması hem altta yatan hastalığın belirlenmesini hem de ağız dokularının korunmasını sağlar” ifadelerini kullandı.

Sadece daha fazla su içmek çözüm olmayabilir

Ağız kuruluğu yaşayan kişilerin sık yaptığı hatalardan birinin sorunu yalnızca su içerek gidermeye çalışmak olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, suyun geçici rahatlama sağlayabileceğini ancak tükürük bezlerinin yetersiz çalışmasını tedavi etmediğini söyledi.

Alkol içeren ağız gargaralarının sık kullanılmasının da kuruluğu artırabileceğine dikkat çeken Yavuz, şekersiz ve tercihen ksilitol içeren sakızların bazı kişilerde tükürük akışını artırabileceğini ifade etti.

Fazla kahve tüketimi, sigara kullanımı, ağızdan nefes alma ve şekerli içeceklerin sık tüketilmesi de ağız kuruluğunu artırabilen faktörler arasında yer alıyor.

Ağız kuruluğunda tedavinin nedenine göre planlanması gerektiğini vurgulayan Yavuz, kullanılan ilaçların ve mevcut hastalıkların değerlendirilmesi, gerektiğinde tükürük bezlerinin fonksiyonlarının incelenmesi gerektiğini belirtti.

Sürekli su içme ihtiyacınız varsa dikkat! Nedeni yalnızca susuzluk olmayabilir

Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, ağız hijyenine dikkat edilmesi, florürlü diş macunu kullanılması, düzenli diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması ve gerekli durumlarda ağız nemlendirici ya da yapay tükürük ürünlerinden yararlanılabileceğini kaydetti. Ağız kuruluğunun erken dönemde değerlendirilmesinin diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve ağız enfeksiyonları gibi sorunların önlenmesine de katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme